14 Ekim 2019 Pazartesi

''Irak, Türkiye'nin ili değil''

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin Irak'ın kuzeyiyle ilişkilerine yönelik soru üzerine, Türkiye’nin tüm komşularıyla iyi ilişkiler kurması gerektiğini dile getirerek, “Hukukun üstünlüğü diye bir kavram var. Özellikle dış politikada saygınlığa ihtiyaç var. Irak bağımsız bir ülke, anayasası olan bir ülke. Eğer siz kuzey ile ilişkiyi kurarken Irak merkezi yönetimini dışlarsanız bu doğru değil dedi.

03 Aralık 2013 Salı 08:01
''Irak, Türkiye'nin ili değil''
WASHINGTON - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Washington temasları kapsamında, düşünce kuruluşu Brookings Enstitüsü’nde “CHP’nin Türkiye Vizyonu” başlıklı konferansta konuştu.

Partisinin Türkiye vizyonunu “güçlü demokrasi, güçlü ekonomi ve sorumlu dış politika” olarak tanımlayan Kılıçdaroğlu, güçlü demokrasi için güçler ayrılığının önemine dikkati çekti. ABD Başkanı Barack Obama’nın Kahire konuşmasından alıntı yapan Kılıçdaroğlu, “Yasama, yürütme ve yargı arasındaki sınırların belirsizleştiği bir ülkede, demokrasi her geçen gün derin yaralar alır. CHP, iktidara geldiğinde, güçler arasındaki sınırları tekrar belirginleştirecek ve demokrasimizi işler hale getirecek” dedi.

Kılıçdaroğlu, CHP olarak Türkiye’deki yüzde 10 seçim barajını adil bulmadıklarını, iktidara gelmeleri halinde bunu kaldıracaklarını ve “çoğunlukçu değil çoğulcu” anlayış kuracaklarını kaydetti.

Bağımsız bir yargı sisteminin, demokrasinin teminatları arasında olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, CHP olarak yargı sisteminde “siyasi otoriterinin gölgesini” Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) üzerinden kaldıracaklarını ve hukuka güveni yeniden inşa edeceklerini söyledi. Kılıçdaroğlu, Özel Yetkili Mahkemeleri de Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nin devamı ve “demokrasinin ayıbı” olarak tanımlayarak, bu mahkemelerin kaldırılmasını ve onların sonuçlandırdığı davaların hızlı bir şekilde yeniden görülmesi gerektiğini savundu. Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“CHP olarak yürütmenin kanun hükmünde kararnameler yoluyla yasamayı yok saymasını demokrasimiz açısından sakıncalı buluyoruz. Ayrıca, tek adam yönetimini kurumsallaştıracak ve Türkiye koşullarında otoriter eğilim ve alışkanlıkları pekiştirecek başkanlık sistemi önerisini de kabul etmiyoruz" diyen Kılıçdaroğlu, CHP olarak bireyin hak ve özgürlüklerine odaklı, laik, demokratik, Cumhuriyetin kazanımlarını koruyan ve bu kazanımları eşitlikçi ve özgürlükçü bir anlayışla geliştiren bir anayasa istediklerini ve düşünce ve ifade özgürlüğünün önündeki bütün engellerin kaldırılması gerektiğine inandıklarını dile getirdi. 

Kılıçdaroğlu, ayrıca, “Dünyanın en büyük gazeteci hapishanesine dönüşen bir Türkiye istemiyoruz.  CHP iktidarında, Türkiye’deki basın ve medya rahat bir nefes alacak. Sansür kesinlikle olmayacak.  CHP iktidarında, Türkiye, basın özgürlüğü sıralamasında 179 ülke içinde 154. olmayacak, mutlaka ilk sıralarda yer alacaktır. CHP iktidarında başta akademisyenler, öğrenciler, avukatlar ve hatta milletvekilleri olmak üzere, toplumun bütün kesimleri rahat bir nefes alacak” diye konuştu.

Dış siyasette yerimiz batıdır

Kürt sorununun da dini referanslar, seçim yatırımları ve gösterilerle çözülemeyeceğini belirten Kılıçdaroğlu, "toplumun zihnen ve ruhen bu kadar bölünmüş olduğu bir ülkede böylesine köklü bir sorun çözümü için toplumsal uzlaşmaya ihtiyaç olduğunu" söyledi. Kılıçdaroğlu, "CHP, bu meseleye hak, özgürlükler, farklı kimliklere saygı ve eşit vatandaşlık ekseninde yaklaşmakta ve şiddeti dışlayan, insan hakları ve hukukun üstünlüğünü önceleyen bir çözümü savunmaktadır” ifadesini kullandı.

CHP’nin “güçlü ekonomi” vizyonunu da anlatan Kılıçdaroğlu, bu bağlamda iktidara gelmeleri halinde, Merkez Bankasının gerçek anlamda özerk kılınacağı,  Gelir İdaresi Başkanlığı’nın, üniversitelerin özerk hale getirileceği, Sayıştay'ın daha etkin hale getirileceği gibi konulara  değindi. 

Kılıçdaroğlu, CHP’nin “sorumlu dış politika” vizyonuyla ilgili olarak da parti olarak Türkiye’yi Avrupa-Atlantik ailesi içinde yer alan bir ülke olarak gördüğünü ifade ederek, “Dış siyasette yerimiz batıdır” dedi.   Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğini temel hedef olarak benimsediklerini, NATO ittifakını önemsediklerini ve NATO'nun önem, rol ve etkisinin daha da arttığını düşündüklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin ittifaklarına sadık bir ülke olduğunu vurguladı.

Kılıçdaroğlu, CHP’nin Türkiye-ABD ilişkileriyle ilgili vizyonuyla ilgili da şunları kaydetti:

“Müttefiklerin savunma konularında uyum içinde olmaları gerektiğini değerlendiriyoruz.  CHP, Türkiye-ABD ilişkilerinin eşitlik zemininde, ortak değer ve karşılıklı çıkarlar çerçevesinde, sağlıklı, güçlü ve kalıcı olmasını arzulamaktadır. İki ülkeyi birbirlerinin konjonktürel müttefikleri ve kriz anlarında akla gelen ortakları olarak algılamıyoruz. CHP’nin Türkiye’si ile ABD’nin paylaştığı birçok ortak değer vardır. Bunların başında, demokrasi, hukukun üstünlüğü, kadın-erkek eşitliği ve özgürlükler gelmektedir.

Öte yandan, güvenli ve enerji alanları iki ülkeye yeni işbirliği fırsatları sağlayabilir".

Kılıçdaroğlu, Türkiye'de kadınların konumuna yönelik soru üzerine, “Baskıcı otoriter bir yapı içinde çok şeyi kaybettiklerinin farkındalar. O nedenle toplumun en hassas kesimi onlar. Erkeklerden daha cesurlar daha çok şey söyleyip, daha dirençliler” dedi.  

Basının üzerine şal örttük

Kılıçdaroğlu, Türkiye’deki basın özgürlüğüne yönelik soru üzerine, bu konunun ülkenin en ciddi sorunlardan biri olduğunu, çok sayıda gazetecinin hapiste bulunduğunu ifade etti.

Çağdaş demokrasilerde dördüncü gücün medya olduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, “Basının üzerine büyük bir şal örttük, bunun kalkması gerekiyor, medyası özgür olmayan bir toplumun kendisi de özgür olamaz” ifadesini kullandı.

Kılıçdaroğlu, çözüm süreciyle ilgili belirsizlik olduğunu ifade ederek, “Sürecin nasıl gittiğini kimse bilmiyor. Ana muhalefet partisi olarak biz bilmiyoruz, diğer partiler de bilmiyor, iktidar partisinin milletvekilleri de bilmiyor. O nedenle orada büyük bir belirsizlik var” ifadesini kullandı.

"Irak, Türkiye'nin ili değil" 

Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin Irak'ın kuzeyiyle ilişkilerine yönelik soru üzerine, Türkiye’nin tüm komşularıyla iyi ilişkiler kurması gerektiğini dile getirerek, “Hukukun üstünlüğü diye bir kavram var. Özellikle dış politikada saygınlığa ihtiyaç var. Irak bağımsız bir ülke, anayasası olan bir ülke. Eğer siz kuzey ile ilişkiyi kurarken Irak merkezi yönetimini dışlarsanız bu doğru değil. Irak hukukuna, anayasasına uygun olarak tavır sergilememiz gerekiyor. Irak bizim bir parçamız değil, Türkiye’nin ili de değil, bağımsız bir ülke. Irak ile ilişkilerinizi merkezi hükümetin hukukunu, anayasasını dikkate alarak, Irak’ın toprak bütünlüğünü dikkate alarak ilişkilerinizi geliştirmek zorundasınız. Bundan yanayız” ifadesini kullandı.

 Dış politikada AK Parti iktidarıyla farklılıklarının sorulması üzerine de Kılıçdaroğlu, “Biz Suriye konusunda Suriye’nin iç işlerine müdahale etmek gibi bir görevi asla üstlenmemeliyiz” dedi. Kılıçdaroğlu, Suriye’de radikal unsurların konuşlanmasını istemediklerini vurgulayarak, "Radikal unsurların Türkiye’ye gelip Suriye’ye gidip iç çatışmanın tarafı olmasını istemiyoruz. Biz bütün komşularımızla barış içinde yaşamak isteriz. Diplomatik yollarla sorunun çözülebileceğine inanıyoruz. Bu konuda bazı önemli adımlar atıldı, biz bunları önemsiyoruz. Özellikle Cenevre’de Amerika ve Rusya’nın Suriye krizinin çözümü noktasında attıkları adımları da önemsiyoruz. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak Suriye’nin iç işlerine müdahaleyi doğru bulmuyoruz” diye konuştu. 

"İktidara hazırız"

Genel başkan olduktan sonra Türkiye’nin her sorunuyla ilgili proje ürettiklerini, her alandan başarılı kadrolarının bulunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, son seçimlerde projelerini yeterli anlatamadıklarını ancak ondan sonra önemli çalışmalar yaptıklarını anlattı.

Kılıçdaroğlu, “İktidara talibiz ama bunun altını özellikle çizmek isterim: Eğer bir toplumda özgürlük alanları kısıtlanmışsa, ana muhalefet partisi, tek başına muhalefet etmeye zorlanmışsa, yani üniversite, medya, sendikalar, sivil toplum örgütleri susturulmuşsa, işimizin kolay olmadığını ben de biliyorum ama bu bizi mücadelemizden alıkoymayacak. Çünkü Türkiye’nin tam demokrasiye ve daha fazla özgürlüğe ihtiyacı var” diye konuştu.

Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşanan üç büyük devrimin altında CHP’nin imzası bulunduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin şu anda dördüncü büyük devrime ihtiyacı var, tam demokrasi ve özgürlük. Gelin o devrimi beraber yapalım diyoruz” ifadesini kullandı.

Dershaneler

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'deki eğitim sisteminin dershanelere ihtiyaç duyulmayacak şekilde yeniden yapılandırılması halinde buna destek verdiklerini söyleyerek, "Ama hiçbir değişiklik yapmayacaksınız eğitim sisteminde, dershaneleri kaldıracağım diyeceksiniz. Bu ticari anlayışa da aykırı, serbest piyasa anlayışına da aykırı. Bugün birisi dershaneleri kapattı, yarın bir başkası gelip ben de şu ticari kuruluşları kapatacağım der. Yasaklarla bir yere varılamaz" dedi.

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    
    www.altiokhaber.com Twitter

    www.altiokhaber.com

    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz: