Kılıçdaroğlu: Ne yerlisiniz ne millisiniz siz ahlaksızsınız

Kılıçdaroğlu: Ne yerlisiniz ne millisiniz siz ahlaksızsınız

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kadıköy’deki Surp Takavor Kilisesi’nin duvarının üstüne çıkarak dans edilmesini provokasyon olarak değerlendirdi, “Kadıköy’de bir kilisenin duvarlarına çıkıp eylem yapanların provokatör olduklarını asla unutmayacağız, birilerinin maşaları onlar” diye konuştu. CHP lideri Kılıçdaroğlu sözlerinin devamında da, “Bu provokatörler var önümüzdeki süreçte de bu tarz olaylar olabilir hepimizin dikkatli olması lazım” diye uyardı.

CHP lideri, iktidarı eleştirdiği konuşmasında vatandaşlara sandıkta ellerini vicdanlarına koyma çağrısında bulundu. CHP milletvekillerinin Türkiye’nin dört bir yanında vatandaşı dinlediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “CHP tarihinde ilk kez belki de bu kadar yoğun çalışıyor” ifadesini kullandı. Kılıçdaroğlu, vatandaşlara, “Bize güvenin, kendinize güvenin, emin olun, Türkiye’nin çözülmeyecek hiçbir sorun yoktur” diye seslendi.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Kadıköy’de bir kilisenin duvarlarına çıkıp eylem yapanların provokatör olduklarını asla unutmayacağız, birilerinin maşaları onlar. İnsanlar inançlarını Allah’a dualarını nerede yapıyorlarsa tertemiz bir ortamı sağlamak bizim görevimizdir. Bu konuda belediye başkanlarına verdiğim ilk talimat bulunduğunuz bölgede ne varsa insanlar ibadet ediyorlarsa orayı pırıl pırıl yapacaksınız. Bu provokatörler var önümüzdeki süreçte de bu tarz olaylar olabilir hepimizin dikkatli olması lazım.”

Kılıçdaroğlu’ndan polis ve öğretmenlere: Sözüm sözdür 3 bin 600 ek göstergeyi alacağım, size vereceğim
“Erdoğan kendisini neden bu pozisyonun içine sokuyor? Çünkü polise verecek öğretmene verecek parası yok. Parayı bütçeyi başkalarına tahsis etmiş durumda. Ama bu arkadaşlara sözüm sözdür 3 bin 600 ek göstergeyi alacağım ve size vereceğim. ”

“CHP tarihinde ilk kez belki de bu kadar yoğun çalışıyor”

“Eğer bu toplumda vatandaşın yüzde 17’si memleket iyiye gidiyor diyorsa büyük bir çoğunluğu hayır kötüye gidiyor diyorsa çalışmamız lazım. Samsun’da bir görevlendirme yaptık. Artvin’i Rize’yi Giresun’u Samsun’u gezdi bugün Sinop’ta balıkçılarla buluşuyor Barış Karadeniz. Barış Karadeniz ve birlikte görev yapan arkadaşlara buradan sevgi ve saygılarımı gönderiyoruz. Karada da görev yapıyoruz. Herkes der ki CHP çalışıyor mu? CHP tarihinde ilk kez belki de bu kadar yoğun çalışıyor. Balıkçıların sorunu mu Hopa’dan başlayarak İskenderun’a kadar gidecekler. Bunların yapamadığını yapıyoruz. Bunların yapamadığını yapacağız. Çünkü biz iktidar olacağız ve bütün sorunları çözeceğiz. Neden şimdi sorunları saptıyoruz, iktidar olduğumuzda bu memleketin sorunları ne diye zaman kaybetmemek için. Sorunları var raporlaştırıyoruz. Hiçbir üniversitede hiçbir akademisyenin sahip olmadığı bütün bilgiler var bizde. Esnafın sanayicinin, işsizin, kahvecinin var hepsinin sorunlarını biliyoruz. Hepsinin çözümlerini de üretiyoruz. Sadece geçen hafta Niğde, Zonguldak, Sakarya ve Düzce’ye gitti. Ekonomi masamız da Trabzon Ordu ve Giresun’a gittiler. Ben de Edirne’ye gittim. Çalışıyoruz. Yaptığımız her konuşmada sorun iletildiğinde sorunun nasıl çözüleceğini de anlatıyoruz. Böylece vatandaşla partimiz arasında güçlü bir güven bağının oluşmasını istiyoruz. Çözülmeyecek hiçbir sorun yoktur. Bize güvenin. Kendinize güvenin. Emin olun Türkiye’nin çözülmeyecek hiçbir sorunu yoktur.”

“İçeride efelenip dışarıda kedi kesilenleri göreceksin kardeşim.”

“Bir çiftçi arkadaşımızın söylediklerini aynen okuyorum. Zam yapmasınlar biz destek falan istemiyoruz gübreyi mazotu sabi t tutsunlar Hac’dan geldim 60 liraya gübreyi alıyorduk yüzde 50 indirdik dediler. Anam gübreyi 160 liraya çıkarmışlar da onun 10 lirasını indireceklermiş. Resmen kafa buluyorlar. Elim kırılsaydı da onlara oy vermeseydim. O TRT’ye de haram zıkkım olsun bizden aldığı vergilerle yalan söylüyor.’ Bu kardeşime de söyleyeyim 19 yılda memleketi bu hale getirdiler. Sandığa gideceksin oyunu vereceksin 5 yıl sonra Türkiye’nin nereye geldiğini göreceksin. Haramilerin iktidarını nasıl indirdiğimizi , üretimin nasıl teşvik edildiğini, alın terinin ne kadar değerli olduğunu göreceksin. Güven ve oyunu ver o zaman göreceksin. O zaman göreceksin Türkiye nasıl şaha kalkıyormuş. ”

“Zonguldaklı kardeşim sen hala sandığa gittiğinde AK Parti’ye oy veriyorsan şikâyet etmeyeceksin. Aç kaldığında da şikayet etmeyecek hakkını da aramayacaksın. Ama hakkını arıyorsan çoluk çocuğun işsizse yer altında kömür dururken o kömürü dışarıdan getiriyorlarsa tek oyla sandıkta dersini vereceksin. Nüfusu azalıyor Zonguldak’ın. Zonguldak çalışanın değil emeklinin kendi oldu.”

“Batsın sizin milli ve yerliliğiniz”

“Sabahın köründe hak isteyen işçilerin evleri basıldı. 16 işçiyi karakola götürdüler, mahkemeye çıkardılar 6’sını adli kontrolle serbest bıraktılar 10’unu hapishaneye gönderdiler. Adıyamanlı kardeşim hak istemenin maliyetini gördün dimi! Kime güveneceksin? Açık ve net cevabını veriyorum, bu kardeşine güveneceksin kardeşim bu kardeşine güveneceksin. Eğer Ankara’dan İstanbul’a 420 kilometre adalet için yürüdüysek tütün üreticisinin adaleti için de yanında duracağız. Geçen hafta bu sorunu meclis gündemine arkadaşlarım getirdi. AKP ve MHP milletvekilleri tarafından reddedildi. Bu sorunu konuşmayın başka işimiz mi yok. Onların sorunları yok bağıran çağıran vardı birkaç tane onları da yakaladık hapse attık mesele bitti dediler. Öyle görüyorlar. İktidar sahipleri öyle görüyor. Tütünü tekellere teslime ettiler. 400 bin aile geçiniyordu bu işten. Tütünü mahvettik tütün ekimi büyük ölçüde engellendi .Adıyamanlı kardeşlerim dinlesinler 2003-2021 mayıs dönemi itibariyle 1 milyon 275 bin ton tütün yurt dışından ithal edildi. Bunun karşılığında 6 milyar 435 milyon dolar para ödendi. Şimdi Adıyamanlı Malatyalı kardeşlerime seslenmek isterim. Bu 6 milyar size ödenseydi siz dağın taşın tamamına tütün ekerdiniz değil mi?6 milyar doları kime verdiler? Yabancılara başka çiftçilere verdiler. Efendim ne diyor bunlar ‘Biz yerli ve milliyiz.’ Batsın sizin milli ve yerliliğiniz.

“Gençleri hafife alan, istismar eden, yaftalayan sensin”

Erdoğan gençlerle konuşuyor ‘Gençleri yaftalamayın hafife almayın istismar etmeyin’ diyor. Bunları yapan sensin. Gittin gençlerle beraber bir kahvede oturacaksın bir tane genç kızımız ayak ayak üstüne atmış efendim hemen esas duruşa geç. Neden? Erdoğan burada. Akıl alacak gibi değil. bunlar gençlerle nasıl şakalaşacağını da bilmiyor. ”

“Uyuşturucu senin genel merkezine kadar girdi!”

Siz ailenin temeline dinamit koydunuz. Ailede baba işsiz, oğul işsiz, anne işsiz evde birbirlerinin yüzüne bakamıyorlar. Bakın bakalım boşanma davalarına, uyuşturucuya kumara bakın. Uyuşturucu senin genel merkezine kadar girdi. Gencecik fidan gibi çocuklarımız bunlar. İşsizlik bütün kötülüklerin anasıdır. Şimdi kalkmış ahkam kesiyor gençlerle ilgili.”

Sevgili gençler bir şeyi bilmenizi isterim sizin hayalleriniz bizim hedeflerimizdir. Kurduğunuz bütün hayaller CHP’nin hedefi olacaktır. O hedefe yürüyeceğiz. Bu saray ve beslemelerinin masallarını bırakın onların size getirebileceği hiçbir fayda yok .Erdoğan’ın söylemlerinin tamamına kulaklarınızı tıkayın böyle bir adam yoktur deyin. Biz yeniden güç birliği yapmak zorundayız. Türkiye’nin kaderini değiştirecek sizlersiniz. İlk kez sandığa gidip oy kullanacak olan +6 milyon 300 bin genç Türkiye Cumhuriyeti devletinin kaderini belirleyecek. Demokrasi mi özgürlük mü istiyorsunuz sandığa gidin. İktidarı değiştirdikten sonra tweet atarsam gözaltına alınır mıyım diye sakın düşünmeyin. Sizin güvenceniz bu kardeşiniz olacaktır. Hayallerinizi tükettiler biliyoruz, acılar yaşattılar biliyorum, yurt dışına çıkmak istiyordunuz biliyorum. O kadar acımasızlar ki! Melih Bulu kendisine Boğaziçi Üniversitesi’ni bir hapishaneye döndürdü. Akademisyenler öğrenciler giremiyor. 2 öğrenciyi gözaltına alındılar hakim serbest bıraktı yurt dışına çıkış yasağı koydular. Bu iki öğrenci yurt dışından burs kazanan iki öğrenci. Bu saray mantığına bakar mısınız ya! Gençlerden intikam almak istiyorlar. Bunlara son ver4eceğiz. Hiç endişe etmeyin.

“15 Temmuz sonrası büyük ısrarlarımızın sonunda 15 Temmuz darbe girişiminin sonuçlarının araştırılması istendi ve komisyon kuruldu. Kaç yıl geçti aradan? Rapor yayımlanmıyor. Neden? Bu raporu korkudan yayımlamıyorlar. Niçin? Bu rapor yayımlanmıyor!”

“Saray ve beslemelerini tamamının işine son vereceğim”

“Erdoğan konuşmuş diyor ki değerli kardeşlerim ‘biz istikametini kaybetmiş avara kasnak gidi dolaşanlara bu memleketi teslim edemeyiz’ diyor. ‘Gelince uçakları satacakmış.’ Vallahi de satacağım billahi de satacağım. Sadece uçakları değil o garaja koyduğu her birisi milyon dolar olan pahalı arabaların tamamını satacağım. ‘Ya senden öncekiler de bunları söyledi.’ Benden öncekiler ne söyledi onu bilmem sen belli ki not tutmuşsun ama benim söylediğimi önemseyeceksin kardeşim. Ben söylersem gelir yaparım. ‘Bir defa devlet yönetmenin ne anlama geldiğinden haberin yok’ diyor. Bana diyor. Vallahi senin gibi devlet yönetmeden benim haberim yok o doğru. Ama devlet yönetmenin şu olduğunu çok iyi bilirim. Vatandaştan alınan her kuruşun hesabını vatandaşa vermenin devlet görevi olduğunu bilirim. Saray ve beslemelerini tamamının işine son vereceğim. Bir yerden üç beş maaş, bunları bitireceğim, Erdoğan duy! Gelecekler kene gibi milletin sırtına çöreklenecekler milletin kanını emecekler buna da devlet yönetimi diyecekler. Batsın sizin devlet yönetiminiz yaz. ‘Uçakları sattığın zaman devleti yönetmiş mi oluyorsun?’ Hayır efendim harama israfa meydan okuyorum ben. Dünyayı dolaşacaksın tarifeli uçaklarla mı’ Merkel de geziyor tarifeli uçaklarla. Parayla itibar olacağını sanıyorlar.

“Ne yerlisiniz ne millisiniz siz ahlaksızsınız!”

Sen bu güzel memleketi kimlere teslim ettin? Sayacağım; bu memleketin şanlı bayrağını rüşvet almış kişilerin eline teslim ettin sen! Önce büyükelçi tayin etti. Hangi devlet rüşvet alan bir kişiyi büyükelçi yapar? Böyle bir aymazlığı bana dünyada göstersin. İki; bu memleketin tank palet fabrikasını Katar ordusuna teslim ettin sen! Bu memlekette tank üretilmesin diye koskoca fabrikayı birilerine peşkeş çekti. Katar ordusuna devletin bütün sırlarını teslim ettin sen. Üç; Yav sen bu memleketin ekonomisini Londra’daki bir avuç tefeciye teslim ettin sen ya. Dört; sen Süleyman Şah Türbesi’nin bayrağını indirerek kendi topraklarından kaçtın. Ne yerlisiniz ne millisiniz siz ahlaksızsınız! Devletin en büyük ihalelerini beşli çeteye verdin, devletin bütçesini bu beşli çeteye teslim ettin. Rüşvet alanları, yolsuzluk yapanları, uyuşturucu baronlarını kolladın, korudun ve adaleti onlara teslim ettin. Sen devlette liyakati bitirdin. Devletin bürokrasisini saray beslemelerine teslim ettin. Daha acı olanı sen sahip olduğun o haram mal dolayısıyla tehdit edildin ve kendini Trump’a teslim ettin. Bir telefonda Papaz’ı serbest bırakıldın. Sırf Trump kendisini desteklesin diye son dört yılda 30 milyon 500 bin dolar lobilere para ödediler.”

“Erdoğan dönemi bitmiştir, ciddi hasarlar vermiştir vermeye de devam etmektedir”

“Erdoğan dönemi bitmiştir. Erdoğan dönemi ciddi hasarlar vermiştir ve vermeye de devam etmektedir. ama biz bu ülkeyi seven bireyler olarak hiçbir ayrım yapmadan birlikte hareket etmek zorundayız. Erdoğan diyor ki, ‘Memleketi size teslim etmeyeceğiz.’ Memleketi sen bize teslim etmeyeceksin memleketi millet teslim edecek bize. Bu millet millet ittifakına memleketi teslim edecektir. Daha güzel bir Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz. ”

Kılıçdaroğlu’ndan Cumhurbaşkanlığı açıklaması

“(Cumhurbaşkanlığı) Sordular bana nasıl bir cumhurbaşkanı 83 milyonu kucaklayan bir cumhurbaşkanı ayrımsız. Kendisini ve ailesinin yaşamıyla topluma örnek olan bir cumhurbaşkanı. Harcanan her kuruşun hesabını milletine evren bir cumhurbaşkanı. Eğer bir yerde bir sorun varsa soruna insanca eğilen, kaynakların sağlıklı kullanılıp kullanılmadığına bakan, saygın bir cumhurbaşkanı. Mal varlığı dolayısıyla tehdit edilmeyen onurlu ve dik duran bir cumhurbaşkanı. En önemlisi güç eline geçtiği zaman yozlaşmayan bir cumhurbaşkanı. Gücü parlamentoya rahatlıkla veren başbakana bütün yetkileri veren bir cumhurbaşkanı. Artık ben güçlendim istediğimi yaparım anlayışından uzak bir cumhurbaşkanı. Gücü akılcı kontrol eden bir cumhurbaşkanı. Kendi egosunu yenen bir cumhurbaşkanı. İstediğimiz cumhurbaşkanı budur. Bütün vatandaşlarımdan istediğim sandığa gittiğiniz zaman elinizi vicdanınıza koyun. Eğer bu ülkede nüfusun yüzde 17’si işler iyiye gidiyor diyor diyorsa sakın umutsuzluğa kapılmayın. Taşı sıksa suyunu çıkaracak gençlerimiz var.”

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir