Kılıçdaroğlu: Bana hakaret edeceğine çık cevap ver

Kılıçdaroğlu: Bana hakaret edeceğine çık cevap ver

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gara operasyonunun başarısız sonuçlanarak 13 kişinin öldürülmesi sonrasında Cumhurbaşkanı ve AKP genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelttiği 5 soruyu yineleyerek, “Bana hakaret edeceğine çık cevap ver” dedi.

Kılıçdaroğlu ayrıca istifa eden Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ile Merkez Bankası döviz rezervine ilişkin partisinin yönelttiği sorular sonrasında, “Ülkemizdeki pek çok yeni kazanımının altında Berat Bey’in imzası vardır. Bunun adı nedir? Finansı yönetmektir. Bunu başardığı için kuduruyorlar. Bunu başardığı için çıldırıyorlar” diyen Erdoğan’a da yanıt verdi. CHP lideri, “Başarı! Niye görevden aldın o zaman? Alma görevden. Hadi onu görevden aldın başarıysa 128 milyar doları senin talimatınla bir avuç insana peşkeş çeken Merkez Bankası Başkanı’nı niye görevden aldın? Onu da almasaydın. 128 milyar doların hesabını sorunca kıyamet kopuyor. Vallahi sizi kıskanmıyoruz. Kıskanılacak bir şey mi yaptınız? Bu milletin Merkez Bankası’nda biriktirdiği 128 milyar doları ne yaptın Sayın Erdoğan, kime verdin?” ifadelerini kullandı.

Öte yandan CHP lideri Kılıçdaroğlu, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın “Sinovac aşısını Türkiye’ye getiren aracı şirket var mı?” sorusuna verdiği “Doğru değil, biz anlaşmamızı DMO ve Sinovac ile arasında yaptık” yanıtını hatırlatarak, “Aracı şirket Keymen, 1 milyon doz ‘ücretsiz aşıyı’ devlete fatura etti mi, etmedi mi?” sorusunu yöneltti.

Çin’de TRT muhabirinin Türkiye’ye gelecek aşıların önünde çekildiği fotoğrafta, ilaçların üzerinde Keyman İlaç yazdığı görülmüştü.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Bir gerçeği hepimiz görüyoruz ve bir gerçeğin tanığıyız. 19 yıldır ülkeyi yöneten bir siyasal iktidar Türkiye’yi bugün hangi noktaya getirdi? Her birimizin hangi partiden olursak olalım hangi görüştn olursak olalım ülkemizi seviyorsak, insanımızı seviyorsak ve bu güzel ülkede huzur içinde yaşamak istiyorsak bunun sorgulanması lazım. Ne oldu da 19 yılda Türkiye ekonomik buhranla karşı karşıya kaldı? Hangi ekonomik ve siyasal tercihler bizi buraya taşıdı? Çocuklarımıza karşı sorumluluk duyuyorsak aynı sorumluluk içinde Türkiye’nin sorunlarını evde masaya yatırmak zorundayız. Konuşmak zorundayız. Eğer oturup konuşamazsak, tartışamazsak kimin doğru kimin haksız olduğunu nasıl öğreneceğiz. Aklımız varsa kullanmak, eğri ile doğruyu ayırmak zorundayız. Eğer ülke bir ekonomik buhranla karşı karşıya ise, on binlerce kişi işsiz ise, üniversiteyi bitiren kadınlar evlere temizliğe gitmeye mecbur kalıyorsa oturup düşünmek zorundayız. 19 yıl önce konuşmadığımız pek çok sorunu neden 19 yıl sonra konuşmaya başladık. Neden ve hâlâ dediğim dedik mantığıyla Türkiye Cumhuriyeti yönetiliyor?

Eğitim sistemine bakın Allah aşkına. Yakında sınavlar olacak. Nasıl bir eğitim sistemi! 640 bin öğrenci EBA’ya ulaşamıyorsa ne sınavı yapacaksınız? 19 yıldır! Eğitimde tasarruf yapıyoruz diyorlar. Arkadaş sen tasarruf yapıyorsan saraydan başlayacaksın! Böyle aklı ve mantığı hiçbir siyasi kitap yazmamıştır, hiçbir bilim insanı da böyle bir düşünce içinde olmamıştır. Türkiye’yi ben yöneteceğim, kararlar alacağım sıkıntı olunca sorumluluk Türkiye Cumhuriyeti devletinindir! Sorumluluk üstlenmiyorsunuz yeri geldiğine yönettiğiniz devleti suçluyorsunuz. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilktir. Tek başına devleti yöneten kişi Türkiye Cumhuriyeti devletini beceriksizlikle suçluyor. Aklın mantığın alacağı bir şey değil. Nasıl bir siyasi yapıyla karşı karşıya olduğunuzu bilmeniz için anlatıyorum. Sadece eğitimde mi hayır, her alanda sorun yaşıyoruz.

“Devletin dini nedir? Adalettir”

Dış politikada geldiğimiz noktaya bakın. Hangi ülke ile barış içindeyiz? Bir komşumuz vardı. Suriye. Buyurun bakalım. Öyle bir hava estirdiler ki efendim biz 24 saat içinde Emevi Camii’ne gideceğiz. Ne oldu? 3 bin 600 Suriyeli bizim camilerimizde namaz kılıyor şimdi. Bunu yapan siyasi idare nasıl kalkıp dostluktan kardeşlikten barıştan söz edebilir? Ne işimiz vardı Suriye ile kavgaya. Şu sorunun cevabını vatandaşlarımız adına, şehitlerimiz adına, EYT’liler çiftçimiz adına öğrenmek isterim. Suriye’ye girdiniz 3 milyon 600 bin Suriyeli geldi 40 milyar dolar para harcadınız. 40 milyar dolar esnafa, çiftçiye, sanayiciye verilseydi ne olurdu? Bu soruları sormak zorundayız. Sorumluluk üstlenen her vatandaşımın sorması lazım .Esip gürlemenin bir anlamı yok. Doğrulara tahammül edemiyorlar, biliyorum. Günlük yaşantıları içinde bile Allah bilir birbirlerine hakaret ediyorlar. Devlet böyle yönetilmez! Devlet intikam duygusuyla yönetilmez. Devletin dini nedir? Adalettir. Adaletin olmadığı devletten hangi devletten söz edeceğiz biz.”

“Her ortamda da söyledik terör kimden gelirse gelsin bir insanlık suçudur. Buna karşı durmak da bizim sorumluluğumuzdur. Teröre karşı mücadele ettiler de karşı çıkan oldu mu? Hayır. Teröre karşı mücadele ciddi bir olaydır, sıradan bir olay değildir. Yurt dışı destekçileri varmış, olabilir. Var zaten. Yurt dışı destekçileri var ve finans kaynaklarının büyük bir kısmı oralardan kaynaklanıyorsa Türkiye Cumhuriyeti devletine düşen temel bir görev var. Terörle mücadelede en etkin araç terör örgütünün finans kaynaklarını kesmektir. Bu yapıldı mı? Bu konuda çaba harcandı mı?”

“İstanbul seçimleri şehitlerimizden daha mı önemliydi? Sorduk dostum dostum diye ortalıkta geziniyorsun, Papaz’ı verirken deseydin kardeşim, 13 vatandaşımız var terör örgütünün elinde, bir telefon edersen onlar da bize teslim etsinler diyebilir miydin? Diyebilirdin. Niçin aklına gelmedi?”

“Asker siyasetin emrinde. İki yüzbaşımız ve bir askerimiz ayrıca şehit oldu. Hiçbir asker güvenlikle ilgili hiçbir görevli böyle bir operasyonu kabul etmiyor. Bu operasyon yanlış bir operasyondur. Biz bunu söyledik ne oldu? Bir sürü hakaret. Bu soruların cevabını hâlâ almış değilim. Bana hakaret edeceğine çık bu sorulara cevap ver. ”

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a Berat Albayrak yanıtı: Başarıymış, niye görevden aldın o zaman?

“128 milyar doları sattılar. Sorduk. Garip gurabanın parası o. Kime sattın? Cevap yok. Şu ana kadar cevap yok. Meclis’te araştırma önergesi verildi. Reddedildi. Kendisine milliyetçi diyen parti de araştırılmasın diye önergeyi reddetti. Gittiğim yerlerde esnafa, emekliye 128 milyardan sana bir şey düştü mü diye sordum. Hayır diyor. Nereye gitti 128 milyar dolar? Bu soru soruluyor. Damat yok ortada. Görevden aldı görevden. Damadın görevden alınışını açıklayacak televizyon bulamadılar. Aradan geçti 10 saat. Televizyon kanalları gazeteler damat istifa etti yazamadılar. 128 milyar dolar sorulunca damadı savunuyor. Damadın başarılarından kuduruyorlar diyor. Ne başarı ama! 128 milyar doları peşkeş çekeceksiniz bir avuç tefeciye. Başarı! Niye görevden aldın o zaman? Alma görevden. Hadi onu görevden aldın başarıysa 128 milyar doları senin talimatınla bir avuç insana peşkeş çeken Merkez Bankası Başkanı’nı niye görevden aldın? Onu da almasaydın. 128 milyar doların hesabını sorunca kıyamet kopuyor. Vallahi sizi kıskanmıyoruz. Kıskanılacak bir şey mi yaptınız? Bu milletin Merkez Bankası’nda biriktirdiği 128 milyar doları ne yaptın Sayın Erdoğan, kime verdin?”

Kılıçdaroğlu, havalimanı kira ertelemelerini hatırlattı, esnafa seslendi: Bunlara oy verirsen ki elim yakanda olur artık!

“(Havalimanı kira erteleme kararına tepki) Ya arkadaş esnaf 1 milyon 300 bin esnafa 7 milyar lira verdiler. Bunların sadece kira ertelemesi 18 milyar lira. 20-21’i de erteleyecekler bir 18 milyar lira daha. E buradan esnafa seslenmek isterim artık: Eğer sandıkta gidip bunlara oy verirsen iki elim yakanda olur artık!”

“Halkın başına bela olan bir siyasal iktidarı demokratik yollarla dünyaya örnek olacak şekilde göndereceğiz”

“Biz halkın başına bela olan bir siyasal iktidarı demokratik yollarla dünyaya örnek olacak şekilde göndereceğiz. Dünya siyaset tarihinde bir ilki gerçekleştireceğiz. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak dünya siyaset tarihinde bir ilki gerçekleştireceğiz. Farklı siyasi partilerde farklı görüşleri olan siyasal partilerle beraber demokrasiyi savunan dostlarımızla beraber bir dikta yönetimini sandıkta yeneceğiz ve onları göndereceğiz.”

“AKP KONGRELERİNDEKİ KALABALIK”

Kongreler yapıyorlar ‘lebaleb’ dolu. Orada Kovid hiç olmuyor. Bu Kovid kadar akıllı bir virüs hiç yok ama kahvehaneler açıksa gidiyor. Akla bakın mantığa bakın. Esnaf perişan. Gidiyorsunuz kongreye lebaleb dolu, ama iki kişi lokantada yemek yediğin zaman olmaz diyorlar.

“ERDOĞAN VE BAKAN KOCA’YA AŞI SORUSU”

Sağlık Bakanı bir açıklama yaptı, diyorlar ki, “Sinovac aşısında aracı var mı?” Sağlık Bakanı aracı olmadığını söylüyor. “9 Şubat 2021 tarihine kadar, 10 milyon 162 bin 123 doz aşı getirildi, bunlar için Develt Malzeme Ofisi Keymen firmasına 121 milyon 945 bin 476 dolar para ödedi.” Burdaki soru şu, aralık 2020 tarihinde Esenboğa gümrüğünden geçiyor aşılar gümrükten geçen 1 milyon 342 bin 298 doz aşı gümrükten Keymen tarafından çekiliyor. Buradaki önemli nokta şu, gümrükteki beyana göre 1 milyon doz aşı için ücret alınmıyor. 1 milyon doz aşı ücretsiz, yani 12 milyon dolarlık aşı ücretsiz verilmiş. Sayın Bakan’a ve Erdoğan’a soruyorum, ücretsiz olarak ithal edilen 1 milyon doz aşı Devlet Malzeme Ofisi’ne her dozu 12 dolardan fatura edildi mi, edilmedi mi? Ücretsiz olduğu beyannamesinde var.

——————-

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın şu beş soruyu yanıtlamasını istemişti:

1- Bölücü terör örgütünün 5.5 yıl elinde tuttuğu vatan evlatlarını kurtarmak için 2015 tarihinden bu yana başbakan veya cumhurbaşkanı olarak ne yaptınız?

2- Abdullah Öcalan’dan seçimlerde mektup dilenirken neden vatan evlatlarının serbest bırakılması için çağrı yapmasını istemediniz? İstanbul seçimleri sizin için 13 vatan evladından daha mı önemliydi?

3- Yıllarca dostum Trump diye böbürlendiniz. Neden dostluğunuzu vatan evlatlarımızı terör örgütlerinin elinden kurtarmak için kullanmadınız?

4- Daha önce benzer hadiselerde sorunun çözümünde büyük katkısı olmuş insan hakları örgütlerinden terör örgütünün elinde tuttuğu vatan evlatlarımız için en azından çağrıda bulunmak hiç aklınıza gelmedi mi?

5- Dün Rize’de yaptığınız açıklamalarda sınır ötesi operasyonun hedeflerinden birinin de şehit olan 13 evladımızın kurtarılması olduğunu ancak başaramadığınızı söylediniz. 13 vatandaşımızın kurtarılması için başlatılan operasyondaki başarısızlığı kim üstlenecek? Bu işin sorumlusu kim?

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir