18 Ocak 2020 Cumartesi

''VİAGRA'', ''UÇKUR'' tartışması meclis tutanaklarında

Meclis Genel Kurulu’nda dün gece bütçe görüşmelerinde CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç arasında “viagra, “uçkur”, “organ” tartışması yaşandı.

12 Aralık 2012 Çarşamba 10:25
''VİAGRA'', ''UÇKUR'' tartışması meclis tutanaklarında

ANKARA - Meclis Genel Kurulu’nda dün gece bütçe görüşmelerinde CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç arasında “viagra, “uçkur”, “organ” tartışması yaşandı. 


-“KENDİSİNE TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİYLE İLGİLİ OLARAK BİR KİTAP HEDİYE EDECEĞİM”- 

Meclis Genel Kurulu’nda dün gece bütçe görüşmelerinde yaşanan tartışma tutanaklara şöyle yansıdı: 

AYLİN NAZLIAKA (Ankara) -Sayın Başbakan Yardımcısının şahsımla ilgili sözlerini büyük bir üzüntüyle dinledim ama bu üzüntü Aylin Nazlıaka'nın şahsına yönelik bir üzüntü değildir. Bu üzüntü ülkenin kadınlarına yönelik bir üzüntüdür. (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Sayın Başbakan Yardımcısı son derece cinsiyetçi bir konuşma yapmıştır. Kendisi sözlerine ‘Kadın milletvekili’ diye başlamıştır beni tarif ederken. Acaba bu sözleri bir erkek milletvekili söyleseydi aynı şekilde başlayabilecek miydi? Gene kendisi konuşması esnasında benim kendisine bakmamdan mahcup olduğunu ifade etmiştir. Sayın Başbakan Yardımcısı mahcup oluyorsa o mahcubiyetinin milletvekilinin cinsiyetinden değil söylediklerinden ötürü olmasını dilerdim. Kendisini bu anlamda kınıyorum, bunca yıllık devlet adamlığına da bu yorumu hiç yakıştıramadığımı ifade etmek istiyorum.

Kendisine toplumsal cinsiyet eşitliğiyle ilgili olarak bir kitap hediye edeceğim. Umarım bu kitabı da okur. Ama şunun bilinmesini çok önemsiyorum, özellikle siz dinleyin: Bizler "Zarif" gibi sıfatlarla anılmak istemiyoruz. Biz kadın milletvekilleri dişiliğimizle değil kişiliğimizle buradayız. Bu böyle biline. 

-MESİR MACUNU TARTIŞMASI- 

KAMER GENÇ (Tunceli) - Bu, o mesir macununun bir kısmını attı, TRT Genel Müdürüne "Al İbrahim, senin buna ihtiyacın var." dedi. Yahu, Bülent, senin bununla ne ilişkin var ki biliyorsun, buna ihtiyacı olup olmadığını nasıl biliyorsun? Böyle bir şey olur mu efendim? (AK PARTİ sıralarından gürültüler, sıra kapaklarına vurmalar) 

-AK PARTİLİ VEKİLLER TEPKİ GÖSTERDİ- 

AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (İstanbul) - Sayın Başkan, müdahale eder misiniz? Hakaret ediyor, iftira ediyor Sayın Başkan. Lütfen müdahale edin. 
KAMER GENÇ (Devamla) - Hayır yani bir kişinin efendim, mesire ihtiyacı olup olmadığını nasıl anlar? 
BAŞKAN - Lütfen… (AK PARTİ sıralarından gürültüler, sıra kapaklarına vurmalar) 
MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) - Terbiyesizliğe bakar mısın? 
MEHMET METİNER (Adıyaman) - Sayın Başkan, bu ne saygısızlıktır ya? 
MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) - Meclisin şahsiyetinden utanmalısın sen! Her sefer bunu yaptın. 
MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) - Bu Meclisin manevi şahsına hakaret ediyorsun her seferinde. Otur yerine! 
BAŞKAN - Sayın Ünal, lütfen, Mahir Bey… 
BAŞKAN - Arkadaşlar, lütfen… Lütfen… Ya, yapmayın şunu be! Tatil etmek zorunda kalmayayım. Lütfen beyler, lütfen arkadaşlar… Rica ediyorum, rica ediyorum. 

-ARINÇ, NAZLIAKA’YA YANIT VERDİ- 

BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ - Ama bakın, ben bir latife olsun diye bana bakmanız karşılığında bir şey söylemiştim, siz dinlemediniz, sonra gelenler size bir şey anlattı. Ben sizin bakışınızdan mahcup olmuyorum, benim mahcup olduğum başka bir konu var: Kürtaj meselesi konuşulurken siz öyle bir söz sarf ettiniz ki benim yüzüm kıpkırmızı oldu. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) 
AYLİN NAZLIAKA (Ankara) - Doğru! Doğru! 
BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Devamla) - Ben asıl o zaman mahcup oldum, asıl o zaman utandım, asıl o zaman yerin dibine geçtim. 
AYLİN NAZLIAKA (Ankara) - Bugün olsa gene söylerim. Çok doğru bir söz söylemişim. 
BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Devamla) - Bir evli, bir bayan milletvekili, çocuğu olan milletvekili, kendisiyle ilgili organını nasıl böyle açıkça konuşabilir, nasıl bundan yüzü kızarmaz? Benim yüzüm o zaman kızardı, o zaman mahcup oldum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) 

-"MESİR, VİAGRA DEĞİL. MESİR, KUVVET VEREN BİR İKSİR"- 

Arkadaşlar, Kamer Genç için söylenecek hiçbir şey yok. O, her dönemde milletvekili olmanın, 8-9 bin oyla buraya gelmenin yolunu bulur. DYP'ye geçeceği zaman da şart koşmuştu -DYP'liler şahittir- Meclis başkan vekilliğini vermezseniz geçmem diye. 
Bir zamanlar kendi kafasından hâkimlerle tazminat kazanır, bununla zengin olur kafayı çekerdi. 
Mesir, viagra değil. Mesir, kuvvet veren bir iksir. Ama senin uçkurunda aklın olduğu için, mesir atıldığı zaman aklına başka şeyler geliyor. Yazıklar olsun! (AK PARTİ sıralarından alkışlar) 

AYLİN NAZLIAKA (Ankara) - Benim asla anneliğimi sorgulamamı gerektirecek bir durum yoktur ancak son derece üslupsuz bir konuşma tarzıyla, maalesef, Meclisin de genel tarzını, seviyesini olumsuz yönde etkilemiştir. Ben kendisinin bunca yıllık devlet adamlığına bu konuşmayı hiç yakıştıramadım. Kendisinin bu açıklamalarını esefle kınıyorum. Ayrıca, kürtajla ilgili yaptığım açıklama literatürde var olan bir açıklamadır, var olan bir tanımlamadır. Kendisinin de literatürü öğrenmesini tavsiye ediyorum ama bana yönelik yaptığı sözlü saldırıları asla kabul etmiyorum. Meclisin üslubunu dönüştürmemeliyiz. Bu fikir-zikir meselesidir. (CHP sıralarından alkışlar) 

BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Manisa) - Ben geleneklerine bağlı bir insanım, örf ve âdetine bağlı bir insanım, aile hayatının ne kadar kutsal olduğuna inanan bir insanım. Evli, çoluk çocuk sahibi bir kadının kendi cinsel organını söz konusu etmek suretiyle "Benim orama karışma." demesini ben bugüne kadar çok yargılamıştım. 
HASAN ÖREN (Manisa) - Tekrarlamayın artık, lütfen ya! 
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Çok ayıp, çok ayıp Sayın Arınç, olmuyor. 
BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Manisa) - Tekrarlamadım zaten, tekrarlamadım. O kelimeyi sarf etseydim o zaman tekrarlamış olacaktım ama tekrar tekrar onu kürsüye çıkarttınız ve beni eleştirmesine, yanlış söylediğimi ifade etmesine fırsat verdiniz. Deneyimli bir grup başkan vekili bunu yapmaz. Biz size her zaman güveniyoruz, sizi her zaman takdir ediyoruz. Diğer arkadaşlarınızdan farklı bir yeriniz var. 
ALİ SERİNDAĞ (Gaziantep) - Ne demek "Diğer arkadaşlarınızdan farklı bir yeriniz var?" 
BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Manisa) - Ama Kamer Genç'i buraya sürmenin, söyledikleri sözlere karşılık vermemenin elbette bir siyasi yükümlülüğü olacak. Kusura bakmayın, ne söylediğimi biliyorum, nasıl söylediğimi biliyorum şüphesiz. 
HASAN ÖREN (Manisa) - Bülent Bey, buradan geliyor mu yanlış söylediğinde bir şey? 
BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Manisa) - Değerli arkadaşlarım, bugüne kadar beni üslubumdan dolayı hiç eleştirmediniz. Eleştirenler başkalarıydı, onların da ne oldukları, nasıl oldukları bir bir ortaya çıkıyor. Ben burada konuşmacıların söylediklerine "Bilimsel yönde şunları da dikkate alın, bunları da araştırın." diye cevaplar verdim. Bugüne kadarki kabullerimizden farklı şeyler olabilir ama o kürsü hür kürsü, sadece hakaret etmek için değil, söylediğimiz sözlerden, kullandığımız oylardan da sorumlu olmamak adına fikirlerimizi ifade edebileceğimiz bir kürsü. Bundan dolayı kızmaya gerek yok. 

-ARINÇ’TAN FIKRA- 

BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Bursa) - Ama gecenin bu saatinde aklıma bir fıkra geldi. Müsaade ederseniz, cevap sadedinde belki kabul edilir, onu söylemek istiyorum: Yıllardan beri "al görmüş boğa gibi" bir tabir vardır. Yani, İspanya'daki boğa güreşlerine bakarak önüne kırmızı örtü koyarlar, boğa buna çok kızar ve orada birtakım şeyler yapılır, herkes bunu zevkle seyreder. Neden boğalar kırmızı renge karşı, al renge karşı bu kadar kızgındır diye araştırma yapmışlar. Sonunda, rivayet o ki, boğayı konuşturmuşlar. "Sen niye bu al örtüye bu kadar kızıyorsun?" diye... Boğa demiş ki: "Ben kızmıyorum ki, boğalar al örtüye kızmazlar." "E niye o kadar saldırıyorsun?" "Aslında…" demiş "…inekler buna çok kızar. Al rengi gördükleri zaman inekler daha çok kızarlar." "E, onlar inek, sen boğasın, sen niye kızıyorsun?" "Beni inek yerine koydukları için." Şimdi, hayatımızda öyle kabuller olabilir ki bunların bir gün yanlışlığını söyleyecek bir insana da böyle, hakikaten kabullenmezlik edebilirler. Araştıralım. Artık "google amca" diye bir şey var, "İnternet" diye bir şey var, "tarih" diye bir şey var. Araştıralım, bu çok basit, çok sade bir olay. Buna hiç kimse kızgınlık göstermesin. (ANKA) 

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    
    www.altiokhaber.com Twitter

    www.altiokhaber.com

    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz: