18 Ocak 2020 Cumartesi

Kılıçdaroğlu: Parlamentoda tarih yazdık

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AK Partili 4 kadın milletvekilinin başörtüleriyle geldiği TBMM Genel Kuruluyla ilgili “Bu hafta parlamentoda gerçekten bir tarih yazdık. Biz çok önemli bir gerçeği Türkiye’nin gündeminden sildik, aldık. Artık hiç kimse türban üzerinden mağduriyet edebiyatı yapamayacak, onu ellerinden aldık. Hazırlıklarını ona göre yapmışlardı, saldırılarını da ona göre hazırlamışlardı, tam bir bozguna uğradılar” dedi.

03 Kasım 2013 Pazar 14:31
Kılıçdaroğlu: Parlamentoda tarih yazdık

ANKARA (ANKA) – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AK Partili 4 kadın milletvekilinin başörtüleriyle geldiği TBMM Genel Kurulu’yla ilgili “Bu hafta parlamentoda gerçekten bir tarih yazdık. Biz çok önemli bir gerçeği Türkiye’nin gündeminden sildik, aldık. Artık hiç kimse türban üzerinden mağduriyet edebiyatı yapamayacak, onu ellerinden aldık. Hazırlıklarını ona göre yapmışlardı, saldırılarını da ona göre hazırlamışlardı, tam bir bozguna uğradılar” dedi. 


CHP Parti Meclisi (PM) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında Genel Merkez’de toplandı. Kılıçdaroğlu, toplantının açılışında yaptığı konuşmada sözlerine, “Bu Parti Meclisi’nin Türkiye’nin demokratikleşme hamlesinde önemli açılımlar gerçekleştireceğine inanıyorum” diyerek başladı.

Kılıçdaroğlu, konuşmasında 6. ölüm yıldönümünde SHP’nin eski Genel Başkanlarından Erdal İnönü’yü de anarken, “İnönü soyadı gibi ağır bir yükü taşıyordu, o yükün hakkını verdi. Hiçbir zaman siyasette ikircikli bir tavır sergilemedi. Güvendiği şeylerin arkasından gitti. Yasaklara karşı direndi, darbelere karşı direndi. Siyasete atılacaktı, 12 Eylül Ona yasak getirdi, direndi” diye konuştu. Bu nedenle CHP’nin her yönüyle eleştirilebileceğini ancak demokrasi konusunda eleştiri kabul edemeyeceklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: 

“Demokrasi için bu kadar bedel ödeyen, milletvekilleri tutuklanan başka bir siyasi parti yoktur. Demokrasi konusunda bu kadar ağır bedeller ödeyen bir partiye ‘Demokrasiyi getirmediniz’ demek en hafif deyimiyle tarihi bilmemek demektir. Demokrasi konusunda gövdemizi taşın altına koyan bir partiyiz. Özgürlükler konusunda bizim yaptığımız çabayı kimse yapmamıştır. Bu ülkede demokrasiden söz ediliyorsa, herkes dönüp tarihe baksın. Biz yolunu bulanların partisi değiliz, dün kurulup bugün ahkam kesen bir parti değiliz. Bütün söylemleriyle Türkiye’yi çağdaş uygarlığa taşıyan partiyiz. 90 yıllık geleneğinde demokrasi savaşını veren partiyiz.” 

-“HERKES HADDİNİ, YERİNİ BİLECEK”- 

CHP’li olmanın kolay olamadığını, CHP’li olmanın demokrasi ve özgürlük konusunda bedel ödemeye hazır olmak demek anlamına geldiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Biz çok partili yaşamı getirdik ama bu ülkeye sosyal demokrasiyi de getirdik. Onun için de bedel ödedik. Solun halktan yana, yoksuldan, ahlaktan yana bir politika olduğunu anlatmak zorunda kaldık, en ağır eleştirilere karşın anlatmak zorunda kaldık. Geldiğimiz noktada, o kadar öykündü ki bir diktatör, ‘Biz de Sosyalist Enternasyonel’den teklif aldık, bizi de oraya kabul edecekler, CHP’yi çıkaracaklar’ diye… Daha düne kadar bize en ağır eleştirileri yapan kişi, bu kişiydi. Herkes haddini ve yerini bilecek. CHP ile oturup konuşacaksınız adam gibi konuşacaksınız. Ülkenin tarihini bileceksiniz, dünya tarihini, dünyanın dengelerini bileceksiniz, Ortadoğu’yu bileceksiniz” diye konuştu. 

-“CAMİ AVLUSUNDA MİTİNG YAPAN ADAMIN BU ÜLKEYE HAYRI OLMAZ”- 

CHP’nin demokrasiden ve özgürlüklerden asla ödün vermediğini, CHP’nin kimsenin etnik kimliğiyle uğraşmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, “CHP, ‘herkesin kimliği kendi şerefidir’ diyen tek partidir. Etnik kimlik üzerinden siyaseti 19. yüzyıl siyaseti olarak, çağdı bir siyaset olarak görürüz” dedi. İkinci temel noktasının ise CHP’nin inanç üzerinde siyaset yapmaması olduğunu belirten Kılıçdaroğlu şöyle devam etti: 

“Herkesin inancına saygılıyız, Diyanet İşleri Başkanlığı’nı, İmam Hatipleri, İlahiyat Fakülteleri biz kurduk ama çıkıp meydanlarda bunun siyasetini yapmadık. Bunu yapmayanlar, dini siyasete alet ettiler. Bütün yurttaşlarıma söylüyorum; dini siyasete alet eden insanlara güvenmeyiniz, onlar sizin en temiz inançlarını sömürüyorlar. Cami avlusunda miting yapan adamın bu ülkeye hayrı olmaz. Cami avlusunda siyaset yapacaksın, din, iman edebiyatı yapacaksın, dünyanın en zengin başbakanlarından biri olacaksın ve hesabını vermeyeceksin. Kendisine, bu diktatöre defalarca söyledim; çık milletin önüne de ki ‘Ben kul hakkı yemedim arkadaş’. Diyemiyor ama biz deriz. Bizim bu millete veremeyecek hesabımız yoktur. Cam gibi tertemiziz biz, bir taraftan bakarsanız, öbür tarafı görülür. Biz karanlık dünyaların insanları değiliz ama karanlık dünyanın insanları bu ülkeyi yönetiyor. 

Demokrasiye o kadar sahip çıktık ki hiçbir siyasal idama ‘evet’ demedik, darbeye ‘evet’ demedik ama sanki biz darbeciyiz, siyasal idamları alkışladık, onlar karşı. Yok böyle bir şey. Tarihin belleği ortada duruyor. Bir gün bu ülkede namuslu aydınlar ellerini vicdanlarına koyup bu gerçeği halkın önlerine koyacaktır. (İsmet) İnönü’nün de dediği gibi, biz namussuzlar kadar cesur olmak zorundayız.” 

-“EZBERLERİ BOZULDU”- 

Kılıçdaroğlu, AK Partili 4 kadın milletvekilinin başörtüleriyle geldiği TBMM Genel Kuruluyla ilgili ise şöyle konuştu: 

“Bu hafta parlamentoda gerçekten tarih bir yazdık. AKP’liler hazırlanmışlardı. Onların medyaları, kalemşörleri hazırlanmış, kıta kıta bekliyorlar; CHP’ye saldıracaklar, CHP’yi püskürtecekler, CHP’lileri ezecekler. Bütün bunların hazırlıklarını yapmışlar, demeçler veriyorlardı. CHP kendisine yakışan tavrıyla parlamentoda yerini aldı, konuşmalarını yaptı. Şu gerçek ortaya çıktı, biz CHP olarak kadının bedeni üzerinden, kadının giysisi üzerinden siyaset yapmayı doğru bulmuyoruz. Düne kadar hem kadının bedeni üzerinden, hem kadının giyimi üzerinden siyaset yaptılar. Utanmadan dönüp CHP’yi suçladılar. Biz kadın-erkek eşitliğine inanan bir partiyiz, kadına seçme seçilme hakkını getiren partiyiz, kadının siyasette daha fazla rol almasını isteyen bir partiyiz. Biz kadınların daha fazla okumalarını, toplumsal yaşamda çok daha fazla yer almalarını isteyen bir siyasi partiyiz. Temel amacımız budur, bunun için biz mücadele ettik. Biz çok önemli bir gerçeği Türkiye’nin gündeminden sildik, aldık. Artık hiç kimse türban üzerinden mağduriyet edebiyatı yapamayacak, onu ellerinden aldık. Hazırlıklarını ona göre yapmışlardı, saldırılarını da ona göre hazırlamışlardı, tam bir bozguna uğradılar.” 

Kılıçdaroğlu, Genel Kurul’da konuşan CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce ile Genel Başkan Yardımcısı Şafak Pavey’e de teşekkür ederken, “Özellikle Sayın Pavey’in konuşması o kadar etkili oldu ki o çevrelerde, alkışlamaları gerekirken saldırmaya başladılar. Neden saldırıyorsunuz, çünkü bunu beklemiyorlardı, ezberleri bozuldu” diye konuştu. 

“TEK PARTİLİ DEVLET VAR ŞU ANDA KARŞIMIZDA”- 

Türkiye’de demokrasi açığının gün geçtikçe büyüdüğünü ifade ederek, en fazla tutuklu gazeteci sayısının Türkiye’de olduğunu, öğretim üyelerinin, düşünürlerin, askerlerin hapishanelerde olduğunu ve hapishanelerin tıka basa dolduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Hükümetin yeni açılım çerçevesinde halka vadettiği yeni modern hapishaneler var. Diyarbakır’a gitti, ‘Hapishane yapacağım’ dedi, oy aldı. Diyarbakırlılar demek ki memnun. Aynı vaadi Türkiye’ye yapıyor. Dikta rejimini bundan daha güzel anlatan başka bir söylem olamaz.

Bir sivil dikta ile karşı karşıyayız. Biz sıradan bir demokratik ortam içinde iktidardaki bir partiye karşı mücadele vermiyoruz, bizim mücadelemiz AKP devletine karşı. Tek partili devlet var karşımızda şu anda karşımızda. Üniversiteleriyle, yargısıyla, medyasıyla, valisi, kaymakamıyla yani kamu bürokrasisiyle karşımızda bir AKP devleti var. Çok partili rejimden tek partili devlete doğru gidiyoruz. Bunu yapan insanın diktatör olduğunu söyledik, ‘Vay efendim bana nasıl diktatör dersiniz’, ‘Diktatörsem sandıktan indirin’ diyor. Bunu ancak zaten bir diktatör söyler” diye konuştu. 

-“MECLİS BAŞKANI KOLTUĞUNU DİKTATÖRE BORÇLU”- 

Hükümetin yasama organını kendi arka bahçesi haline getirdiğini savunan Kılıçdaroğlu, “AKP, milletvekillerini iki dudağından çıkan söze göre parmak indirip kaldıran askerlere dönüştürdü. Parlamentonun olağanüstü toplantı tarihini bile bu diktatör belirliyor. Meclis Başkanı çıkıp, ‘Bu Meclisin başkanı benim, parlamentonun hangi tarihte toplanacağına ben karar veririm, siz değil’ diyemiyor. Neden, koltuğunu diktatöre borçlu da ondan” dedi. 

-“KİMSİN SEN?”- 

Başbakan’ın demokrasi konusunda "Sizin teminatınız benim" diye açıklama yaptığını belirten Kılıçdaroğlu, “Sen kimsin benim teminatım oluyorsun? Bu ülkede yurttaşların teminatı evrensel kurallardır, hukukun üstünlüğüdür, demokrasidir nokta. Kimse kimsenin teminatı olamaz. Eğer teminat olacaksa, bu ülkenin teminatı bu ülkenin halkıdır. Kimsin sen, teminat olacakmış? Ülkeyi bölen ayrıştıran bir adam bu ülkede teminat mı olur. Sana bu halk demokrasinin önünü aç diye güvence verdi, iktidara getirdi” ifadelerini kullandı. 

-MEHMET PERİNÇEK’İN GÖREVİNE SON VERİLMESİNE TEPKİ- 

Yargının siyasallaştığını, militanlaştığını ileri süren Kılıçdaroğlu, Ergenekon davasında 2 yıl tutuklu kalmasının ardından tahliye edilen Mehmet Perinçek’in tutukluluğu sırasında İstanbul Üniversitesi’ndeki (İÜ) görevine son verilmesini eleştirdi. Kılıçdaroğlu, “Hangi anlayışla, hangi gerekçeyle son veriyorsunuz. Sizde vicdan yok mu, ahlakın kırıntısı yok mu, nasıl bilim insanısınız siz. Bir insan araştırma yapacak, kalıcı eserler bırakacak, hapse atılacak. Hapisteyken dilekçe verecek ‘Ben tutukluyum diye’, siz görevine son vereceksiniz. Yüreklendiren kim bunları, işte bu diktatör dediğimiz adam. Sorun buradan çıkıyor, işin kaynağı da burası” diye konuştu. 

-“EN TEHLİKESİ TERÖR ÖRGÜTLERİNE KOL KANAT GERMEK”- 

Kılıçdaroğlu, “Daha tehlikeli olan şu; eğer Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, terör örgütleriyle kol kola gezer, onlara kol kanat gererse, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti uluslararası alanda meşruiyet tartışmasının içine sokulmuş olur. En tehlikeli olan budur. Türkiye şimdilik bu sürecin içindedir, çok tehlikeli bir süreçtir, bazen ağzı kapalı örtül, ‘El Kaide terör örgütüdür’ diyorlar, kulakları çekildikten sonra. Biz söylediğimiz zaman niye söylemiyorsunuz? El Kaide’nin terör örgütü olduğunu bütün dünya kabul ediyor, siz niye kabul etmiyorsunuz” değerlendirmesinde bulundu. 

Reyhanlı’daki patlamayı da “CHP’ye yamamaya kalktıklarını” ifade eden Kılıçdaroğlu, “Ölen 53 vatandaşımızın sorumlusu Recep Tayyip Erdoğan’dır. Önceden uyarılıyor, plakaları veriliyor, özel bir cep telefonuyla da kalıcı iz bırakmak için duyuruyorlar, bunlar kulaklarının üzerine yatıyor, sorumlu kim CHP. Kargaların güleceği bir şey. Bunun sorumlusu sensin ey diktatör” dedi. 

-“YIRTIK AYAKKABIYLA SİYASETE GİREN DÜNYANIN EN ZENGİN BAŞBAKANLARINDAN BİRİSİ OLUYOR”- 

Kılıçdaroğlu, Marmaray’ın açılış törenine katılmak üzere Japonya Başbakanı’nın Türkiye’ye geldiğini anımsatarak, Japonya’daki siyasilerin ahlak değerlerinin çok daha yüksek olduğunu ifade etti. Japonya’da bir belediye başkanının 4 saat sular kesikliği nedeniyle istifa ettiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Bizde 15 gün sular akmıyor, kimsenin istifa ettiği yok” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, Japonya’da kişi başına düşen milli gelirin Türkiye’nin 7 katı olmasına rağmen, dolar milyarderi sayısında Türkiye’nin, Japonya’ya iki kat fark atığını ifade ederek, “Yırtık ayakkabıyla siyasete girip bugün dünyanın en zengin başbakanlarından birisi nasıl oluyorsa, hesabını veremiyorsa, işte bu politikanın sonucu olarak Türkiye’ni dolar milyarderi sayısı Japonya’nın iki katı. Bu gerçeği artık herkesin görmesi lazım. Düne kadar kafalarımız karışıktı, türbandı, şuydu, buydu. Bitti artık bunlar. Artık gerçeği bütün vatandaşlarımın görmesi lazım. Yurttaşımın şunu sorması lazım, ‘Ben neden yoksulum, bana düne kadar din iman edebiyatı yapanlar nasıl oldu da köşeyi döndü” diye konuştu. 

-PM’DE SARIGÜL OYLAMASI- 

Kılıçdaroğlu, yerel seçim çalışmaları kapsamımda da, Genel Merkezde 5 kişilik komisyonun çalışmalarına devam ettiğini belirterek, MYK’da alınan karar doğrultusunda 295 belediye başkan adayının da bugün PM’ye sunulacağını ifade etti.

Kılıçdaroğlu, “Hedefimiz şu, Türkiye çok kırıldı, çok döküldü. Yerel yönetimlerde iktidar kanadı iyi bir sınav vermedi, oluşturdukları bütçeyi tehdit unsuru olarak kullandılar, şantaj yaptılar, ‘bize oy vermezsiniz size para vermeyiz’ diye. Bunlarda vicdan yok ama bizim başkanlarımız beldelerini iyi yönettiler, ağır baskılar altında kararlılıkla görevini sürdüren belediye başkanlarına teşekkür ediyorum” diye konuştu. 

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının ardından toplantı basına kapalı olarak devam ediyor. PM toplantısında gündem gereği, MYK raporu görüşülecek ve ardından yerel seçim çalışmaları kapsamında belirlenen 295 aday PM’de oylanacak. Toplantının bir diğer önemli gündem maddesi ise “bağışlanma” istekleri olacak. CHP’ye geri dönüş başvurusunda bulunan Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün de bu talebi, gündemde yer alan “38 J maddesinde verilen yetki uyarınca tüzüğün 75. maddesine göre bağışlanma isteklerinin görüşülmesi” maddesi uyarınca, PM’de oylamaya sunulacak. 

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    
    www.altiokhaber.com Twitter

    www.altiokhaber.com

    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz: