14 Aralık 2019 Cumartesi

Erdoğan termik santral düzenlemesini onaylamadı

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, 15 termik santralin bacasına filtre takılmasını 2.5 yıl erteleyen düzenlemeyle ilgili olarak açıklamalarda bulundu. Çelik, "Düzenleme Cumhurbaşkanımızın onayını bekliyordu. Sayın Cumhurbaşkanımız bu düzenlemeyi doğru bulmamış ve az önce veto etmiştir" dedi.

02 Aralık 2019 Pazartesi 18:24
Erdoğan termik santral düzenlemesini onaylamadı


AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sırasında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. 15 termik santralin bacasına filtre takılmasını 2.5 yıl erteleyen düzenlemeyle ilgili olarak da konuşan Çelik, "Cumhurbaşkanımız termik santrallere filtre takılmasını erteleyen düzenlemeyi doğru bulmamış ve az önce veto etmiştir" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yarın önemli bir zirve için Londra'ya gideceğini ifade eden Çelik, şunları söyledi:

"Yarın önemli bir zirve için sayın Cumhurbaşkanımız Londra'ya gidecekler. Çeşitli görüşmeleri olacak sayın Cumhurbaşkanımızın. ABD Başkanı Trump, Macron, Merkel, Johnson ile görüşecek. Aynı zamanda dörtlü formatta Fransa, İngiltere ve Almanya liderleriyle görüşecek. Başta Suriye olmak üzere DEAŞ, PKK/YPG terör örgütü ile mücadele önemli bir gündem teşkil edecek. NATO'da YPG'nin tehdit olarak yayınlanan savunma belgesine çeşitli tepkiler geldiği haberler var. PKK NATO müttefiklerimizin çoğu açısından terör örgütü olarak tanınmaktadır. YPG de PKK'nın Suriye koludur. Bu nettir."

'Israrla bu yalan siyasetini sürdürmeye devam ettiler'
Çelik, CHP'li Muharrem İnce'nin Beştepe'de gizlice Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştüğü iddiası için de şunları söyledi:

"Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne giden CHP'li olduğundan, Cumhurbaşkanımızın da olumlu yanıt verdiğinden bahsettiler. Önce yalan haber yapanlar haberin arkasından çekildiler. Daha sonra bu komplonun CHP'nin genel merkezinde yapıldığı söylendi. Yalan siyasetin adresi olarak CHP'yi işaret eden net berrak, tartışmaya şüphe vermeyecek şekilde ortaya çıkmıştır. Cumhurbaşkanlığı'ndan özür dilemeleri gerekmektedir. Yalan haberin kaynağı CHP Genel Merkezi'ni işaret etmesine rağmen, yalan siyasetin üreticisi ve yayıcısı olduğu konudaki kanaatimiz pekişmiştir. Cumhurbaşkanlığı makamından özür dilemeleri gerekiyor."

Türkiye'nin kendi güvenliğini sağlayabilecek imkan ve kapasiteye sahip olduğunu vurgulayan Çelik, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) Suriye Milli Ordusu (SMO) ile birlikte Suriye'nin kuzeyine yönelik düzenlediği Barış Pınarı Harekatı'nı hatırlattı.

Macron'a sorulacak soru: Sizin Mali'de ne işiniz var?
Çelik sözlerinin devamında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'u da eleştirdi:

"NATO'daki ülkelerin NATO prensiplerine sadık kalması çağrısı Türkiye tarafından yapılmaktadır. Barış Pınarı Harekatı sürecinde en çok karşı görüş beyan eden kişi Fransa Devlet Başkanı oldu. Bahsettiğimiz terör yöneticilerini en çok ağırlayan kişi Macron oldu. Dünyanın çeşitle yerlerinde operasyon yapıyorlar. Ülkelerin çıkarlarını korumak için tek taraflı yaptıkları operasyonlarda bile uluslararası toplumu, NATO'ya çağrı yapıyorlar. Bu onların çifte standardının göstergesidir. Fransa NATO'ye ne kadar yaptığını bilmiyoruz. En son 'NATO'nun beyin ölümü gerçekleşti' gibisinden bir açıklama yaptı Macron. 'Türkiye'nin Suriye'de ne işi var' diyor. Türkiye orada terörle mücadele ediyor. Macron'a sorulan soru: Sizin Mali'de ne işiniz var?"

'Cumhurbaşkanımız ülkemizin enerji ihtiyacının karşılanması zaruretinin, insan sağlığının önüne geçmemesi gerektiğini düşünüyor'
Açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın vetosuna şöyle açıklık getirdi:

"Cumhurbaşkanımız ülkemizin enerji ihtiyacının karşılanması zaruretinin, insan sağlığının önüne geçmemesi gerektiğini düşünüyor."

'FOX TV hep birden fazla soru sorar zaten'
Çelik, FOX TV muhabiri Gökhan Mısırlı'nın "İki soru soracağım" şeklindeki ifadesini de tiye aldı. Çelik, "FOX TV hep birden fazla soru sorar zaten" dedi.

'Tabii ki yeri söylemeyiz'
15 Temmuz 2016'da düzenlenen darbe girişiminin bir numaralı şüphelisi olduğu belirtilen firari Adil Öksüz'le ilgili açıklamasıyla ilgili konuşan Çelik, şunları kaydetti:

"İçişleri Bakanımızın Adil Öksüz ile ilgili yaptığı açıklama... Tabii ki yeri söyleyemeyiz. Devlet bilgisi olduğundan paylaşılması doğru olmaz. FETÖ'ye dönük mücadelede herhangi bir tavsama yoktur. Kim nerede biliyoruz, ele geçirmeye çalışıyoruz, iade istiyoruz. Bu örgüt devletin kılcal damalarlarından tamamen temizlenene kadar mücadelemiz sürecektir."

'Özel bir bilgiye sahip değilim'
Ömer Çelik, bir süredir Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın sağlık durumuyla ilgili soruyu da yanıtladı. Çelik, şunları kaydetti:

"Bu konuyu benim bilmem söz konusu değil. Özel bir bilgiye sahip değilim. Açıklama başsavcılık tarafından yapılmıştır, ona itibar etmemiz gerekir. Bir gelişme olursa Adalet Bakanlığı tarafından açıklanır."

İletişim Başkanlığı'ndan 'veto' açıklaması

İletişim Başkanlığı, 15 termik santrale filtre takılmasını 2.5 yıl erteleyen düzenlemenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından veto edilmesiyle ilgili, açıklamada bulundu.

İletişim Başkanlığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından veto edilen söz konusu kanunun TBMM Başkanlığı'na geri gönderilmesininin nedenlerine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, TBMM Genel Kurulu'nca 21 Kasım 2019 tarihinde kabul edilen, 7193 sayılı 'Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un incelendiğine işaret edilerek şöyle denildi:

"Bu kanunda, diğer düzenlemelerin yanında, Elektrik Üretim Anonim Şirketi veya bağlı ortaklık, iştirak, işletme ve işletme birimleri ile varlıklarına, Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında oluşturulacak kamu üretim şirketlerine ve kamu üretim şirketlerine ait üretim tesislerine, bunlardan özelleştirilenlere ve daha sonra özelleştirilecek olanlara, çevre mevzuatına uyum kapsamında gerçekleştirecekleri yatırımlar ile çevre mevzuatı açısından gerekli izinleri tamamlamaları amacıyla 31 Aralık 2019 tarihine kadar tanınan sürenin nihayetinde 30 Haziran 2022 tarihine kadar uzatılması öngörülmektedir."

Değişiklik öngörülen düzenlemenin ilk olarak 14 Mart 2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun geçici 8. maddesinde yer aldığı, maddede belirtilen şirketlere çevre mevzuatına uyum kapsamında gerçekleştirecekleri yatırımlar ile çevre mevzuatı açısından gerekli izinleri tamamlamaları amacıyla 31 Aralık 2018 tarihine kadar süre verilerek, bu sürenin 3 yıla kadar uzatılabileceği yönünde Bakanlar Kuruluna yetki tanındığı hatırlatıldı. Anayasa Mahkemesinin 22 Mayıs 2014 tarihli kararı ile anılan düzenlemenin iptal edilmesi üzerine 4 Haziran 2016 tarihli ve 6719 sayılı Kanunun 25. maddesiyle geçici 8. maddenin yeniden düzenlendiği ve bu defa şirketlere tanınan sürenin 31 Aralık 2019 olarak belirlendiği kaydedildi.

'7 yıl yeterli bir süre'

Açıklamada şu ifadelere yer verildi: 

"Enerji ihtiyacının sürekli olduğu ve artarak devam ettiği, enerjinin ve dolayısıyla enerji sektörünün ülkemizin hedefleri ve gelişimi için hayati önem arz ettiği hususları göz önüne alındığında, elektrik üretim tesislerinin varlığının korunmasının ve desteklenmesinin devletin temel politikalarından biri olması gerektiği şüphesizdir. Nitekim 6446 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 2013 yılından 2019 yılı sonuna kadar çevre mevzuatının gerektirdiği yükümlülükleri yerine getirmeyen şirketlere yaklaşık 7 yıl süre tanınması da bu yaklaşımın bir tezahürüdür. Verilen sürenin, yatırımcı şirketler bakımından hem finansal, hem teknik gereklilikleri karşılama konusunda yeterli olduğu açıktır. Bununla birlikte, insan sağlığı ve çevrenin korunması da devletin başta gelen Anayasal ödevi ve herkesin insani görevidir. Nitekim Anayasanın 56'ncı maddesinde, herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Çevreyi geliştirmenin, çevre sağlığını korumanın ve çevre kirlenmesini önlemenin devletin ve vatandaşların ödevi olduğu hususu da hüküm altına alınmıştır. Devletin çevreyi koruma ödevi gerekli mevzuatın yürürlüğe konması ve mevzuata uygunluğun denetlenmesi suretiyle yerine getirilir. Vatandaşlar ise bu mevzuatın gerektirdiği yükümlülükleri yerine getirmekle sorumludur. Ülkemizin enerji ihtiyacının karşılanması zarureti, insan sağlığı ve çevrenin korunması amacının önüne geçmemelidir."

'Çevreyi koruma ödeviyle bağdaşmaz'

"Günümüz şartlarında çevre kirliliğine yol açmadan, özellikle hava, su ve toprak kalitesini bozmadan da enerji üretiminin gerçekleştirilmesinin mümkün olduğuna dikkat çekilerek, "Hal böyle iken, evvelce elektrik üretim şirketlerine tanınan ve esasen yeni mevzuata uyum sağlama ihtiyacından kaynaklanan yaklaşık 7 yıllık geçiş süresi, uyum için yeterli olmasına rağmen, incelenen kanunla bu sürenin nihayetinde 2,5 yıl kadar daha uzatılması devletin insan sağlığı ve çevreyi koruma ödevi ile bağdaşmayacaktır. Devletin bu meseleye hem yatırımcıyı hem vatandaşını koruyacak bir anlayışla yaklaşması, düzenlemeleri buna göre gerçekleştirmesi gerekmektedir. Bu sebeple, incelenen Kanunun 50'nci maddesinin yeniden değerlendirilmesinde fayda görülmektedir. Yayımlanması yukarıda açıklanan gerekçelerle uygun görülmeyen 7193 sayılı 'Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun', 50 nci maddesinin TBMM'ce bir kez daha görüşülmesi için, Anayasa'nın 89 ve 104'üncü maddeleri uyarınca ilişikte geri gönderilmiştir."

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    
    www.altiokhaber.com Twitter

    www.altiokhaber.com

    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz: