15 Aralık 2017 Cuma

HDP: Tezgah önceden planlanmıştı

HDP, referandum süreci ve günündeki ihlalleri sıraladığı raporu kamuoyuyla paylaştı.

21 Nisan 2017 Cuma 14:57
HDP: Tezgah önceden planlanmıştı

 

Partinin Ankara’daki genel merkezinde düzenlenen basın toplantısında konuşan Baydemir, olağanüstü hal ve doğu ile güneydoğu illerindeki sıkıyönetim koşulları nedeniyle eşitlik ilkeleri ve serbest propagandanın ortadan kalktığını savundu.

“Gizli oy ve açık tasnif ve serbestiyetlik ilkesinin de yurttaşın elinden alınmış olması ve son olarak da YSK kararı sebebiyle referandumun mutlaka iptali gereklidir” diyen Baydemir, 13 HDP’li vekilin tutuklu olmasının referandumda meşruiyet sorunu yarattığını ifade etti.

Referandum öncesinde ‘demokratik muhalefet’le karşı karşıya kalınmaması için operasyonlar yapıldığına dikkat çeken Baydemir, devletin tüm imkanlarının ‘Evet’e seferber edildiğine vurgu yaptı.

Şanlıurfa, Muş ve Şırnak’ta ‘yetkililer’in muhtarları çağırarak “Senin 1 Kasım’da 7 Haziran’da köyünden çıkan oy bu, senin kızın öğretmen inşallah başına bir şey gelmez, inşallah işinden olmaz” diyerek tehdit ettiğini öne süren Baydemir, “Kimi yerlerde kaymakamlar toplantı yaptı muhtarlarla ve ‘Hayır demek devlet düşmanlığıdır’ dedi. Kimi yerlerde ‘Hayvanlarınız meraya çıkamayacak’ tehdidinde bulundu” diye konuştu.

‘Silah zoruyla oy’

Bazı sandıklarda hukuka aykırılık yapıldığını belirten Baydemir, şunları kaydetti: “Örneğin Muş’un Çatbaşı köyünde muhtar her seçmenle birlikte kabine girdi, Eleşkirt’in Toprakkale köyünde açık oy kullandırıldı, Bitlis’in Ovakışla köyünde oy kullanmaya giden yurttaşlar GBT kontrolüne tabi tutuldular, Eleşkirt’te muhtar ve korucular kadınlar yerine oy kullandı. Siverek’in Çığrı köyünde silah zoruyla oy kullanıldı. Örneğin ağırlıklı olarak sadece HDP ve AKP’nin oy aldığı 18 ile baktığımız zaman; 420 sandıkta sıfır ‘Hayır’ oyu çıkmış, bu sandıkların neredeyse tamamı kırsal kesimde kurulmuş yani ihlal alanlarının olduğu sandıklardır. Buradaki seçmen sayısı 61 bin 711’dir. 420 sandığın 366’sında HDP’nin tek bir müşahiti olamamıştır, alınmamıştır müşahitlerimiz.”

Bahsettiği kentlerde 1118 sandıkta ‘Evet’ oranının yüzde 90’nın üzerinde olduğunu, seçmen sayısının da 237 bine tekabül ettiğini dile getiren Baydemir, “Bu sandıklardan 791 tanesinde de bizim müşahitlerimizin bulunmasına imkan verilmemiştir. Toplamına baktığımızda 1538 sandıktan 298 bin 202 seçmenin oy kullandığı sandıklardan 1157 tanesinde biz var olamadık, engellendik. Bu sandıklardaki sonuçların tamamı gayrı meşrudur, butlandır, yasaya aykırıdır” diye konuştu.

‘Tezgah önceden planlanmıştı’

Muş’un Dağdibi köyünde referandum sandıklarının kurulduğu okulda tüfekle fotoğraf çektirip paylaşan kişiye sözü getiren Baydemir, “Başbakana sorularım var; eğer ‘Hayır’ oyları yüzde 55 çıksaydı, siz bu şahsa nasıl bir muamele uygulardınız? Bu şahıs tutuklanmış olmayacak mıydı?” diye sordu.

Baydemir, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) mühürsüz oy pusulaları ve zarfları geçerli saymasına değinerek, benzer durumun Bitlis’te 2014’te yaşandığını, o dönem seçimin yenilendiğini hatırlattı.

Baydemir, şöyle devam etti: “YSK Norşin’deki (Güroymak) seçimi iptal etmiş ve 1 Haziran’da seçim yenilenmiş. Aynı seçim kurulu aynı insanlardan bazıları iki satırlık bir duyuruyla bu oyların geçerli sayılacağını ifade etmiş. Bu bir tezgahtır. Eğer hile, baskı zorla ve cebirle ‘Hayır’ yüzde 50’nin altına indirilememiş olsaydı mühürsüz oy pusulaları iptalin gerekçesi yapılacaktı. Bu tezgah önceden planlanmıştı. Bir hukuksuzluğu bir başka hukuksuzlukla bir yalanı başka bir yalanla örtmeye çalıştığınızda bunun sonu yoktur.”

Baydemir, bir sandığa da 450 zarf gitmesi gerekirken 350 zarf gittiğini iddia etti.

‘YSK hakem değil taraf oldu’

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın YSK’nın referandumun iptali istemini reddettiği kararına atıfla “YSK’nın kararı kesin. Bu iş bitti” demesine değinen Baydemir, “YSK hakem değil taraf olmuştur. Suç duyurusunda bulunduk, itiraz ettik ikinci aşama AYM’ye ve AİHM’e gitmektir. Bundan etkin bir sonuç alınacak anlamı çıkmamalıdır. Kayıtlara geçmesi tarihe not düşülmesi açısından da bu mekanizmalara başvuracağız” dedi.

Hazırladığı raporla YSK’nın şeffaf davranmadığını ortaya koyan Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nı (AGİT) eleştiren Erdoğan’a “Bu mekanizmalara destek sunacaksınız ama siz eleştirildiğinizde kararlarını tanımayacaksınız” diye seslenen Baydemir, bu davranışla Erdoğan’ın itibarsızlaşmaya devam edeceğini savundu.

Baydemir, partinin hazırladığı referandum süreci ve gününe ilişkin ihlal raporundan maddeleri şöyle sıraladı:

* Anayasa değişikliği görüşmelerinin komisyon ve genel kurul aşamasında HDP eş başkanları dahil 13 milletvekili tutukluydu.

* Temmuz 2015’ten bugüne pakete muhalefet edebilecek 11 bin kişi gözaltına alındı, beş bini tutuklandı. 38 il eş başkanı, 98 ilçe eş başkanı, 750 il ve ilçe yöneticisi, 85 belediye eş başkanı tutuklandı, 82 belediyeye kayyım atandı.

* 17 TV, 63 gazete, boşu boşuna kapatılmadı. Muhalefetin sesini duyurduğu tüm kanallar yol temizliği amacıyla kapatıldı. 2 bin 614 sendika, vakıf da bu minvalde kapatıldı.

* Kampanya döneminde Cumhurbaşkanı, Başbakan, valiler, bakanlar, kaymakamlar temel atma töreni adı altında, daha önce atılan temelleri yeniden attılar, açılan yerleri yeniden açtılar. Fırsat eşitliği tamamen ortadan kaldırıldı.

* Sadece mart ayı boyunca 17 ulusal kanalda ‘Evet’ kampanyası yürütenler 830 saati aşkın canlı yayınlarda propaganda yapma imkanı buldular. HDP’ye 58 dakika ayrıldı. TRT 80 milyon yurttaşın, 55 milyon seçmenin vergisiyle ayakta duran bir kamu kuruluşu. Bütün yayın politikasına baktığımızda 6 bin 625 dakika ‘Evet’ kampanyasına ayrılmış, HDP’nin TRT’de kendisin ifade ettiği zaman dilimi ise sıfır dakikadır.

* 16 Nisan gününe kadarki 85 günün bilançosu çok daha vahim; 2 bin 165 HDP’li gözaltına alındı. Günde ortalama 29 kişi gözaltına alındı, günde ortalama beş kişi tutuklandı. Süreçte 429 kişi tutuklandı, 155 kişi fiziki saldırıya maruz kaldı.

* Meclis’te üçüncü büyük siyasi partinin posteri yasaklandı. Biz mitinglerimizde eş genel başkanlarımızın posterini asamadık. Urfa, Van, Hakkari gibi pek çok şehirde 10 Mart – 8 Nisan arası tüm mitingler, basın açıklamaları yasaklandı. Yerel çalışanlarımızdan kim harekete geçse gözaltına alındı.

* 140 sandık başkanımız ‘kötü ün’ü var gerekçesiyle kabul edilmedi. İlçe Seçim Kurulu, üyelerimize “Bakın başınız belaya girecek” denildi, tehdit edildiler; 2 bin 200 adayımız daha kuraya girmeden reddedildi.

* 8 Mart, Nevruz ve 15 Şubat; kampanyanın yoğun yürütüldüğü aylarda operasyon adı altında 1092 kişi gözaltına alındı, 203 kişi tutuklandı. Bu kişilerin tamamı kampanyayı yürütecek olan arkadaşlarımızdı.

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    
    www.altiokhaber.com Twitter
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    Bugün seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?

    
    Web Tasarım