Erdoğan’dan ABD’ye yaptırım tepkisi

Erdoğan’dan ABD’ye yaptırım tepkisi

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin S-400 füze sistemi almasına yönelik ABD yaptırımı kararına tepki gösterirken, “2017’den beri CAATSA konusunda hiçbir ülkeye Türkiye’den başka bu yaptırım uygulanmamıştır. İlk kez bir NATO üyesi olarak ülkemize uygulanmaktadır. Bu nasıl ittifaktır, bu nasıl müttefiktir? Bu karar ülkemizin egemenlik haklarına aleni bir saldırıdır” dedi.

Ankara-Niğde Otoyolu 2. Kesim Açılış Töreni’ne video konferansla katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, CAATSA (ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası) yaptırımlarına ilişkin olarak, “Asıl amaç ülkemizin savunma sanayisinde başlattığı atılımların önünü keserek bizi mutlak olarak kendilerine bağımlı hale getirmektir. Biz muhataplarımızın karşısına S-400 konusunda endişeniz varsa teknik çalışma grubu kuralım, diplomasi yoluyla sorunu çözelim teklifiyle gittik. Önümüze konan Türkiye’nin S-400 alması ve bu sistemin hiçbir teknik izah getirilemeyen F-35’ler için paranın büyük kısmını verdiğimiz halde tehdit teşkil ettiği iddiası bahaneden ibaret” diye konuştu.

Erdoğan, “Maksat üzüm yemek değil bağcıyı dövmektir. S-400 konusu olmasaydı başka gerekçeyle benzer yollara başvurulacağı anlaşılıyor. Şimdi ne olacak? Biz kendi işimize bakacağız. Savunma sanayimizi bağımsız hale getirmek için dünkünden 2 kat fazla çalışacağız. Savunma sanayi başkanlığımızın projelerini hızlandıracağız, firmalarımıza daha çok destek olacağız” ifadesini kullandı.

Erdoğan’ın açıklamasından satır başları şöyle:

Yap işlet devret modeliyle ülkemize kazandırdığımız otoyolun birinci ve üçünü kesimlerini Eylül başında hizmete açmıştık. Bugün de ikinci kesimi trafiğe açarak yolun tamamını devreye almış oluyoruz.

4 saati bulan seyahat süresi artık yarı zamanda tamamlanabilecektir. Ankara-Niğde Otoyolu’nun ülkemize, sağlayacağı vakit ve yakıt tasarrufu sayesinde yılda 1,6 milyar liranın üzerinde katkısı olacaktır. Mesafenin de kısalmasıyla artık neredeyse yarı zamanlı tamamlanabilecektir. Kazaların azalmasıyla can ve mal güvenliğinin artması en önemli kazancımızdır.

Akıllı yol olarak tasarlanmış olması bu otoyolu diğerlerinden farklı kılıyor. Emeği geçen kurumları, firmaları, mühendisini işçisini tebrik ediyorum.

Dünya salgın felaketinin şaşkınlığını yaşarken, biz sağlık alanında dev adımlar atıyoruz hem de yatırımlarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz. Ulaştırma yatırımlarında da Türkiye’ye çağ atlatıyoruz.

Salgın tedbirleri sebebiyle işlerine ara veren veya azalan esnafımıza vereceğimiz 5 milyar liralık destek paketini kamuoyuna açıklamıştım. Kamu arazilerini kullanan turizmcilerimiz için de erteleme getirdik. Stopaj indirimi ve KDV indirimi süresini de uzattık. Daha önce başlattığımız destekleri zaten sürdürüyoruz. Elimizdeki kaynakları kullanarak iş insanlarımızın ve çalışanlarımızın yanında yer alıyoruz. Devletin asıl böyle dönemde milletinin yanında olması gerektiği inancıyla her kesime yönelik destekleri sıkıntılar ortadan kalkana kadar devam edeceğiz. Sabrı fedakarlığı ve hayretiyle milletimin her bir ferdine şükranlarımı sunuyorum.

Türkiye’yi istedikleri şekilde yönlendiremeyenlerin ülke içindeki muhalefeti ve kurumları maşa olarak kullanma gayretlerini yakından takip ediyoruz. Son 7 yıldır saldırıları nasıl boşa çıkardıysak, bu beşinci kol faaliyetlerini de aynı şekilde hüsrana uğratacağız. Demokrasimizi ve ekonomimizi hep daha ileri taşıyarak 2023 hedeflerimize adım adım ilerleyerek inşallah büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa görevini hep beraber gerçekleştireceğiz.

Türkiye büyüdükçe, güçlendikçe bunlarla bağlantılı olarak istiklaline, egemenliğine sahip kaldıkça maruz kaldığı saldırıların çapı artıyor. Ülkemizde meşru rekabet zemininde mücadele edemeyenler tek taraflı yaptırım tehditleriyle bizi yolumuzdan çevirmeye çalışıyorlar. Geçtiğimiz hafta gündemimizde Avrupa Birliği’nin yaptırım tehditleri vardı. Dün de ABD yaptırımları açıklandı. Çok net ifade ediyorum. 2017’den beri CAATSA konusunda hiçbir ülkeye, Türkiye’den başka bu yaptırım uygulanmadı. İlk kez bir NATO üyesi olarak ülkemize uygulanmaktadır. Bu nasıl ittifak, müttefiklik? Bu karar ülkemizin egemenlik haklarına yönelik aleni bir saldırıdır.

Kararın gerekçesi nedir? Gerekçe, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi almış olmasıdır. Türkiye neden bu yola başvurdu? Çünkü Amerika uzun zamandır kendi elindeki hava savunma sistemlerinin ülkemize satışına izin vermiyor. Kaldı ki F-35 uçaklarının bine yakın parçasını Türkiye üretiyor ve Amerika’ya veriyor. Senato’da çıkan engellerin yanında bu sistemleri almak için istediklerimizin hiçbirini karşılamayan Amerika, biz ihtiyacımızı başka yerden karşıladık diye yaptırım silahını çekti. Önümüze konan Türkiye’nin S-400 alması ve bu sistemin hiçbir teknik izah getirilemeyen F-35’ler için paranın büyük kısmını verdiğimiz halde tehdit teşkil ettiği iddiası bahaneden ibaret.

Asıl amaç ülkemizin savunma sanayisinde başlattığı atılımların önünü keserek bizi mutlak olarak kendilerine bağımlı hale getirmektir. Bunları kendi yayınladıkları raporda da belirtiyorlar. Biz muhataplarımızın karşısına S-400 konusunda endişeniz varsa teknik çalışma grubu kuralım, diplomasi yoluyla sorunu çözelim teklifiyle gittik.

Maksat üzüm yemek değil bağcıyı dövmektir. S-400 konusu olmasaydı başka gerekçeyle benzer yollara başvurulacağı anlaşılıyor. Şimdi ne olacak? Biz kendi işimize bakacağız. Savunma sanayimizi bağımsız hale getirmek için dünkünden 2 kat fazla çalışacağız. Savunma sanayi başkanlığımızın projelerini hızlandıracağız, firmalarımıza daha çok destek olacağız. Savunma Sanayi Başkanımız İsmail Demir ve ekibine daha çok sahip çıkacağız. Bu yaptırım kararıyla her alanda küresel liderlik seviyesine çıkacak savunma sanayisi inşa etme yolunda adımlarımızı hızlandıracağız.

Hükumetlerimiz döneminde savunam sanayine verdiğimiz önemin sebebi, ülkemizin böyle dönemlerde ayakta kalmasını sağlamaktır. Hamd olsun Türkiye bu tür yaptırımlarla kilitlenip kalma noktasını geride bıraktı. Elbette sıkıntılar olacak ama her sıkıntı bize beraberinde çözümü aralayacaktır.

Bir kez daha ‘bu şarkı burada bitmez’ diyoruz. Bir kez daha ‘durmak yok yola devam’ diyoruz, bir kez daha ‘sen Türkiye’sin büyük düşün’ diyoruz.

Aselsan ve Roketsan tarafından geliştirilen Hisar A’nın envantere son girişi öncesi son kabul testi yapıldı. Bu zamana kadar gizli yaptırımlar dolaylı müdahalelerle engellemeye çalıştıkları bu işi yerli ürünlerle envantere almaya hazır hale getirdik. Hisar A füzesi hayırlı olsun.”

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir