21 Haziran 2018 Perşembe

MUSTAFA BALBAY İLE ÇOK ÖZEL RÖPORTAJ

Sevgili ALTIOKHABER Yöneticileri; Yönelttiğiniz soruların yanıtlarını ekte gönderiyorum. Haber, içme suyun gibi bir şeydir. Temizse toplumu sağlıklı tutar.Kirliyse hasta eder. Temiz habercilik yapacağınıza yürekten inanarak yayın dünyasına hoşgeldiniz diyorum. Özgürlükte görüşmek üzere... Selamlar,sevgiler.. İyi çalışmalar...

09 Eylül 2012 Pazar 01:49
MUSTAFA BALBAY İLE ÇOK ÖZEL RÖPORTAJ
 

* Yaklaşık 4 yıldır tutuklusunuz. Bu tutukluluk sürecine bir de milletvekilliğini sığdırdınız. Bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu sürecin nerede ve nasıl son bulacağını düşünüyorsunuz?

 

- 6 Mart 2009'da tutuklandıktan bir süre sonra davanın  siyasal boyutunun ağırlıklı olduğunu görünce hücrede kendime şunu söyledim: ''Arkadaş, siyasal davalar siyasal gelişmelerle birlikte sonuçlanır...''

  Bu gerçekten hareket ettim. Öncelikle hapishane koşullarında da olsa üretmeye  devam etmeyi planladım. 4 yılın dökümünü şöyle yapabilirim:

Birinci yıl iddianameyi ve eklerini okuyup savunma yapma.

İkinci yıl, cezaevi koşıllarından davanın boyutlarına kadar , ZULÜMHANE, ZULÜMNAME, ZULÜMDAR adlarıyla 3 kitap yazma.

Üçüncü yıl, siyasete hazırlanma, zaten ruhen içinde olduğum CHP'ye üye olma,milletvekili seçilme.

Dördüncü yıl yine kalemi elimden bırakmadan, hapishane koşullarında bile gazetem Cumhuriyet'te günlük yazıları sürdürerek siyasetin hakkını verme.

  Bu dökümün ALTIOK aracılığıyla halka hesap verme olarak da değerlendirilmesini dilerim.

  Bu süreç ülkemizin içinde bulunduğu siyasal bunalımdan bağımsız değil.Ben bir milletvekili, bir yazar olarak içeride de olsam dışarıda da olsam Türkiye'nin daha yaşanılası bir ülke olması için mücadele edeceğim.

 

* Cezaevi yaşam koşullarını her ne kadar sizin kadar bilmesek de zor olduğunu biliyoruz. Bu ortamda yaşanan sorunlara ilişkin çok şey yazıldı. ( Yemeklerin yağlı olması, kışları çok soğuk yazları çok sıcak olması.. vs.) Sizin cezaevi ortamında bizzat yaşadığınız özellikle kamuoyuna duyurmak istediğiniz sorunlar nelerdir?

 

- Cezaevi,adı üstünde cezaevi. Aslında hüküm giymemiş kişilerin ''tutukevi''n de olması gerekir.Ancak peşin ceza  verme mantığı öyle yerleşmiş ki daha hüküm giymeden ''cezasını'' çektiriyorlar.

 Eskiden koğuşların kalabalık olmasından yakınılırdı. Bugün ise tecrit, yani yalnızlaştırma söz konusu.Birinci sorun bu.

Kaldığım hücreyi şöyle tarif edebilirim: Ortasında durup iki kolumu yana açınca  vücudumu biraz esnetirsem duvara değiyorum.

Bir yazar olarak en ciddi sorunum, bilgisayar olmaması. Haftada 1000 sayfa okuyorum,ortalama 50 sayfa yazıyorum. Bazı günler fazla yazı yazmak gerektiğinde parmaklarım yarı felç hale geliyor. O yüzden sol elimle de yazmayı öğrendim. Bundan sonraki paragrafı sol elimle yazacağım.

Sağlık önemli bir sorun. Ciddi bir hastalıkta üniversite hastanesine nakil yaptırmak için 4 alt sağlık kurumundan bir üste sevk gerekiyor.Sağlık ocağı polikliniğe, oradan devlet hastanesine sonra üniversiteye..

Haftada sadece 2 saat bilgisayar odasına çıkma izni veriliyor.Bu sürekli yazı yazan bir kişi için haftada sadece 2 saat yemek yiyebilirsin demek gibi bir şey.

Silivri'de bir gram toprak yok. Her yer beton ve demir. Gözetilen tek şey güvenlik olmuş,insan unsuru unutulmuş.Yattığımız yer dışında her taraf 24 saat kamera kaydı altında.

 

* Cezaevinde en çok neyi özlediniz? Çıktığınız zaman ilk yapmak istediğiniz nedir?

 

- O kadar çok şey özledim ki... Bir ev sıcaklığı,bir ağaç gölgesi,dostlar sofrası,duvarsız uçsuz bucaksız bir vadide yürümek,kısacası özgürlüğe dair her şey...

 

* Bir milletvekili olarak düşüncelerinizin aktarılmasının faydalı olacağı bir hususta Suriye ile mevcut durumdur.Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

- Suriye bizim en uzun sınırımızın olduğu bir ülke.Ben ''komşular politikası''na çok önem veren bir kişiyim.5'i cezaevinde olmak üzere 28 kitap yazdım.Bunların pek çoğu komşularımızla ilgili.Dünyanın bütün kalkınmış ülkeleri ticaretlerinin yarısını komşularıyla yapar.

Türkiye'de ise iktidar başta olmak üzere komşular politikasında çok başarısız oldu.Korkarım,uluslararası camiada Suriye yönetimini değiştirmenin ''Şampiyonu'' olacağız derken ''Şam Piyonu'' olacağız.

 

* Yine güncel bir sorun ve kanayan yara terör meselesine değinirsek, terör konusunda  düşünceleriniz ya da terörün bitirilmesi için gerekli gördüğünüz önlem ya da hususlar var mıdır? Varsa nelerdir?

 

- Terör ne yazık ki yaşamın her alanına hükmeden bir bela haline geldi.Terörün bitirilmesi için benim elimde bir reçete yok ama,şu görünen gerçek:

Bugünkü iktidarın yaklaşımıyla terör çözülemez.Çünkü hükümetin terör tanımı şu: Bana karşı olan,benim iktidarımı olumsuz etkileyen herkes teröristtir.

Tanım belki biraz abartılı gelebilir ama,gerçek bu.Ben çözümü şurada görüyorum: İç barışı her şeyin önüne almak,tüm politikaları bunu gözeterek çizmek. Bugünkü iktidar,mecliste bile ortak payda oluşturamıyorsa ya da oluşturmamayı politika haline getirmişse,buradan iç barış çıkar mı?

 

* Son olarak özellikle gençlere ve kamuoyuna söylemek istediğiniz hususlar var mıdır?



 

- Gençlere şunu söylemek isterim:

Sizler sadece geleceğimiz değil,aynı zamanda bugünümüzsünüz.Gençliği yanına almayan,gençliğin enerjisinden,heyecanından ve beyninden yararlanmayan hiçbir hareket başarılı olamaz.

Gençlerden başlıca dileğim; heyecanlarıyla,özverileriyle hep önde olmaları ama,dirseklerini biraz geri atınca topluma değmeleridir.Zira topluma dokunmayan hareketler de başarılı olamaz.

Topluma dokunma yöntemlerinden biri de medyadır.Bu bağlamda size başarılı ve uzun bir medya yaşamı diliyorum.

Özgürlükte,özgür bir ülkede,özgür bir ortamda buluşmak dileğiyle...

MUSTAFA BALBAY

 

 

 

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 3 yorum mevcut

    • oozbolat 6 yıl önce yorumlandı

      balbay 19 aralık katliamı öncesinde yazdığı yazıyı hatırlasa iyi olur

    • hukukcu 6 yıl önce yorumlandı

      bu zulüm er ya da geç son bulacak! inancımız tam... altıok'a yayın hayatında başarılar...

    • ozgurluk 6 yıl önce yorumlandı

      sayın vekilim türkiyenin size ve altioka ihtiyacı var

    
    www.altiokhaber.com Twitter

    www.altiokhaber.com

    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    24 Haziran seçiminde oyunuzu hangi partiye vereceksiniz?