Akşener’den “Cumhur İttifakı” sorusuna yanıt: Seçmenimiz terliğini çıkarıp, bizi eve kadar kovalar

Akşener’den “Cumhur İttifakı” sorusuna yanıt: Seçmenimiz terliğini çıkarıp, bizi eve kadar kovalar

Medyasocope TVde gazeteci Ruşen Çakır’ın sorularını yanıtlayan İYİ Parti lideri Meral Akşener, partisinin Cumhur İttifakı’na girebileceği yönündeki iddialarla ilgili soruya “Ben seçmenimizi tanıyorum. Hatta şöyle demiştim, Cumhur İttifakı ile el ele tutuşmayı boşverin hafif yumuşasak bile terliğini çıkarıp, bizi eve kadar kovalarlar. Cumhur İttifakı bizim aklımızdan geçmiyor. Asla böyle bir şey yok” şeklinde yanıt verdi.

“Çözümlerimizi ortaya koyduğunuz için Cumhur İttifakı’na yakınmışız gibi görünüyor ancak biz sisteme karşıyız ve partimiz olmadığı dönemde de sisteme karşı durduğumuzu açıklamıştık” diyen Akşener “Biz keşke haklı çıkmasaydık ama haklı çıktık. Biz 2017 yılındaki referandumunda çalışırken, İYİ Parti yoktu. Bizler bireysel olarak çok çalıştık. Söylediğimiz her şey de doğrulandı. Meseleye sayın Erdoğan gitsin gözü ile de bakmıyoruz” dedi.

Bahçeli’nin ‘HDP kapatılmalı’ çıkışı

Akşener, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin HDP’nin kapatılması yönünde yaptığı açıklamalar ile ilgili de, “Erdoğan, HDP’yi kapatmaz çünkü HDP çok iyi bir manivela. Belli grupları dövmek için.Şimdi böyle bir sistemde, sayın Erdoğan HDP’yi buranın içerisinde özneleştirip kapatmayı aklından geçireceğini düşünmüyorum” dedi.

“Türk siyaseti böyle pis bir dil görmedi”

Bahçeli’nin çıkışları hakkında “Türkiye’de ne 80 öncesinde ne de 80 sonrasında böyle pis bir dil hiç olmadı” diyen Akşener, şöyle konuştu:

“ Biz birbirimiz fikirler üzerinden tanıyan insanlar topluluğu idik. Canını sıkılanın vatan haini diye suçlandığı bir Türkiye haline geldik. Etnik ve mezhep aidiyetleri üzerinden insanlara sövüldüğü bir güne geldik. İster ümmetçi gelenek, ister dindar alanda orada da yoktu bu. Büyük ortağı destekleyen trol tipli insanların yazdıklarına, çizdiklerine bakıyorum gerçekten şoktayım”

“Erdoğan yeniden seçilemez”

Saadet Partisi’nin 24 Haziran’a giderken başkanlık sistemi konusunda biraz farklı düşündüğünü ancak onların da sistemin işlemediği noktasına geldiğini belirten Akşener, “Buradan Ak Parti’ye oy veren arkadaşlara sesleniyorum. Erdoğan seçilemedi ve ben seçilemeyeceğini düşünüyorum. Diyelim ki Millet İttifakı’nın getirdiği aday Cumhurbaşkanı oldu. Ak Partili kardeşlerim, bu sistem içerisinde yaşamak isterler mi? İsteyeceklerini düşünmüyorum. Bu sistem Türkiye’yi taşımıyor” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı adayı olacak mı?

Akşener, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olup olmayacağı yönündeki soruya ise, “Ben bu soruya çok net cevap veriyorum. Seçimli bir sistemde başbakan seçilmeyi, Cumhurbaşkanı seçilmeyi bu ülkede yaşayan her vatandaş ister. Bu çok onurlu bir görev olduğu için ister.

Biz Türkiye’nin geleceğini zora sokacak herhangi bir adımın veya herhangi bir hedefin bir parçası olmayacağız. Ben kendi adıma söylüyorum. O kadar hızlı tüketiliyor ki Türkiye’de her şey. Ben isimler üzerinden de konuşmayı yanlış buluyorum” yanıtını verdi.

“Kemal Derviş programını uyguladılar”

Türkiye’nin 2002 ekonomik krizinden Kemal Derviş programı ile çıktığını ardından Devlet Bahçeli’nin çıkışı üile ülkenin erken seçime gittiğini hatırlatan Meral Akşener, “Daha sonra Ak Parti geldiğinde bu paketi devam ettirdi. Sonra biz Türkiye olarak büyümeye başladık. Borcu, harcı yola konuldu. Ama biz o zaman ekonomik istikrar programını, sürdürülebilir kalkınma programına çeviremedik. Para bulduk ve bu para ithal mamullerinin tüketildiği bir ortama dönüştürüldü. Para bol oldu, büyüdük ama tabana yayılamadı. İstikrar yaratmaya ve üretime gidemedik” dedi.

“Servet transferi oluştu”

Hazine garantili bazı Yap-İşler-Devret projelerinin maliyeti ve modeli hakkında kuşkuları olduğunu söyleyen Akşener, “Kamu- özel sektör projesi sayesinde geçmediğimiz yollar, gitmediğimiz hastaneler nedeniyle paralar ödedik. Burada tamamen sermaye transferi söz konusu. Ve yolcu garantili havalimanları. Bütün bunlara baktığımız zaman servet transferi oluşturulduğunu görüyoruz” diye konuştu.

“Benim de 90 bin liram gitti”

Pandemi döneminde hükümetin vatandaşa yapmasını önerdikleri yardımların yerine getirilmediğini söyleyen Meral Akşener, İstanbul ve Ankara Büyükşehir belediyelerinin vatandaşlara yardım için başlattıkları bağış kampanyası hesaplarının bloke edildiğini belirterek, “Benim de 90 bin liram gitti. Ankara’ya 45 bin lira, İstanbul’a da 45 bin lira bağışladım ancak el koydular” dedi.

“Bu ciddi bir meseledir, ispatlamanız gerekir”

İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu hakkında partiden ihraç edilen Ümit Özdağ’ın FETÖ iddiaları hatırlatılan Akşener, “Buğra Kavuncu yedirilmez. Benim Buğra Kavuncu’yu bugünden genel başkanlığa hazırladığımı düşündü bir takım arkadaş, diyelim ki doğru olsa o kadar mı bu arkadaşlar siyasetin dışındaydı. O kişiyi ben şimdiden yerime hazırlayayım, bu iyi bir şeydir. İsmet Sezgin ve Tansu Çiller arasında yaşanılanlara bakalım. Bu tarz şeyler her partide olur ancak şimdi siz bir kişiyi FETÖ’cülük ile suçlarsanız, bugün FETÖ bir terör örgütüdür. Siz FETÖ’cülükle suçlarsanız bir kişi, bu ciddi bir meseledir ve ispatlamanız gerekir” dedi.

“HDP üzerinden bize çemkiriyorlar”

Ruşen Çakır tarafından eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın ‘Tutuklu olmasaydım eşimle birlikte Meral Akeşner’e kahvaltıya gitmek isterdim” çıkışına vereceği cevabın sorulması üzerine Meral Akşener, “Şimdi oradaki mesele şu. Kan davası dediğim şey şu. Bir dava ise o dava her birimiz için PKK’dır. HDP üzerinden sürekli olarak bize çemkiriliyor.

Görülmeyen bir şey var. Her iki taraf da Türk. Bize bir taraf HDP’ye sıcak bak diyor, diğeri daha farklı bir şey söylüyor. HDP’ye yönelik suçlamalar var. Şimdi bu suçlamaların cevabını Kemal Kılıçdaroğlu’na ya da Meral Akşener’e sormak yanlış. Bir süre sonra Kürtlere hakaret ediliyor.

31 Mart’a giderken bir gazetede belediyelerin adaylarını kimlik numaraları ile PKK’lı diye yayınladı.

İpin ucu nereye gitmiş. Ciddiyetinizi takının biraz. Devlet yönetmek ciddiyet ister. Ben bir kâğıt imzalamışsam gereğini yapmak kardeşim. Terörün içi boşaltılıyor. Bu iğrençlik ve ciddiyetsizliktir. HDP’ye oy veren 6 milyon insanında PKK’lı olduğunu düşünebilir miyiz?” dedi.

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir