Akar’dan Fransa’ya: Bizim bunu kabul etmemiz kesinlikle mümkün değil

Akar’dan Fransa’ya: Bizim bunu kabul etmemiz kesinlikle mümkün değil

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Fransız gemisinin taciz edildiği iddiasıyla ilgili olarak konuştu. Fransız yetkililerin bu iddianın altını dolduramadığına dikkati çeken Akar, “Bunu bizim kesinlikle kabul etmemiz mümkün değil” dedi.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın, Libya ziyareti sırasında BBC muhabiri Orla Guerin’e verdiği röportajın tam metni bugün paylaşıldı. Milli Savunma Bakanlığı’nın (MSB) resmi internet sitesinde yayınlanan metne göre Akar, özetle şunları söyledi:

“Öncelikle Fransa’yla ilgili olan münasebetlerimizle ilgili bazı konuları ifade etmek istiyorum. Biz burada gerçekten uluslararası hukukun uygun şekilde tamamen deniz hukukuna uygun şekilde Libya’yla yaptığımız ikili anlaşmalara uygun şekilde faaliyetlerimizi sürdürmekteyiz. Bizim burada hem uluslararası hukuk çerçevesinde hem de ikili anlaşmalar çerçevesinde şu anda Birleşmiş Milletler tarafından tanınan ve Sayın Serrac tarafından temsil edilen hükümetle biz ilişkilerimizi sürdürmekteyiz. Bu manada bugüne kadar yaptığımız mutabakatlar var, bu mutabakatlar çerçevesinde ilişkilerimizi geliştiriyoruz.

‘Fransız gemisinin taciz edilmediğine dair belgelerimiz mevcut’

Geçtiğimiz günlerde hiçbir şekilde altını dolduramadıkları şekilde Fransızlar tarafından bir iddiada bulunuldu, kendi gemilerinin taciz edildiğine dair bir şey oldu. Bunu bizim kesinlikle kabul etmemiz mümkün değil. Elimizdeki bütün bilgi ve belgeleri NATO’daki ilgili kurum ve kuruluşlarla, askeri ve sivil otoriterlerle paylaştık, bütün bilgileri verdik. İlave bilgiler olunca vermeye hazır olduğumuzu söyleyebiliriz. Fakat burada ben peşinen şunu söylemek istiyorum, bizim buradaki yaptığımız çalışmalar, bizim yaptığımız faaliyetler, gemilerimizin faaliyetleri, gemilerimizdeki ve karargâhlarımızdaki kayıtlar Fransız iddialarını hiçbir şekilde gerçekçi olmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Burada tabi Fransızlar böyle bir yola başvurmalarında hiçbir şekilde dostlukla, müttefiklikle izahı mümkün değil.

Ancak sizin de bildiğiniz gibi Fransa başlangıçtan itibaren Hafter tarafını destekledi, destekliyor. Fakat daha sonra Hafter’in vahşi yüzü ortaya çıktıktan sonra özellikle bu Tarhuna’daki toplu mezarlıklar ortaya çıktıktan sonra kadınların ve çocukların orada nasıl katledildiği görüldükten sonra gerçekten hiçbir şekilde oranın Hafter’in desteklenmesine ilişkin savunacak tarafları kalmadı ve ayrıca bu Hafter taraftarlarının Hafter’in yaptığı bölgedeki bütün sivil halkı hedef alan el yapımı patlayıcılar ve mayınlarla bölgeyi kirletmiş olmaları da ayrıca onların ne kadar insanlığa karşı suç işlediklerini de ayrıca ortaya koymuş oluyor.

Dolayısıyla Fransa bu konulardaki siyasi hatalarını telafi etmek için çeşitli bahanelerle, çeşitli ortaya mazeretlerle çıkmaktalar ve bu konuda da, bu çerçevede de Türk gemimizi suçladılar ki bunun hiçbir şekilde kabulü mümkün değil ve bunun önümüzdeki günlerde NATO tarafından incelenmek suretiyle bütün gerçeğin ortaya çıkacağına ve oradaki bizim gemimizin tamamen NATO esas ve unsurları çerçevesinde hareket ettiğine, uluslararası deniz hukukuna riayet ettiklerine ve bizim bu konuda herhangi bir hatamız olmadığını açıkça kendilerine göstereceğiz.

Bizim burada bir ilavemiz daha var. Biz oradaki Fransız gemisini taciz etmediğimiz gibi, daha öncesinde Yunan gemisi ile bizim gemimiz bir diyalog kurdu, hiçbir sorun olmadan gerekli muhabere gerçekleşti. Daha sonra İtalyan gemisiyle aynı şey karşılıklı muhabere gerçekleşti fakat Fransız gemisi de geldiğinde, Courbet geldiğinde aynı şekilde İtalyan ve Yunanlılar gibi bazı sorular sordular. Onlara makul ve mantıklı gerekli cevaplar verilmesine rağmen Courbet bizim üç gemimizin ilerlediği konvoya 20 deniz mili süratle araya girmek suretiyle çok tehlikeli bir manevra yaptı.

‘Fransa kendi iç siyasetiyle ilgili konuları NATO’da malzeme yapmamalı’

Bizim NATO içindeki görevlerimizi eksiksiz yaptığımızı ben burada ifade etmek istiyorum. NATO’daki sorumluluklarımız 68 yıllık bir NATO üyesi ülke olarak sorumluluklarımızın biz farkındayız ve ikili ve ittifak içindeki ilişkilerimizin biz farkındayız. Burada Libya’ya karşı bizim sorumluluğumuz da Libya’nın Birleşmiş Milletler tarafından tanınan hükümetiyle ilişkilerimizi sürdürüyoruz. Bunların hepsi meşru faaliyetlerdir. Meşru hükümetle beraber çalışıyoruz ve bu yaptıklarımızın hepsi de açık ve ortada. Uluslararası hukuka da uygun şekilde çalışmalarımız sürüyor. Dolayısıyla Fransa’nın hiçbir şekilde kendi iç siyasetiyle alakalı konuları burada malzeme yapmamasının ittifakın iyiliği bakımından, ittifakın çıkarları bakımından çok önemli olduğunu değerlendiriyorum.

‘Libyalı kardeşlerimiz için elimizden gelen gayreti göstermeye devam edeceğiz’

Bizim 500 yıldan beri, 500 yıllık bir geçmişimiz var. Libyalı kardeşlerimizle bizim ortak değerlerimiz var, ortak bir tarihimiz var. Bütün bunlara istinaden de bizim buradaki kardeşlerimizin, kederde ve kıvançta kardeşlerimizle beraber olacağımızı herkesin bilmesi lazım. Bu manada biz askeri eğitim işbirliği ve danışmanlık başta olmak üzere buradaki Libyalı kardeşlerimizin ihtiyaç ve isteklerine olabildiğince karşılamak, onlara yardımcı olmak, bu zor günlerine yardımcı olmak için elimizden gelen gayreti gösterdik. Bundan sonra aynı şekilde göstermeye devam edeceğiz. Bizim şu andaki birliklerimiz askeri eğitim işbirliği ve danışmanlık çerçevesinde görev yapıyorlar. Bu görevlerimiz de tabi ki devam edecek.”

Söz konusu röportajın bir bölümü dün BBC Türkçe’de yayınlanmıştı. Akar’ın dün yayınlanan haberde yer alan “Bazı ülkeler tekil olarak, bireysel olarak, münferit olarak kendi menfaatlerine aykırı buldukları tavır ve hareketlerimizi, bir şekilde uydurmak için NATO’yu araç olarak kullanıyorlar” ifadesi, birçok yayın organınca son dakika anonsuyla servis edilmişti.

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir