22 Ağustos 2019 Perşembe

KOÇ: 'Yetmez ama evet'çilerin kulakları çınlasın!

CHP Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, Yargıtay’ın Balyoz Davası kararlarına ilişkin “12 Eylül 2010’da yapılan referandumda amaçladıkları meyveyi yiyorlar. ‘Yetmez ama evet’çilerin kulakları çınlasın. Yargının bugün ulaştığı noktayı gözler önüne sermesi bakımından vahim bir tablo içerisindeyiz” değerlendirmesinde bulundu.

09 Ekim 2013 Çarşamba 15:55
KOÇ: 'Yetmez ama evet'çilerin kulakları çınlasın!
ANKARA – CHP Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, Yargıtay’ın Balyoz Davası kararlarına ilişin “12 Eylül 2010’da yapılan referandumda amaçladıkları meyveyi yiyorlar. ‘Yetmez ama evet’çilerin kulakları çınlasın. Yargının bugün ulaştığı noktayı gözler önüne sermesi bakımından vahim bir tablo içerisindeyiz” değerlendirmesinde bulundu. 

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında Genel Merkez’de toplandı. Toplantı devam ederken, MYK’nın gündemine ilişkin basın toplantısı düzenleyen Koç, Yargıtay’ın Balyoz Davası kararlarını değerlendirdi. “12 Eylül 2010’da yapılan referandumda amaçladıkları meyveyi yiyorlar” ifadesini kullanan Koç, “Yargı, birinci dereceden yüksek yargıya kadar siyasi iktidarın telkinleri, beklentileri doğrultusunda karar alan, uygulayan, hüküm veren, temyiz yapan bir yapıya ulaştırılmış gözüküyor” dedi. 

Adil yargılanma hakkının ihlali konusunda çok ciddi itirazlar olmasına rağmen, Yargıtay 9. Dairesi’nin bu tespitleri dikkate almadığını ifade eden Koç, kararların oy birliğiyle alındığına işaret ederek, “Bir toptancı anlayışla karar verilmektedir” diye konuştu. Koç şöyle devam etti: 

“Ortada bu kadar, dijital veriler yönünden sahte delil iddiası, gizli tanık müessesinin abukluğuyla, güvenilirliğiyle ilgili bu
kadar ciddi iddia olmasına rağmen 9. Daire adil yargılama hakkını ihlal eden tüm noktaları göz ardı ediyor, toptancı anlayışla karar veriyor. 12 Eylül 2010 referandumunun sonuçları burada da çıkıyor. ‘Yetmez ama evet’çilerin kulakları çınlasın. Yargının bugün ulaştığı noktayı gözler önüne sermesi bakımından vahim bir tablo içerisindeyiz. Türkiye Cumhuriyeti’nde bir tasfiye işlemi yapılıyor. Yargı şekillendirildiği, yapılandırıldığı usulde kendisine verilen görevi yapıyor.

Siyasi erk, siyasi kararlarla bu süreçte kendi rolünü oynamaya devam ediyor. 

Böyle bir irade ve karar tesadüf ya da ihtimaller kavramıyla izah edilemez. Ortaya çıkan acı gerçek şudur; toplumsal ve sosyal barışımız ciddi bir tehdit altındadır. Bağımsız yargı güvencesi olmayan bir toplumda yaşamak barışın zedelenmesinin temel nedenidir. Bu siyasi iktidarın açtığı bir tehdittir, yolunun taşlarını döşediği bir tehdittir. Bu tehdidi ortadan kaldırmanın öncelikli ve acil bir siyasi görev olduğunu bilincindeyiz ve buna göre önümüzdeki yerel seçimler dahil olmak üzere tüm çalışmalarımızı bu yönde güçlendirmek zorundayız.”

-“AÇIK NET ‘BEN TÜRK OLMAKTAN UTANIYORUM KARDEŞİM’ DESENE”- 

Koç, ilköğretim kurumlarında “Andımız”ın kaldırılmasındaki ana amacın ise, 90 yılda oluşturulan millet bilincinin tümüyle ortadan kaldırılma gayreti olduğunu savundu. Koç, “Yani bir tünel kazmadır, bir tahrip kalıbı yerleştirmedir” ifadelerini kullandı. Dünyanın birçok bölgesinde buna benzer antların okutulduğunu söyleyen Koç, “Buradaki ‘Türk’ kelimesi, tüm inanç ve etnik gruplarıyla birlikte Türk milletini ve Türkiye Cumhuriyetini tarif eder ama Başbakan’ın politikası ‘Türk’ sözünü bir ırk kavramı içerisinde ifade eden ve ona 36 parçadan oluşan bir yapı tarif etmektir. Bu ülkenin ve bu milletin adını söylemekten niye gocunuyorsunuz, niye çekiniyorsunuz” diye sordu. Başbakan’ın grup konuşmasına atıfta bulunan Koç, şöyle devam etti: 

“Niye yalan konuşuyorsun kardeşim? Niye gerçekleri saptırıyorsun Sayın Başbakan? Niye 40 köşe dolanıyorsun bir şey ifade etmek için? Açık net söyle, desene ‘Ben Türk olmaktan utanıyorum kardeşim.’ Bu kadar. Oradaki ‘Türk’ kelimesinin bizi birleştiren bir tanım olduğu konusunda demek ki senin bir utancın, bir çekincen, bir gocunman var. Bu nereden belli, Sağlık Bakanlığının uygulamalarına bak, idarendeki görevlerini tek parti döneminden çok daha ağır ifa eden Valililerine bak, idari tabelalardan T.C ifadesini kaldıranlara bak. Bütün bunlar dikkate alındığında şu anda en büyük bölücü maalesef bu ülkenin Başbakanı. O pakette ‘siyasi partilere eşbaşkan kurumu getireceğiz’ diyor. Diğer partiler böyle bir kurumu tartışabilir ama AKP’nin eşbaşkanı var, İmralı’da oturuyor. Sen ondan bile daha bölücüsün. O etnik temelde bir bölücülük arzuluyor. Sen her alanda bu milleti bölmeye çalışıyorsun.” 

-“İHANET PROJESİ”- 

İktidarın Türkiye’yi terör tehdidi ve inanç temelinde ayrıştığını savunan Koç, “Demokrasinin sağladığı olanakları, Cumhuriyetimizin ve devletimizin milli ve laik kimliğini ortadan kaldırmak için kullanma eğer bir ihanet projesi değilse bugün yaşadıklarımız, hangi gaflettir, aymazlıktır? Demokrasinin olanaklarını kullanarak siyasette inanç sömürü yapmaya kalkarsanız şunu çok iyi, din ve siyaset ayrımını esas almayan hiçbir rejim demokratik kalamaz. Siyasetin ekseni demokrasi olmaktan çıkar, inanç ve din eksenine oturursa bunun sonu iç kargaşaya davettir, daha sonrası da karanlık bir dikta rejimidir” diye konuştu. 

-“TARİHE KARŞI HAKSIZLIK”- 

Türkiye’nin harcında, “tüm etnik kimlikleri aşan ve onlara saygı duyan bir ulusal kimlik” ile “İslamiyet ve laikliğin beraberliğinden oluşan” iki temel maya olduğunu ifade eden Koç, bu altın sentezin iktidar tarafından aşındırıldığını ifade etti. Koç, iktidara “Bu devletin temelinde emeği olanlar, kendi etnik kökenleri, inançlarını, mezheplerini aşarak Türk milleti anlayışı etrafında mücadele ederek bizi bugünlere taşıdılar. Tarihe karşı haksızlık yapıyorsunuz” diye seslendi. 

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Koç, hakkındaki 18 yıl mahkûmiyet kararı Yargıtay tarafından onanan MHP İstanbul Milletvekili Engin Alan’ın durumuyla ilgili, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkını hatırlatarak, “Ancak Türkiye’deki yargı sisteminin hukuk dışında siyasi karar verme alışkanlığını dikkate alırsak herhalde daha sonra AİHM boyutu da gelecektir” diye konuştu. 

-“ÇELİK’E YAKIŞMADI”- 

AK Parti Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in sözleri nedeniyle bir televizyon sunucusunun işine son verildiği yönündeki haberlerin hatırlatılması üzerine de Koç, “Çam devirdikleri ortada. Bu konudaki kaygılarımızı genel anlamda ifade ettik. Bu özel durumla ilgili Sayın Çelik’e yakışmamıştır. Ama bu düşüncede olan birinin başka bir davranış içinde olması da beklenmezdi” dedi. 

-“SARIGÜL’ÜN NİYETİ VARSA TÜZÜĞÜN GEREKTİRDİĞİ AŞAMALARDAN GEÇMELİ”- 

Koç, yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün ismi geçerken, Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin’in de aday adaylığını açıklamasıyla ilgili ise parti üyesi olmak koşuluyla herkesin özgür iradesiyle aday adayı olabileceğini belirtti. Haluk Koç, “Sayın Tekin çalışma arkadaşımız. En demokratik hakkıdır. Sayın Sarıgül’ün de böyle bir niyeti var ise öncelikle partiye üyelik noktasında prosedürün, tüzüğün gerektirdiği aşamalardan geçmek durumunda. Şu ana kadar bir müracaatı vaki değildir” dedi. (ANKA) 

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    
    www.altiokhaber.com Twitter

    www.altiokhaber.com

    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz: