08 Aralık 2019 Pazar

Türkiye aleyhine en ufacık bir gelişme olmadı

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, çözüm süreciyle ilgili ''Muhalefet partilerinin söylediği gibi Türkiye'nin aleyhine en ufacık bir gelişme olmamıştır'' dedi.

25 Temmuz 2013 Perşembe 02:00
Türkiye aleyhine en ufacık bir gelişme olmadı

ANKARA - Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Başbakanlık Merkez Binada MÜSİAD Başkanı Nail Olpak ve beraberindeki heyeti kabulünün ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. 


Çözüm sürecinde gelinen aşama ve demokratikleşmeyle ilgili yeni paketin tamamlanıp tamamlanmadığına ilişkin bir soru üzerine Bozdağ, demokratikleşmenin hükümetin kurulduğu günden beri tarihi adımlar attığı bir konu olduğunu söyledi. 

Anayasada yapılan değişikliklere ve yapılan yasalara bakıldığında önemli adımların başarıyla atıldığının görüleceğini belirten Bozdağ, şöyle devam etti:

''Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı tanıyarak Anayasa Mahkemesini insan hakları mahkemesine adeta dönüştürdük. Ombudsmanlığı getirerek kamunun idari işlemlerden dolayı ortaya çıkacak durumlarının bir de yargı ve kamu dışında Meclis adına ombudsman tarafından denetlenmesinin yolunu açtık. Anayasanın 90. maddesinde bir değişiklik yaparak insan haklarına ilişkin uluslararası sözleşmelerin iç hukukla çatışması halinde uluslararası sözleşmenin üstün tutulacağını anayasamıza koyduk. Hasılı pek çok tarihi adımı attık. Demokratikleşme konusunda hükümetimiz döneminde atılan adımlar bugün Türkiye'nin daha özgür, daha demokratik, daha fazla hukukun üstünlüğüne önem veren bir pozisyona gelmesine neden olmuştur.''

AK Parti hükümetleri döneminde Kürtlerin sorunlarına ilişkin de ciddi adımlar atıldığını söyleyen Bozdağ, Kürtçe televizyon ve radyo yayınlarının başladığını, seçim propagandalarının istenilen dilde ve  mahkemede Türkçe harici dilde savunma yapılabilmesine de imkan sağlandığını, Kürtçenin seçmeli dersler arasına alındığını hatırlattı. 

Bozdağ, ''Bunlar dün yapılmış bir konu değil. Çözümü süreci nedeniyle yapılmış bir konu da değil. Bunlar biz inandığımız için Türkiye'nin, milletimizin yararına olduğu için yaptığımız işlerdir'' dedi. 

Terörün sadece eylemleriyle gündeme geldiğini ancak Türk ekonomisinin terör nedeniyle neler kaybettiğine de bakılması gerektiğini vurgulayan Bozdağ, Türkiye'nin terörle mücadeleye harcadığı kaynakları başka alanlara yönlendirmesi halinde, ülkenin ekonomik olarak güçlenmesinin kaçınılmaz olacağını bildirdi. Bozdağ, ''Yılda neredeyse 15-16 milyar dolar bu alanda bir harcaması var. Şimdi bunun yatırıma dönüştüğünü bir düşünün. O nedenle de terörün bittiği ortamın herkese, bölgede yaşayan insanlarımız başta olmak üzere ülkemizin hangi ilinde, hangi yerinde yaşarsa yaşasın, bütün insanlarımıza her boyutuyla kazandıracağına biz yürekten inanıyoruz'' diye konuştu. 

''Çözüm sürecini milletimizin hayrına olduğu için başlattık ve devam ediyoruz'' ifadesini kullanan Bozdağ, ''İnşallah başarıyla da neticelenecektir. Bu süreç içerisinde olup bitenlere baktığınız zaman, muhalefet partilerinin söylediği gibi Türkiye'nin aleyhine en ufacık bir gelişme olmamıştır. Zaten biz olmasına da izin vermeyiz'' dedi. 

Sürecin başlamasıyla birlikte meydana gelen gelişmelerden örnekler veren Bozdağ, şöyle devam etti:

''Altı aydır terörle mücadele kapsamında en azından askerimiz, polisimiz şehit olmadı, bu kötü mü oldu? Bunların hepsi iyi ve Türkiye'nin hayrına, yararına şeylerdir. Herhangi bir insan bunlar Türkiye'nin aleyhine olmuştur derse benim ona söyleyecek bir lafım yok. Bu kadar ülkemizin, milletimizin lehine olmuş işlerden Türkiye'nin aleyhine sonuçlar çıkaracak bir akla bizim verebileceğimiz bir cevabımız yoktur. bundan sonra da hükümetimiz çözüm sürecinin başarıya ulaşması için gerekli hassasiyeti gösterecektir. Bu süreçten rahatsız olanlar var, sürecin başarısız olmasını isteyen, yeniden silahların konuşmasını, yeniden çatışmalı bir ortamın Türkiye'ye egemen olmasını arzu edenler var, onların da kim olduğunu herkes yakınen biliyor. Kandan beslenenler, kanın durmasından fevkalade rahatsızlar. İnşallah onların arzu ettiği bir ortam Türkiye'de bundan sonraki süreçlerde de olmayacaktır.''

  Demokratikleşme çalışmalarının, çözüm süreciyle yüzde yüz irtibatlandırılarak değerlendirilmesinin yanlış olacağını söyleyen Bozdağ, kendilerinin demokratikleşmeyi sadece bir bölge insanı için değil 76 milyon insan ve bölgeler için yaptıklarını bildirdi. 

Demokratikleşme konusunda sonraki dönemlerde daha ileri adımları atma konusunda da kararlı olduklarını anlatan Bozdağ, her kesimi kucaklayan ve her kesimden olumlu cevaplar alacak adımları atmanın hükümetin görevi olduğunu söyledi. 

12 Eylül'de vatandaşlıktan çıkarılanlar

Bozdağ, 12 Eylül sonrasında vatandaşlıktan çıkarılanlara ilişkin Almanya'da yaptığı açıklamaların hatırlatılması üzerine, şunları söyledi:

''Hükümetimiz döneminde geçmişte Türk vatandaşlığından çıkarılmış olan Nazım Hikmet ve başkaları Türk vatandaşlığına yeniden alındılar. Bugün sokaklarda hükümetimizi eleştirenler, şöyle böyle diyenler veya ana muhalefet partisi, başkaları iktidar oldular hep Nazım Hikmet'ten bahsettiler, onun eserlerini fikirlerini dillendirdiler ama ona vatandaşlığını vermediler. Ona vatandaşlığını veren de, başkalarına vatandaşlık yolu açan da yine AK Parti hükümeti oldu.''

Vatandaşlıktan çıkarılanların Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına dönmek istemelerine engel bir durum bulunmadığını söyleyen Bozdağ, ''Müracaat etmeleri halinde yasalar çerçevesinde müracaatları değerlendirilir. Vatandaşlığa kabulüne karar verilebilir. Nitekim Bakanlar Kurulu ve yetkili diğer organlar, bu konuda zaman zaman kararlar vermektedirler. Biz yurt dışında bulunan bütün vatandaşlıktan çıkarılmış insanlarımıza, kendi rızasıyla vatandaşlıktan ayrılmış insanlarımız da dahil her zaman kapımız açıktır. Bu ülke herkesin ülkesi olduğu kadar onların da ülkesidir.''

Tutuklu gazeteciler

Bozdağ, bir gazetecinin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun dün açıkladığı basınla ilgili raporu hatırlatması üzerine, şunları kaydetti:

''Sayın Kılıçdaroğlu, her zaman yaptığı gibi bir başka çarpıtmanın içerisinde. Bu rapor yeni bir rapor değil esasında, daha önceki raporların adeta bir tekrarı şeklindedir. Gerçekleri yansıtmamaktadırlar. CHP'nin yaptığı açıklamada 'bugün tutuksuz 123, tutuklu 64 gazeteci terör suçlamasıyla yargılanmaktadır' ifadeleri incelendiğinde iddia edilen 71 kişi ve tutuksuz yargılanması devam ettiği söylenen 117 kişinin ismine yer verildiğini görüyoruz raporda. Bunların büyük bir kısmı gerçeklerle alakası yoktur. Mesela tutuklu ve hükümlü oldukları iddia edilen 71 kişi Ceza ve Tevkif Evleri kapsamında analiz edildiğinde 42'sinin halen tutuklu, 19'unun çeşitli suçlardan hükümlü ve 10'unun da tahliye edildiği anlaşılıyor. Bunların hepisini tutuklu gösteriyor. Ama bir kısmı tahliye edilmiş, bir kısmı hükümlü hale gelmiş, bir kısmı da devam ediyor.'' 

Tutuklamalara bakıldığında bu kişilerin gazetecilik yaptıkları için tutuklanmadıklarının görüleceğini ifade eden Bozdağ, şunları söyledi: 

''Tabi bunlar gazetecilik yaptıkları için tutuklanmış insanlar değil. Özellikle bunun altını çizmek lazım. Türkiye'de bir gazetede yazı yazdığı için, bir televizyonda yorum yaptığı veya bir gazetede haber yaptığı için tutuklanmış bir gazeteci yoktur. Gazeteci sıfatı taşıyan kişiler herhangi bir suç işlediği zaman devletin 'bu gazetecidir, biz bunun suçunu görmeyelim' deme imkanı var mı? Herhangi bir işadamı cinayet işlediğinde 'Ya bu Türkiye'nin saygın işadamıdır biz bununla ilgili soruşturma başlatmayalım' diyebilir miyiz. Bir bilim insanı suç işlediği zaman 'saygın bir bilim insanıdır, biz bununla ilgili herhangi bir soruşturma başlatmayalım' diyebilir mi? Birisi molotof atıyor. Diyelim ki molotof atan gazeteciyse bununla ilgili bir işlem yapılmayacak mı?''

Tutukluların içinde karakol basan, adam öldüren, uyuşturucu işiyle ilgilenen kişiler olduğunu dile getiren Bozdağ, şöyle devam etti:

''Suçlara baktığınız zaman neredeyse tamamına yakını gazetecilikle alakalı olmayan suçlarla alakalıdır. Gazetecilik faaliyetinde bulunduğu gerekçesiyle bugün Türkiye cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü benim bildiğim kadarıyla herhangi bir kimse bulunmamaktadır. İçeride bulunanların sıfatları gazeteci olabilir, basın kartı olabilir ama isnad edilen fiillerin tamamı Türk Ceza Kanunu kapsamında veya özel kanunlar kapsamında suç sayılan konularla ilgilidir. Gazetecilik faaliyetiyle ilgili değildir. Ben Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Başkanının Türkiye'yi karalamak için CPJ raporu gibi gerçekleri yansıtmayan raporları kullanarak, orada burada bunu şey yapmasını işin doğrusu Türkiye adına büyük talihsizlik olarak görüyorum.''

Gazeteci olduğu için tutuklu olduğu iddia edilen şahısların işlediği suçlarla ilgili de örnekler veren Bozdağ, şunları dile getirdi:

''Bir tanesi resmi belgede sahtecilik, 2 Nisan 97 tarihinde Akbank Eyüp Şubesinin silahlı soygunu. 18 Şubat 92 tarihinde polis memuru Bülent Üstün ve bir bekçinin öldürülmesi. Bir tanesinin suçları bu. 18 Haziran 92 tarihinde Kartal Tekel Satış Bürosunun bombalanması. Bunun gazetecilikle bir ilgisi var mı? Bir başkası TKPML, TİKKO, PKK terör örgütü üyesi olmak, 21 Mart 2000 tarihinde  Kartal İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerine silahlı saldırıda bulunmak. Bir gazino sahibini silahla yaralamak, örgüt adına haraç almak. Gazetecilikle bağdaşıyor mu bunlar? Bir başkası PKK terör örgütü yöneticiliği yapmak, yasadışı eylemlerde güvenlik güçlerine molotof atmak ve başkaca pek çok suçlar var burada. Hepsini okuduğum zaman insanın yüzü kızarıyor. Bunların basın çalışmalarıyla, faaliyetiyle bir alakası yok. Ama basın mensubu sıfatı taşımaları da bunlara suç işleme imtiyazı vermez. Hukuk devletinde kim suç işliyorsa sıfatı, makamı, mevki ne olursa olsun ona uygulanan usul, diğerlerine uygulanan usulle aynı değilse orada hukuk devletinden bahsetmek mümkün değildir. Türkiye bir hukuk devletidir. Suç işleyenlerin hukukun öngördüğü karşılıkları bulmaları hukukun gereğidir.''

Bozdağ, açıklamasının sonunda tüm gazetecilerin basın bayramını tebrik etti.  

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    
    www.altiokhaber.com Twitter

    www.altiokhaber.com

    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz: