16 Kasım 2019 Cumartesi

Akşener: İktidar Suriye'nin toprak bütünlüğünü parçalamak isteyenlere 'dostum'

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, "İktidar Suriye'nin toprak bütünlüğünü parçalamak isteyenlere 'dostum', toprak bütünlüğünü korumak isteyenlere 'küstüm' diyor" dedi.

15 Ekim 2019 Salı 11:10
Akşener: İktidar Suriye'nin toprak bütünlüğünü parçalamak isteyenlere 'dostum'

 

Partisinin grup toplantısında konuşan İYİ Parti lideri Akşener, Barış Pınarı Harekâtı'nda şehit olan askerler için partilileri dua okumaya davet ederek konuşmasına başladı.

Akşener devamında şunları kaydetti:

"Allah her birinden ayrı ayrı razı olsun. Ruhları şad olsun. Allah milletimizin, mehmetçiğimizin yar ve yardımcısı olsun. Harekâtın başladığı gün sosyal medyadan bir mesaj yayımlamış ve demiştim ki; Türk topçusu atışa başladığında herkes susar ve Yahya Kemal der ki, 'Şu kopan fırtına Türk ordusudur yâ Rabbi. Senin uğrunda ölen ordu, budur yâ Rabbi. Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın, Galib et, çünkü bu son ordusudur İslâm'ın' Allah askerlerimizin ayağını taşa değdirmesin. Fikrimizin, vicdanımızın, birliğimizin ve töremizin gereği budur. Türkiye'nin iyi ve cesur insanları dış cepheye karşı elbette devletinin ve ordusunun yanında duracaktır. Bu birlik görüntüsü bizim varlık sebebimizdir. Bu noktada Erdoğan'ı uyarmak istiyorum; makamınız gereği özellikle böyle dönemlerde konuşmalarınızda çok dikkatli olmak zorundasınız. Bütün paydaşlarıyla devletinin ve ordusunun yanında olan Millet İttifakı'na karşı ettiğiniz sözler akla ziyandır. Bari böyle bir dönemde siyasi hesaplardan uzak kalın da milletimiz uzun zaman sonra kavuştuğu beraberlik ruhunun farkına varabilsin. Mehmetçik harekâttayken size düzen farklılıkları körüklemek değil, ortaklıklara işaret etmektir.

Dünya harekâtı konuşurken Millet İttifakı mutlaka dağılmalı başlıklı sohbetler yapmanız ne makamınıza ne de devlet geleneğimize uymaz. Millet güvenliğimiz için bu kadar önemli adımlar attığımız şu dönemlerde milletimizin sizden beklentisi ayrıştırmanız değil, birleştirmenizdir.

Mustafa Kemal Atatürk, 'Cesaretimizi takviye ve idame eden sizsiniz. Siz almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık meziyetlerinin,i fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız' der. Bu vatan atamızın gençlere emanetidir. Bizim gençlerimiz gözünü kırpmadan fedakârlık yapar, yapıyor. Gençlerimize vatanı emanet etmek ne kadar doğruysa biz siyasetçilerin de doğru siyaset yapmalarının sorumluluğu o kadar büyüktür. Görüyoruz ki gençlerimiz gereğini layıkıyla tarihine yakışır şekilde yürütüyor. Daha önce devleti hendeklerden çıkarıp alan Türk ordusu, şimdi de devletimizi yanlış dış politikalardan çıkarmak için mücadele ediyor. Aklımız, fikrimiz askerimizle. Buradan Türk ordusunu, Türk gençlerini selamlıyorum. (Akşener, asker selamı verdi.)

"Aziz milletim değerli milletvekilleri, Türkiye'nin içine düşürüldüğü bu garip sistemin sonuçlarını bu sefer de barış Pınarı Harekâtı üzerinden gözlemliyoruz. Bakın, Sayın Erdoğan hemen her gün liderlerle telefon trafiğinde. Yani dünya liderleriyle. Yine Sayın Erdoğan medyayı bilgilendirmek için toplantı düzenliyor. Sayın Erdoğan gazetelerimizin, televizyonlarımızın genel yayın yönetmenlerine bilgi veriyor. Bir soruya verdiği cevaptan da anlıyoruz ki yabancı medya kuruluşlarının temsilcilerine de bilgi verecek. Şimdi soruyorum; bütün bir devleti tek bir adamın iki dudağı arasına mahkûm ettikleri bu sistemde Allah aşkına Sayın Erdoğan'dan başka kimse yok mu? Bu işleri zamanında düşünecek zamanında gereğini yapacak kimse yok mu? İletişim Başkanlığı, Dışişleri Başkanlığı var. Lobilere milyonlarca lira para ödeniyor ama üç ülkenin dışında koca dünyada yapayalnız kaldık. 

Değerli dava arkadaşlarım Türkiye ilk kez sınır ötesi operasyonu yapmıyor. Yıllar evvel benim imzam ile Irak'ın içine 50 km giden bir sınır ötesi harekât yapıldı. Bunun gibi pek çok harekât yapıldı. Daha öcne de haklı gerekçelerle çok sayıda operasyon yapıldı ve yapılmaya devam dilecek. Ancak hiçbir operasyonda uluslararası alanda bu kadar yalnız kalmadık. Cumhurbaşkanının dostum dediği ne kadar lider ve ülke varsa harekâtın karşısında yer aldı. Dostum Trump, arkadaşım Putin, kankam Hamaney harekâta karşı. Kralları öldüğünde bayrağımızı yarıya indirip yas ilan ettiğimiz Suudi Arabistan Türkiye'ye işgalci diyor. Avrupa'yı zaten geçtim. Oturduğu makamı 1974'teki Barış Harekâtına borçlu olan Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı bile yanımızda değil. Bunu görmemek kafayı kuma gömmek olur. Bir an önce gereken düzenlemeleri yapmalısınız.Devletler bu tür hareketler öncesinde işe psikolojik harekât, iletişim ve diplomasi boyutuyla başlar. Dostunuz Trump bile, 'Kürtlerle Türkler yüzyıllardır savaşıyor' diyorsa, durup düşünmelisiniz. Biz ha bire anlatıyoruz ama bir şey anlamıyorlar demek bize bir şey kazandırmaz. İki yıldır Fırat'ın doğusuna harekât yapacağız diyorsunuz, anlamıyorlarsa anlatamamışsınız demektir. Daha çok, daha akılcı çaba harcamak zorundasınız demektir.

Bir taraftan Cumhurbaşkanlığı'nın iletişim başkanlığı yabancı basına makaleler yazıp bu harekâtı IŞİD'le mücadelenin liderliği diye tamamlıyor, diğer taraftan bizzat Sayın Erdoğan milletimize YPG-PYD-PKK ile mücadele diye tarifliyor, aportta diye bekleyenler de bu çelişkinin üzerinde tepiniyor. Devletin görevi derdini amacını milletine ve dünyaya net ve duru bir biçimde anlatabilmektir. Ama dünyayı haklılığımıza ikna etmekle sorumlu olan dışişleri bakanınız üniformalı fotoğraf paylaşıp şov yaparsa derdinizi anlatamazsınız. Harekât başladıktan sonra ikan etmeye çabalarsanız yalnız kalırsınız. TC'nin tarihten gelen bir dış politika geleneği, bu gelenekten damıttığı bir stratejisi vardı. Bu stratejisinin ağırlık merkezi Orta Doğu değildi. Daha geniş dengeli bir coğrafyaydı. Statükonun korunması ile çatışma hallerinde tarafsızlık benimseniyordu. Türkiye'yi son dönem yalnızlığa iten bu noktadaki strateji değişikliğidir.

"Suriye'nin toprak bütünlüğü için Suriye devletine karşı Suriyeyi parçalayanlarla birlikte mücadele ediyoruz"

Arap Baharı ile yükselen ihvancı anlayışın kahire öğretisini bölgede egemen olacağı var sayılması üzerinden Türkiye'nin milli menfaatleriyle kumar oynandı. Suriye'de Esad'ın Batı'nın desteğiyle çabucak devredileceği var sayıldı, bu durum AK Parti'nin Suriye'de kendisini gibi bir iktidar oluşacağına inanmasına, bunun hamiliğine talip olmasına sebep oldu. Bu hata yalnızca Suriye ile sınırlı kalmadı. Mısır'da Müslüman kardeşler açıkça ve cömertçe desteklendi. Türkiye ile uzun yıllar dostane ilişkiler yürüten Kaddafi'nin devredilmesine ortak olundu. Bunlar ideolojik sağlantılarla alınmış kararlardı ve sonuçları düşünülmedi. Gelinen noktada Türkiye'nin Suriye politikasını bircümle ile anlatmak mümkün; Suriye'nin toprak bütünlüğü için Suriye devletine karşı Suriyeyi parçalayanlarla birlikte mücadele ediyoruz. Bu cümle ne kadar tutarlıysa son 10 yıldır yürütülen Suriye politikası da o kadar tutarlıdır. Sonuçlarını da hep beraber yaşıyoruz. Oysa Türkiye'yi bugün içine düştüğü sıkıntıdan koruyan şu tavır olmalıydı; Suriye'nin toprak bütünlüğü için Suriye devleti ile birlikte Suriye'yi parçalayanlarla birlikte hareket etmek olmalıydı. İnanın bunun olduğu gün Suriye'de hiçbir sorun kalmaz. Ülkemize yönelik tehdit de azalır. Bugün Suriye'nin toprak bütünlüğünü isteyen iki ülke var. Biri Türkiye diğeri Suriye. Ancak iktidar Suriye'nin toprak bütünlüğünü parçalamak isteyenlere dostum, toprak bütünlüğünü korumak isteyenlere 'küstüm' diyor.

Peki ne yapmalıyız? Bazen ikinci en iyi senaryoyu seçmek durumunda kalırsınız. Bugün geriye iki seçenek kaldı. Ya Esad'la temasa geçip Suriye'yi normalleştireceği ya da Suriye'nin parçalanmasına seyirci kalacağız. Ya Suriyeli sığınmacıları evlerine güven içerisinde göndereceğiz ya da her yıl daha fazla Suriyeli sığınmacıya bakmak zorunda kalacağız. Hükûmete sesleniyorum; Suriye'de baırşı sağlamak Türkiye'yi yapacağı bu seçime ve vereceği bu karara bağplıdır. geç olmadan bu kararı verin. Esad'ın yönetim anlayışı büyük sorun olabilir, kabul edilemez bulabilirsiniz ancak hiçbir senaryo parçalanmış bir Suriye kadar kanlı, demokrasiden uzak değildir. Hiçbir senaryo, ABD ve Rusya üstleriyle sarılı olmak kadar millî çıkarlarımıza karşı değildir."

"Bugünden itibaren aklı selimde buluşup akıl ve selim sahibi olanlara kulak verin."

"Kaddafiye'ye yönelik operasyonda figüran yapıldık."

"IŞİD'in en çok canını yaktığı ülkelerden biriyiz ama dünyada arkamızdan IŞİD'le iş birliği yaptığımız dedikodusu yayılıyor."

"Demokratik mekanizmaları yeniden çalıştırın. Devleti kuran TBMM'yi yeniden işlevsel hale getirin. Milli menfaatlerimiz çerçevesinde yakalanan birlik ve beraberliğin siyasi çıkarlarla istismar edilmesine izin vermeyeceğiz. Devletin işini parti hizmetinden her zaman ayrı tuttuk."

"Erdoğan'ı uyarıyorum. Dostunuz Trump, kuvvetler ayrımının gayet güçlü olduğu bir ülkenin başkanı. Kendisine yönelik bir azil süreci olduğu gibi önünde seçimler var. Politikamızı Trump'ın seçim malzemesine alet etmeyin."

"Rahmetli İsmet İnönü'nün söylediği gibi 'Büyük devletlerle iş yapmak ayıyla yatağa girmektir.' Yatağa girdiğiniz ayılardan biri bizi ekonomik yaptırımlarla tehdit ediyor Sayın Erdoğan. İktidarınız ise susuyor. Milletimizi bu ekonomik yaptırımlara karşı nasıl koruyacaksınız Sayın Erdoğan?"

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    
    www.altiokhaber.com Twitter

    www.altiokhaber.com

    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz: