21 Ocak 2020 Salı

Erdoğan: Fransa’da sarı yelekliler eylemleri çıktı, hadi çöz bakalım

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Paris'te gerçekleştirilen NATO zirvesinde dile getirdiği 'İslami terör' ifadesine tepki gösterdi. İslam kelime kökeni itibariyle 'barış' demek olduğunu belirten Erdoğan, "NATO'da hâlâ kalkıyor İslami terörden bahsediyor. Siz İslami terör ifadesi ile barış ile terörü nasıl bir araya getiriyorsunuz? Ne oldu peki? Paris'te sarı yelekliler çıktı. Hadi çöz bakalım. Niye durduramıyorsun, onları yola koyamıyorsun? Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste" ifadelerini kullandı.

09 Aralık 2019 Pazartesi 13:06
Erdoğan: Fransa’da sarı yelekliler eylemleri çıktı, hadi çöz bakalım

 

Öte yandan, "Bugün geleceğini tehdit altında görenlerin ortak özelliği aile birliğini zayıflatmış olmalarıdır. Hiçbir telkin bu ülkelerin aile kavramını ayağa kaldırmaya yetmiyor çünkü temel çökmüş durumda" diyerek aile yapısının önemine dikkati çeken Cumhurbaşkanı, "Batı kaynaklı tehditlere karşı çocuklara, yaşlılara, kadınlara ne kadar sahip çıkarsak aile yapımız o kadar korunmuş olur" dedi.

İslam dünyasının "sosyal medya ve televizyonlardaki batı kaynaklı içeriklerinin yaygınlaşmasıyla ortaya çıkan erozyona karşı teyakkuz halinde bulunmaya" çağıran Erdoğan, "Zihinlerimizin teslim alınmasına yol açacak her türlü çatlağı süratle doldurmalıyız. Bu konuda hiç de iyi imtihan veremediğimizi itiraf etmek durumundayız. Hep birlikte neler yapabileceğimizi konuşmalı ve süratle uygulamaya geçirmeliyiz" sözlerini kaydetti.

Müslümanların ayrımcı olmadığını söyleyerek, "Siyah, beyaz, Arap ırkı, zenci; böyle bir ayrım bizde yok. Biz böyle bir ayrımı asla yapamayız" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ne diyor sevgililer sevgilisi peygamberimiz sallallâhu aleyhi ve sellem, 'Başı kuru üzüm tanesi gibi incik böncük de olsa' biz ne yaparız, Allah için severiz. Zaten İslam’ın güzelliği burada, İslam’ın farklılığı burada" diye konuştu.

İslam İşbirliği Teşkilatı Toplantısı'nda konuşan Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Müslümanların günümüzde yaşadığı sıkıntıları iyi düşünmeli ve çözüm yolları üretmeliyiz. Aksi takdirde sadece dövünmekle şikâyet etmekle bir yere varamayız. Çareyi başkalarından beklemekle hiçbir ley olmaz. Nerede eksiğimiz varsa oraya yoğunlaşıp sıkıntılara çözümler bulacak somut çalışmalar ortaya koymalıyız. Böyle davranmak rabbimizin emridir."

"Çeşitli sebeplerle içine kapanan İslam ülkeleri enerjisini heba ediyor."

"Kudüs'teki ve Filistin'deki durum her geçen gün daha da kötüye gidiyor. Son dönemde kimi ülkelerin uluslararası hukuka aykırı şekilde Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıması sıkıntıları yeni bir boyuta taşıdı. Bugün sokaklarında masum genç kızların, gençlerin İsrail tarafından alenen infaz edildiği bir Filistin fotoğrafıyla karşı karşıyayız. İsrail'in bu hoyratlığı batı ülkeleri ve kimi Arap devletleri tarafından teşvik ediliyor. Kudüs ve Filistin'deki zulüm konusunda dile getirdiğimiz şikâyetlerde çoğu zaman yalnız bırakıldığımızı görüyoruz.Bedeli ne olursa olsun hakkın, hakikatin ve mazlumun yanında yer almayı sürdüreceğiz. Kudüs davasında Filistinlilerin haklılığından ve davalarından asla vazgeçmeyeceğiz. "

"Biz bunlara nereye kadar sessiz kalacağız? Biz elimizle müdahale etmezsek dilimizle, dilimizle müdahale etmezsek kalbimizden buğz etme mecburiyetimiz yok mu? Bunları yapmadığımız sürece biz daha çok dayak yeriz. Her biri proje ürünü olan ve dinimizin adını istismar eden terör örgütleri de bu zulümlerin bahanesi olarak kullanılıyor. NATO'da hâlâ Fransa'nın başkanı kalkıyor İslami terörden bahsediyor. Kendisine kaç kere söyledim. İslam kelime anlamı itibariyle 'silm' buradan türeyen ve anlamı barıştır. Siz İslami terör ifadesi ile barış ile terörü nasıl bir araya getiriyorsunuz? Karşımızda susuyor son NATO zirvesinde yine aynı ifadeleri kullanıyor. Ne oldu peki? Paris'te sarı yelekliler çıktı. Hadi çöz bakalım. Niye durduramıyorsun, onları yola koyamıyorsun? Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste."

"İİT'nı bu misyonu hakkıyla yerine getiren bir kurum haline dönüştürmek mecburiyetindeyiz. Bu doğrultuda Türkiye olarak üzerimize düşen her türlü görevi yapmaya hazırız. Diğer üyelerden de aynı kararlılığı bekliyoruz. "

"Müslümanlığımızın en önemli alameti farikalarından biri de aile kurumumuzun gücüdür. Bugün geleceğini tehdit altında görenlerin ortak özelliği aile birliğini zayıflatmış olmalarıdır. Hiçbir telkin bu ülkelerin aile kavramını ayağa kaldırmaya yetmiyor çünkü temel çökmüş durumda. İslam ülkeleri olarak aile kurumumuza ne kadar sahip çıkarsak geleceğimize de o kadar sahip çıkmış oluruz. Güçlü aile demenin güçlü toplum olduğunu bunun da güvenli gelecek olduğunu tekrar tekrar hatırlamalıyız. Aile içi şiddet önüne geçmemiz gereken problemlerden biridir. Kadının ve çocuğun uğradığı ruhsal ve fiziksel şiddet  sorununu bitirmeden güçlü aile yapısını inşa edemeyiz. Kaldı ki bizler Müslüman olarak, Müslüman o kimsedir ki elinden ve dilinden diğer Müslümanlar da emindir, sadıktır. Hep birlikte bir seferberliğe girmeliyiz.

Yunus’un diliyle, biz yaratılanı yaradandan ötürü severiz. Siyah, beyaz, Arap ırkı, zenci; böyle bir ayrım bizde yok. Biz böyle bir ayrımı asla yapamayız. Ne diyor sevgililer sevgilisi peygamberimiz sallallâhu aleyhi ve sellem, 'Başı kuru üzüm tanesi gibi incik böncük de olsa' biz ne yaparız, Allah için severiz. Zaten İslam’ın güzelliği burada, İslam’ın farklılığı burada. Malum, geçmişte Amerika’da beyazlarla zencilerin yaşadığı sıkıntıları tarih okuyanlarımız çok iyi bilirler, ama İslam dünyasında böyle bir şey hiçbir zaman söz konusu olmadı."

"Batı kaynaklı tehditlere karşı çocuklara, yaşlılara, kadınlara ne kadar sahip çıkarsak aile yapımız o kadar korunmuş olur. TV'lerin batı kaynaklı içeriklerinin yaygınlaşmasıyla ortaya çıkan erozyona karşı teyakkuz halinde bulunmalıyız. Zihinlerimizin teslim alınmasına yol açacak her türlü çatlağı süratle doldurmalıyız. Bu konuda hiç de iyi imtihan veremediğimizi itiraf etmek durumundayız. Hep birlikte neler yapabileceğimizi konuşmalı ve süratle uygulamaya geçirmeliyiz."

"İslam ülkelerini ‘böl-parçala-yut’ anlayışıyla emperyalist anlayış yoluna devam ediyor."

"Sivil toplum kuruluşları bu bakından çok yaygın etkinlikleriyle öne çıkıyor. Ailenin güçlendirilmesi ve sosyal devlet işlevlerinin hayata geçirilmesi konusunda STK'ların kendi aralarında yakın iş birliğine teşvik etmeliyiz. Türkiye olarak dünyanın en yaygın sosyal politikalarını uygulayan ülkelerden biriyiz. Çalışanlarımıza ve emeklilerimize asgari sigorta sunuyoruz. "

"Ülkemizde bulunan sığınmacılara kendi vatandaşlarımızla aynı düzeyde hizmet veriyoruz. Hem de bunları dışarıdan ciddi bir yardım alamdan kendi imkânlarımızla yürütüyoruz. Harcadığımız para 40 milyar harcamış bulunuyoruz."

"Resulayn, Tel abyad artasında 1 milyon kişiyi iskan edebileceğimiz bölge iç.in çalışmalara başladık. Bu konudaki tüm çağrılarımıza rağmen bir ülke dışında Türkiye'ye somut destek evren bir ülke olmadı. Ülkemizdeki Suriyelilerin yarıya yakınının 18 yaşından küçük olduğunu düşününce durumun çok zor olduğu ortaya çıkıyor. Birçok Arap ülkesi sınırlarını bu mazlumlara kapatırken biz ekmeğimizi onlarla bölüşmekten çekinmiyoruz."

"İştimai yapımızın günümüzün sosyal hastalıklarına karşı direnç kazanmasına yönelik çalışmalarına destek vermeyi sürdüreceğiz. çalışmalarımızı koordine etmek ortak önceliklerimizi belirlemek ve harekete geçmek bakımından bu toplantı önemli bir fırsattır. Sosyal tehditlerin analizleri ve çözüm yollarının bulunması bakımından bu konferansı iyi değerlendirmeliyiz. "

"Sizlere bir çağrım olacak bundan bir hafta önce Arnavutluk'ta 6,4 şiddetinde bir deprem oldu. Bunun neticesinde orada 51 kardeşimiz öldü. Tüm ailelerine baş sağlığı diliyoruz. Yüzlerce yine Arnavut kardeşimiz yaralandılar. Tabii şu anda Arnavutluk'un Durs kenti özellikle bir enkaz haline gelmiş vaziyette. Dün Sayın Başbakan bizim İİT toplantısına katıldı, orada aydınlatma yaptılar. Bizler bir vücudun azaları gibiyiz. Böyle olan biz Müslümanlar Arnavutluk'taki kardeşlerine de ellerinden gelen desteği vermelidirler diye düşünüyorum. Biz ilk andan itibaren TIR'larla gıda, ilaç, çadır gibi ihtiyaçları gönderdik gönderiyoruz. kendilerine 50 konut sözümüz var, inşallah yapacağı. Şu anda bakanlığımızın ekipleri orada çalışmaları yapıyor. Üç ayrı bölgede biz bu konutları inşa edip kış mevsiminin de içinde olma hasebiyle bu konutlara bir an önce insanların yerleşmesini sağlayalım istiyoruz. Siz değerli kardeşlerimden de aile sosyal güvenlik bunları konuştuğumuz bir toplantıda bu destekleri duyurmayı kendime görev adettim."

"Bu sabah açıklanan bir müjdeyi duyurmak istiyorum, bugün yayımlanan İnsani Gelişme Raporu'na göre Türkiye 2018 endeksinde 0,806'lık değerlere ulaşarak 59. sıraya yükseldi. Bundan sonra da inşallah daha yüksek seviyelere ulaşacağız."

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    
    www.altiokhaber.com Twitter

    www.altiokhaber.com

    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz: