11 Aralık 2019 Çarşamba

BAHÇELİ: ''Türkiye'nin iktidar sorunu vardır''

MHP lideri Devlet Bahçeli, Türkiye’nin muhalefet sorunu olduğunu söyleyen Erdoğan’a "Bayram sabahı Türkiye’de güçlü muhalefet sorunu var diyen bu zihniyete ben de diyorum ki, Türkiye’nin kanayan ve kangren haline gelen bir iktidar sorunu vardır, bu sorunu kökünden çözmek inşallah milliyetçi-ülkücü harekete nasip olacaktır" diye yanıt verdi.

27 Ekim 2012 Cumartesi 18:46
BAHÇELİ: ''Türkiye'nin iktidar sorunu vardır''

İSTANBUL  - MHP lideri Devlet Bahçeli, Türkiye’nin muhalefet sorunu olduğunu söyleyen Erdoğan’a "Bayram sabahı Türkiye’de güçlü muhalefet sorunu var diyen bu zihniyete; ben de diyorum ki, Türkiye’nin kanayan ve kangren haline gelen bir iktidar sorunu vardır, bu sorunu kökünden çözmek inşallah milliyetçi-ülkücü harekete nasip olacaktır" diye yanıt verdi. 


MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin İstanbul İl Başkanlığı’nın düzenlediği bayramlaşma programında yaptığı konuşmada, terör sorununa vurgu yaparak, “Bölücü terörün kanlı saldırıları iki bayram arasını deyim yerindeyse zehir etmiştir. Analar ağlamış ve ocaklara ağıtlar çökmüştür” dedi. Türkiye’yi ayırmak isteyenlere en güçlü ve kalıcı cevabın bayramın manevi hikmetlerle dolu anlamında saklı olduğunu kaydeden Bahçeli, Türk milletinin geleneklerinden aldığı kuvvet ve kudretle geleceğin yolunu açtığını ifade etti. 

MHP’nin Türkiye’nin sorunlarından kurtulması için elinden gelen çabayı gösterdiğini ifade eden Bahçeli, “Kaybolan ahenk ve dengenin tekrar tesis edilmesini istiyoruz. Altın çağını yaşayan ihanetin, zincirlerinden boşalan kötü niyetin hak ettiği ders ve karşılığı almasını inanç ve kararlıkla temenni ediyor ve bu yolda her şeyi göze alıyoruz” ifadelerini kullandı. Partisinin, bozulan ahlakın düzelmesini, yıpranan kardeşliğin sağlamlaşmasını ve yozlaştırılan milli kimliğin yeniden ayağa kaldırılmasını umut ettiğini anlatan Bahçeli, “Biz Türk milletinin varlığını, bağımsızlığını ve bin yıllık kardeşlik hukukunu cesaretle savunuyoruz. Son yurdumuza gözümüz gibi bakıyoruz” diye konuştu. MHP’nin “Türkiye’nin sırtına hançer saplanmaması için teyakkuz halinde beklediğini” ifade eden Bahçeli, “Bayramda Allah rızası için kurbanlarımızı kestik ama vatanımızı ikiye kesmeye, insanımızı doğramaya çalışanlara fırsat vermeyeceğiz” dedi. 

-“TÜRK MİLLETİNİN VARLIĞI KURBAN EDİLEMEZ”- 

MHP olarak milletin varlığını kurban etmeye yeltenenlere izin ve imkan vermeyeceklerini vurgulayan Bahçeli, Milliyetçi Hareket’in Türkiye sevdalısı fazilet timsali dava ve gönül kaleleri olduğunu, Mete Han’ın emanetinin, Atilla’nın zaferlerinin, Bilge Kağan’ın buyruklarının kendileriyle olduğunu bildirdi. Alparslan, Kılıçarslan, Fatih Sultan Mehmet ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hatıralarını taşıdıklarını anlatan Bahçeli, “Hareketimizin kurucusu merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in sözleri, nasihatleri asla ayrılmayacağımız hilallerle parıldayan yolumuzdur” diye konuştu. 

-“TÜRK MİLLETİ SENSİZ ASLA”- 

Var oluş gayelerinin millet olduğunu bu yüzden de ‘Türk Milleti Sensiz Asla’ sözünü şiar edindiklerini kaydeden Bahçeli, “Bir olalım, bir bakalım, bir duyalım ve beraber kalalım ve doğal olarak aramıza sokulmaya çalışılan nifaklara karşı uyanık ve dikkatli duralım” değerlendirmesinde bulundu. 

MHP’nin 43 yılın şerefini, 43 yılın hürmetle yad edilen kahramanlıklarını, şehit ve gazilerle pekiştirilmiş 43 yıllık aziz hatıraları geleceğe taşıdığını kaydeden Bahçeli, “Bunun için İstanbul önemlidir, vazgeçilmez bir değerdedir. Başarımızın anahtarı buradadır, iktidar vizesi sizlerin elinizdedir” diye konuştu. 

-“AKP DÖNÜŞÜ OLMAYAN YOLLARA SOKMAMALI”- 

Konuşmasında son dönem yaşanan olaylara da değinen Bahçeli, Türkiye’nin ateş çemberine alındığını belirttiği konuşmasında özetle şunları söyledi: “Bir yanda komşu coğrafyalarda zirve yapan sömürü, savaş, vahşet ve isyan döngüsü; diğer yanda içimizde vasat bulan şiddet, suç, asayişsizlik, ahlaksızlık, yokluk, yoksulluk ve bölücü terör saldırıları alarm verici bir boyuta ulaşmıştır. Arap baharı aracılığıyla Suriye’de yükselen kaos dalgası ve bu ülkeyle savaş sınırına gelmemiz yakın zamanların en kritik gelişmeleri arasında yerini bulmuştur. Suriye’nin geleceğine bu ülke halkı karar vermeli, kimse durumdan vazife çıkararak bu ülkenin dış müdahalelerle budanmasına çanak tutmamalıdır. Bilhassa AKP hükümeti çok dikkat ve itina göstermeli, Türkiye’yi geri dönüşü olmayan yollara sokmamalıdır. 

Türkiye’nin kötü yönetimin tüm sonuçlarını yaşamak ve buna katlanmak zorunda bırakıldığını anlatan Bahçeli, milletin dayanma ve direnme eşikleri kırılma noktasına kadar bükülmüş durumda olduğunu kaydetti. “Türkiye Damat Ferit ruhunun zulüm ve açmazlarına, Ebu Cehil acımasızlığının türlü misallerine maruz kalmış haldedir” diye Bahçeli, AKP’nin söylemini ise “AKP menşeli ucuz hamasetler ve yapay milli irade sözleri günü ve durumu kurtarma kurnazlığında gelinen aşamayı göstermesi bakımından hepimize bir fikir vermiştir” diyerek değerlendirdi. 

Konuşmasında Erdoğan’ı sert sözlerle eleştiren Bahçeli, şunları söyledi: “Siyasi ahlaktaki zafiyetler, dürüstlük, öngörü ve ciddiyetteki zayıflıklar Türkiye’nin kaderini düğümleme riskini vahamet derecesinde belirgin kılmıştır. Başbakan Erdoğan’ın yanlış ve hatalarla iç içe geçmiş politikaları siyasetteki zarafet ve seviyeyi düşürmüştür. Hesapsız, ölçüsüz ve kontrolsüz tavır ve tutumlar, Türk milletinin birlik ruhunu, bin yıllık kardeşlik duygusunu cepheden karşısına almıştır. Acziyet ve çaresizlik içinde kendi kazdığı kuyuya düşen AKP yılana sarılmış, tehlikeli planların bile bile kucağına düşmüştür. Sorunlar yumağı haline dönüşen Türkiye’nin tek ve yegane sorumlusu hiç kuşku yok ki Adalet ve Kalkınma Partisi’nden başkası değildir.” 

AK Parti zihniyetinin teşvik ve yönlendirmesiyle milli bünyenin derin yaralarla tahriş edildiğini, milli değerlerin saldırı ve taciz kıskacında tutulduğunu, milli ilkelerin kayıtsızlık ve vicdansızlıkla sarsıldığını ifade eden Bahçeli, “Milli varlığımız ağır tahribatlarla yüz yüze kalmaktadır. Milli tarihimiz yüzleşme adı altında çaptan ve gözden düşürülmektedir. Millilik niteliği tartışmalı hale gelen ekonomide dipsiz kuyular oluşmaktadır. Milli kimliğimiz üzerine kurulan baskılar, kabile ve yerel aidiyet dürtülerine ivme vermektedir” diye konuştu. Türkiye’nin milli devlet niteliğini kaybetmiş, üniter yapısı zedelenmiş, bin yıllık ortak değerlerinin içi boşaltılarak milli birliği sarsılmış bir ülke olarak yeniden dizayn edilmek istendiğini ileri süren Bahçeli, “Türk milletinin toplumsal dokusunu hedef alan hain amaç ise köklerinden, kültüründen ve tarihinden kopmuş, geçmişinden utanan, kişiliksiz, bilinçsiz, tepkisiz, ürkek ve itaat eden bir toplum haline getirilmesi, daha açık bir ifadeyle, ezik ve silik bir topluluğa dönüştürülmesidir” uyarısında bulundu. Millet hayatının çetin meseleler ve çıkmaz sokaklarla yangın yerine döndüğünü anlatan Bahçeli, karmaşıklaşan sorunların krize ortam yarattığını söyledi. 

-“HAZMETTİRME SÜRECİ İŞLİYOR”- 

Terörün de bu sorunların en önemlisi olduğunu belirten Bahçeli, “PKK talepleri taksit taksit karşılanmakta, dün bu çerçevede gerçekleşmesi imkansız ve hayal mahsulü olan ne varsa bugün pervasızca yerine getirilmektedir. Bölücülük güç toplamış, terör cüret kazanmış ve Türkiye kanlı tuzağın göbeğine düşmüştür. İmralı canisiyle yapılan görüşme ve pazarlıklar artık gizlenmeden icra edilmektedir. Başbakan Erdoğan merkezli ‘hazmettirme’ süreci adım adım işletilmektedir. Türk milleti bölünmeye ve dağılmaya razı edilmek istenmektedir. Şehitlerle ikna edilmeye, kayıplarla teslim alınmaya çalışılmaktadır. Görünen odur ki, AKP hükümeti sözde demokratikleşme reformlarını tamamen PKK’ya endekslemiştir” diye konuştu. 

-“PKK EYLEMLERİNİ DAĞDAN CEZAVİNE ÇEKTİ”- 

Cezaevlerindeki ölüm oruçlarına da değinen Bahçeli, AK Parti’nin düşmanla masaya oturup melanete ortak olduğunu, bölücü çevrelerin de boş durmayarak cezaevlerinde açlık grevi başlattığını, böylece yeni bir dayatma kampanyası fitilini tutuşturduğunu belirtti. KCK davası kapsamında, 58 cezaevinde sayıları yaklaşık 658’i bulan tutuklu ve hükümlünün 46 gün önce başlattıkları açlık grevinin “tam anlamıyla bir gözdağı ve tehdit vasıtasına” dönüştüğünü vurgulayan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu doğrultuda taviz koparacaklarını ve ihanete kapı aralayan isteklerine ulaşacaklarını hesaplaşmışlardır.

PKK, kış aylarına girerken eylem sahasını dağdan cezaevlerine çekmenin vahşiliğine soyunmuştur. Şunu mutlaka hatırda tutmak lazımdır ki, ölüm veya ölüm üzerinden tehdit kanalları açmak, insan hayatını kısa vadeli çıkar ve kazançların akıntısına teslim etmek her zaman lanet ve nefretle anılacak ve tanımlanacaktır. Cinayet şebekesi bu kez de kendi militanlarını boğazlamaktadır. BDP sözcülerinin müşterek ölümden bahsetmesi de ayrı bir gafillik ve kalitesizlik olarak değerlendirilmelidir.” 

-“AKP TAVİZ KAFESİNE GİRDİ”- 

Cezaevinde açlık grevine başlayanların PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın tecrit şartlarının kaldırılmasını, ana dilde eğitim ve mahkemelerde ana dilde savunma taleplerini dayatmaya çalıştığını ifade eden Bahçeli, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in açıklamalarından ana dilde savunmayla ilgili çalışmaların Bakanlar Kurulu’nun gündemine geleceğinin anlaşıldığını söyledi.

“Açlık grevi yoluyla bu ihanet istekleri karşılanacak olursa Türkiye tükenecek ve bundan sonra bu tip yolların daha fazla görülmesine zemin hazırlanacaktır” diyen Bahçeli, bölücü terör yandaşlarının bastırdıkça alacaklarını, direndikçe elde edeceklerini anladığını, böylelikle AKP’yi “kırk satır mı kırk katır mı” muammasına soktuğunu ifade etti. Sistemli şekilde başlatılan bölücülük kampanyasının el altından verilen sözlerle amacına ulaşma ihtimalinin bir hayli fazla olduğunu belirten Bahçeli, “AKP hükümetinin, cezaevindeki gerilimi sözüm ona yatıştırmak amacıyla taviz kafesine göz göre göre girmesi, bundan sonra önü alınamayacak hadiseler zincirine yol açacaktır. Bu son cezaevi vakaları da AKP’nin attığı yanlış adımların eseri ve neticesidir. Başbakan Erdoğan Türkiye’yi büyüteceğim derken, küçültmenin kıyılarına çıkmıştır. Cumhuriyet’in temel direklerini torpillemekle meşgul olan bu zihniyet, Türkiye’yi meçhule sürükleme konusunda inat içindedir. ‘Çözüm’ diyerek İmralı canisine yanaşan, demokratikleşme sözleriyle peşmergeye sırnaşan, sözde Kürt sorunu ezberiyle BDP ve CHP’yle saman altından su yürüten AKP’nin tüm inandırıcılığı kaybolmuştur” dedi. 

AK Parti hükümetinin uyguladığı politikalara da sert eleştiriler getiren Bahçeli, hükümetin Anayasada Türk vatandaşlığı tanımını bozmaya çalıştığını, sivilleşme adı altında Cumhuriyet Bayramı’nı dinamitlediğini belirtti. “PKK’yla masaya oturmak ve yeni bir Oslo kumpasına düşmek AKP’ye göre demokratikleşme hamlesidir” ifadelerini kulloanan Bahçeli, seçilme yaşının 18’e çekilmesi tartışmaları hakkında da “Henüz iş, eğitim, yuva ve meslek sorunlarını çözmemiş 18 yaş kuşağındaki evlatlarımızı istismar etmek AKP’ye göre demokrasinin gereğidir” değerlendirmesinde bulundu. 

-“BİZ BÖYLE BÜYÜKŞEHİR BİLMEYİZ”- 

AK Partinin “Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi’ni” de “katille diyalog kurmak, teröristle el sıkışmak ve cellatla söz kesmek” diye niteleyen Bahçeli, “Rezalete ortaklık etmek, hıyanete göz kulak olmak, Türk milletini 36 parçaya dilimlemek AKP’ye göre ezberleri yıkmak, tabuları devirmektir. Büyükşehir Belediyesi Kanun Tasarısı’yla federasyonu ve PKK önerilerini hayata geçirmek AKP’ye göre yerel hizmetlerin önünü açmaktır. AKP hükümetine ikazla bildirmek isterim ki, şeytanla buğday eken samana bile muhtaç kalacaktır. Başbakan Erdoğan bu alanda dün söylediği sözleri unutmuş ve bize Büyükşehirleri bilmediğimiz suçlamasını yöneltmiştir. Biz Başbakan Erdoğan’ın anladığı şekilde Büyükşehirleri bilmiyoruz ve bilmek de istemiyoruz. Şu kadar ki, kendisi TBMM’nde görüşülen Büyükşehir Kanun Tasarısıyla üniter yapıyı linç etmeyi, federalleşmenin inşasını planlamaktadır. Nitekim aklında ve zihninde öteden beridir bunu taşımaktadır. 1993 yılında Türkiye’de eyaletler sisteminin olabileceğini bizzat kendisi dile getirmiş, bu mantık ve düşünce mirasıyla ilk fırsatta politikalarını şekillendirmiştir” eleştirisinde bulundu. 

-ERDOĞAN’A “MUHALEFET SORUNU” YANITI- 

Bahçeli, Türkiye’nin muhalefet sorunu olduğunu söyleyen Erdoğan’a şöyle yanıt verdi: “19 yıl önce ‘Değişim yeni bir din söylemidir’ diyerek bugünkü tavır ve çizgisiyle ters düşen yine Başbakan Erdoğan’dır. Dün ak dediğine bugün kara diyen, dün öyle dediğine bugün böyle diyen de Başbakan Erdoğan’dır. Bayram sabahı Türkiye’de güçlü muhalefet sorunu var diyen bu zihniyete; ben de diyorum ki, Türkiye’nin kanayan ve kangren haline gelen bir iktidar sorunu vardır, bu sorunu kökünden çözmek inşallah milliyetçi-ülkücü harekete nasip olacaktır.” 

-“İMRALI CANİSİNİN MEKTUP ARKADAŞI”- 

Erdoğan’a “Başbakan İmralı canisiyle mektup arkadaşlığı yapıyor, biz milletimizle kader ortaklığı yapıyoruz” sözleriyle yüklenen Bahçeli, “Biz bugüne kadar millet yararına neyi doğru bulduysak, milli menfaatlere uygun olarak neyi makul ve mantıklı değerlendirdiysek inisiyatif aldık ve destek olduk. Bu AKP’ye verilmiş bir destek değildir. Bunun hilafına bizi suçlayanlar suizanlarının esiri olanlardır. Alnımız ak, vicdanımız rahattır” dedi. 

-BÜYÜK KURULTAY ÖNCESİ SERT UYARI- 

MHP’nin siyasette 43 yılı gerisinde bıraktığını ve kimliğini bulandıracak hiçbir gizli kapaklı işin içinde olmadığını ileri süren Bahçeli, yaklaşan Büyük Kurultay sürecini de hatırlatarak özetle şunları söyledi: “Kim ki, aksini söylüyorsa yalanla yol arkadaşıdır. Kim ki, özümüzden koptuğumuzu iddia ediyorsa iftira mağarasında şaşkına dönmüş, müfterilikten sabıka yemiştir. Kim ki, her ne pahasına olursa olsun, durgunluğumuzdan, yavaşlığımızdan, hareketsizliğimizden bahsediyorsa ruhunu ipotek ettirmiş, vicdanını hacir altına aldırmıştır. Ve kim ki, sırf koltuk uğruna, partimize ve yönetim kadrolarımıza kara çalmaya ve çamur atmaya kadar işi vardırıyorsa, egoistliğin, çıkarcılığın ve muhterisliğin limanına demirlemiştir. Görüyorsunuz ki, partimizin kongre takvimi hızla mesafe alırken, mesnetsiz, temelsiz ve içi boş ithamlar ulu orta basın ve yayın organları vasıtasıyla dillendirilmektedir. Bildiğiniz üzere, partimizin 10.Olağan Büyük Kurultay’ını 4 Kasım 2012 günü Ankara Arena Kapalı Spor Salonu’nda, inşallah büyük bir coşku ve katılımla yapacağız. Kurultayımız Türk milletinin tarihi mevcudiyetinde bir dönüm noktasını, milliyetçi-ülkücü hareketin devamlılığında hayati bir rolü ifa edecektir. Şahsım, sizlerin ne düşündüğünüzü, neyi temenni ettiğinizi ve neyi arzuladığınızı biliyor, görüyor ve hepinizi anlıyorum. Milliyetçi Hareket Partisi’nin 10. Büyük Kurultayı entrikayı gıdası, dedikoduyu siyasi sermayesi, sahteliği pusulası yapanlara kati ders olacaktır. 10.Büyük Kurultayımız; sinsice aramıza sokulmaya çalışılan yozlaşma eğilimlerine, saçılmaya çalışılan güvensizlik tohumlarına cevap teşkil edecektir.” 

-İÇTEN TASFİYE ADIMLARINA DİKKAT ÇEKTİ- 

Konuşmasında ülkücü hareketle ilgili olarak, “ Milliyetçi-ülkücü hareket ne eskiye sığacak ne de yeniye girecektir, ne dünden cayacak ne de yarına yüz çevirecektir, ne tarihten kopacak ne de gelecek uğruna bugünü unutacaktır, ne değişim kuyusuna düşecek ne de dönüşüm batağına sapacaktır” diyen Bahçeli, “Bu nedenle Milliyetçi Hareket’in itibarına, yapılan kuşatma hazırlıklarına ve içten tasfiye adımlarına değerli dava arkadaşlarımın mutlaka söyleyecek sözleri olduğunu düşünüyor, sizlere sonuna kadar güveniyorum” değerlendirmesinde bulundu. 4 Kasım’ın aynı zamanda Milliyetçi Hareket'in eridiğini ileri sürenlere cevap olacağını bildiren Bahçeli, “Büyük kurultayımız, aynı şekilde, Milliyetçi Hareket'i tarihi misyonundan alıkoymak için MHP'yi içten çökertmek ve yozlaştırmak için beslenen ümitlere ve sahneye konulmak istenen oyunlara karşı da, ülkücü iradenin gereken cevabı vereceği bir gün olacaktır” diye konuştu. (ANKA) 

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    
    www.altiokhaber.com Twitter

    www.altiokhaber.com

    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz: