17 Eylül 2019 Salı

ŞEN: ''Çözümü sadece siyasi tutuklulara getirmek adil olmaz''

CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay'In hafta başında tahliye edilmesiyle ilgili tartışmaları değerlendiren Prof.Dr. Ersan Şen, “Yargılamalarda temel sorun uzun tutukluluk ve çözümü sadece siyasi tutuklulara getirmek adil olmaz” diye konuştu.

15 Aralık 2013 Pazar 15:14
ŞEN: ''Çözümü sadece siyasi tutuklulara getirmek adil olmaz''

ANKARA - CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay'In hafta başında tahliye edilmesiyle ilgili tartışmaları değerlendiren Prof.Dr. Ersan Şen, “Yargılamalarda temel sorun uzun tutukluluk ve çözümü sadece siyasi tutuklulara getirmek adil olmaz” diye konuştu. 


13. Ağır Ceza Mahkemesi, hafta başında CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay’ın tahliyesine karar verdi. Mahkeme tahliye kararını oy birliğiyle aldı. Bu karar sonrası diğer tutuklu milletvekili benzer hükümlülerin aynı şekilde tahliye edilip edilemeyeceği sorusunu gündeme getirdi. Türkiye’nin önde gelen hukukçularından Prof.Dr. Ersan Şen bu kararı ve tartışmaları OGÜNhaber’e değerlendirdi. 

Tahliye kararını Mustafa Balbay’ın sadece milletvekilliği ve siyasi hakkını kullanmasına bağlamamak gerektiğini söyleyen Şen, “Kararı sadece esasında uzun tutukluluğun bir sonucu olan kişinin ‘siyasi hak’ hürriyetinin kısıtlanmasına bağlamak vahim bir hata olacaktır. Türk Ceza Yargılaması Hukuku’nun ana sorunu; uzun yargılamalar, keyfi tutuklamalar, tutuklamanın ceza gibi görülüp uygulanmasıdır. Bu hatadan çıkışın yolu, sadece tutuklu milletvekillerini tahliye edip, asilleri, yani onları seçen vatandaşları tutuklu tutarak bulunamaz. Bu yöntemle sadece yeni milletvekillerine imtiyaz tanınmış olur. Bu nedenle meseleyi doğru görüp çözüme kavuşturmak gerekir. Yani olması gereken Mustafa Balbay'ın milletvekili sıfatına sahip olup olmadığına bakılmaksızın, aynı veya benzer durumda olan tüm tutukluların re’sen tahliye edilmesidir” diye konuştu. 

Mustafa Balbay’ın serbest bırakılmasına kişisel olarak sevindiğini de dile getiren Şen, “Ancak Yargıtay kararı onarsa hukuken Balbay tekrar cezaevine dönmek zorunda kalabilir. Ayrıca Engin Alan’ın kesinleşen cezası nedeniyle serbest bırakılmasının da zor olduğunu düşünüyorum” diye konuştu. 

Prof.Dr. Ersan Şen’in OGÜNhaber’e yaptığı değerlendirmeler şöyle: 

“Bugüne kadar uzun tutukluluk, uzun yargılama, bir tedbir olan tutuklamanın amaç ve fonksiyonuna aykırı hareket edilmesi ile ilgili eleştirilerimizde geldiğimiz nokta ortadadır.Baştan çözülmesi gereken bu sorunlar göz ardı edildiği için, Anayasa Mahkemesi’nin verdiği bir hak ihlal kararı ile birçok gerçek net bir şekilde gündeme gelmiştir. 

Bir insan yaklaşık 5 yıldır tutuklu, masumiyet/suçsuzluk karinesi altında yargılanıyor. Bunun o insan için hayırlısı olmaz. Yargı kararı diyerek de iş geçiştirilemez. Anayasa Mahkemesi'nin kararı ile Yerel Mahkemenin bağlı olmadığını, bu kararın ‘hak ihlali tespiti’ niteliğini taşıdığını herkes bilmektedir. Meseleyi sadece seçilme hakkı, temsil süresinin yarısından fazlasını tutukevinde geçiren bir milletvekilinin halkını temsil edemeyip parlamentoya gidememesi ile açıklamak, öncelikle ‘eşitlik’ ve ‘hukuk devleti’ ilkelerine aykırıdır. Herkes bilir ki, bir milletvekili yargılandığı suçla ilgili, milletvekili olmayanla eşit haklara sahiptir. Bir başka ifadeyle milletvekili olmak, yargılama yapılması mümkün olan suçtan dolayı bir tutuklanma yasağı öngörmez. Zaten aksi de olmamalıdır. 

Meseleyi sadece Mustafa Balbay’ın milletvekilliğine ve siyasi hakkını kullanmasına bağlayıp, esasında uzun tutukluluğun bir sonucu olan bu yönü ile görerek kişi hürriyetini dikkate almamak, kişi hürriyetinin kısıtlanmasının sadece bir sonucuna, yani siyasi hakka değer vermek vahim bir hata olacaktır. Bu husus, Türk Hukuku'nun gerçekte yaşadığı sorunu dikkate almamak ve insanlara eşit davranılmaması anlamını taşıyacaktır. 

Oysa asıl sorun, kişinin milletvekili olup olmaması değil, uzun süre tutuklu yargılanmasıdır. Bu noktada, yargılamanın esasını da tartışmak istemiyorum. Şimdi gelinen aşamada, davanın yerel mahkeme aşaması bitmiş, dört suçtan toplam 34 yıl 8 ay ceza verilen insan serbest kalıyor. İyi kalsın da, bu zamana kadar niye serbest bırakılmadı, aynı davada hukuki durumları aynı veya daha hafif olan tutuklu sanıkların akıbetleri ne olacak? Bundan başka, benzer durumda olan Türkiye Cumhuriyeti'nin dört bir yanında bulunan tutukluların durumu ne olacak? Bugüne kadar Yargıtay aşamasını tutukluluk süresinden saymayan karar ve uygulamalar ne olacak? Bunların hepsi, meseleyi milletvekili olma şartına bağlamak suretiyle yüzeysel ve ayrıcalıklı mı çözülecek, yoksa kalıcı bir çözümle, önce aynı veya benzer durumda olanların tahliyesi sağlanarak, Türk Hukuku tutuklama tedbiri konusunda yaşadığı sorunları gerçekçi ve kalıcı çözümlerle mi aşacak? 

Bunların kararını vermek zorundayız. Aksi halde kimse Millete, milletvekilleri ile sınırlı kalma ihtimali bulunan bir uygulamanın haklılığını anlatamaz. Kamu otoritesi, öncelikle bu eşitliğe aykırı uygulamanın haklılığını biz hukukçulara anlatamaz. Esasında gelinen süreçte, Türk Hukuku hatalı uygulamaların bedelini ödemektedir. Olması gereken, Mustafa Balbay'ın milletvekili sıfatına sahip olup olmadığına bakılmaksızın, aynı veya benzer durumda olan tüm tutukluların re’sen tahliye edilmeleri gerekir. 
Türk Ceza Yargılaması Hukukunun ana sorunu; uzun yargılamalar, keyfi tutuklamalar, tutuklamanın ceza gibi görülüp uygulanmasıdır. Bu hatadan çıkışın yolu, sadece tutuklu milletvekillerini tahliye edip, asilleri, yani onları seçen vatandaşları tutuklu tutarak bulunamaz. Bu yöntemle sadece yeni milletvekillerine imtiyaz tanınmış olur. Bu nedenle meseleyi doğru görüp çözüme kavuşturmak gerekir. 

Sonuç olarak bugüne kadar hep söyledim, uzun tutukluluk ve somut dayanaktan uzak tutuklama kararları doğru değildir. Esas olan, masumiyet/suçsuzluk karinesi altında herkesin tutuksuz, süratli, dürüst yargılanması ve somut şartlar oluştuğu takdirde istisnai olarak tutuklu yargılanmasıdır. Tutukluluk, belki yerel mahkemece verilen mahkumiyet kararı ile gündeme gelebilir. 

Uzun tutukluluğu ve tutuklama tedbiri ile ilgili yaşanan diğer sorunları, sadece milletvekili olma ve siyasi hak kullanma seviyesine indirmeksizin, gerçeği görmek ve herkese eşit yaklaşıp dürüst davranmak suretiyle çözebiliriz. Mustafa Balbay’ın, bir milletvekili olarak değil uzun süredir tutuklu olan birey olarak tahliye olmasından mutluluk duyduğumu ve bu umut verici gelişmenin Türk Hukuku'nda yaşanan uzun ve/veya keyfi tutukluluklar açısından bir örnek oluşturmasını diliyorum.” (ANKA) 

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    
    www.altiokhaber.com Twitter

    www.altiokhaber.com

    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz: