mp3 indir bodrum escort bodrum escort bodrum escort bodrum escort

16 Ekim 2018 Salı

KEMAL KILIÇDAROĞLU İLE “SURİYE” , “AKP” ve “CUMHURİYET” KONULU ÇOK ÖZEL SÖYLEŞİ

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun www.altiokhaber.com özel röportajı

23 Ekim 2012 Salı 22:50
KEMAL KILIÇDAROĞLU İLE “SURİYE”  , “AKP” ve “CUMHURİYET” KONULU ÇOK ÖZEL SÖYLEŞİ


ALTIOKHABER.COM
: Bugün geldiğimiz nokta itibariyle AKP’nin izlediği dış politikayı, özellikle Suriye politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

KEMAL KILIÇDAROĞLU: AKP’nin gerçeklerden uzak dış politikası,içinde ciddi yanlışları barındırıyor. İzlenen yanlış dış politikanın yarattığı kırılmalar, ülkemizin ve halkımızın her geçen gün daha büyük bedeller ödemesine neden oluyor. Türkiye’nin dış politikası, AKP hükümetine kadar, tarihsel olarak, yüzü batıya ve çağdaşlığa dönük, bütün komşularıyla barış içinde yaşamayı esas ve öncelik olarak kabul etmiş ve bölgesinde istikrar üreten bir çizgiye sahipti. Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı ve Sayın Ahmet Davutoğlu’nu hariç tutarsak, Atatürk’ten bu yana Türkiye’yi yöneten bütün lider ve dışişleri bakanları bu dış politika çizgisini korumaya ve sürdürmeye özen göstermişlerdir.

AKP iktidarıyla başlayan Türk dış politikasındaki kırılmalar, Suriye kriziyle su yüzüne çıkmış ve daha belirgin bir hal almıştır. Suriye’de çatışmalar iyice yoğunlaşmaya başladığında biz barış, diyalog, itidal çağrılarımızı 6 Şubat 2012 tarihinde bir öneri halinde gündeme getirerek, komşu ülke Suriye’deki tehlikeli gidişata dikkat çektik ve Türkiye’nin bu çatışmaları durdurmak ve barışı sağlamak için uluslararası meşruiyet, diyalog ve diplomasiye dayanan bir çaba harcaması gerektiğini ifade ettik. Suriye’deki krizin bütün taraflarını ve bu sorundan etkilenen bölgesel ve küresel aktörleri içeren bir uluslararası konferansın Türkiye’de toplanmasını istedik. Çatışmaların sona ermesi ve akan kanın durması için çaba gösterilmesini gerektiğini ifade ettik ve Türkiye’nin “Yurtta sulh, cihanda sulh” anlayışıyla savaşa karşı olan bir devlet olduğunu bir kez daha hatırlattık. Suriye rejimi ve muhalifler sorunlarını Türkiye’de konuşsunlar, demokratik bir Suriye ve halkın özgürlük taleplerini karşılamak için yapıcıönerilerini tartışsınlar ve bir çıkış yolu bulmak için çalışsınlar istedik. AKP hükümeti, bizi Suriye rejimini desteklemekle suçlayarak, bu teklifimizi elinin tersiyle itti.



ALTIOKHABER.COM: Bu arada CHP bir de deklarasyon hazırladı, siz de Başbakan’a bir mektup gönderdiniz.

KEMAL KILIÇDAROĞLU: Evet. 18 Nisan 2012’de CHP olarak ikinci önerimizi yaptık. Suriye gibi ulusal güvenliğimiz, çıkarlarımız ve bölge istikrarı bakımından hayati bir konuda TBMM’nin partiler üstü, ortak bir tavır sergilemesi gerektiğini düşünerek bir bildiri taslağı hazırladık. AKP ve Meclis’teki diğer siyasi partilere ilettik. Bu önerimiz de tıpkı ilk önerimiz gibi reddedildi. Fakat biz yılmadık. Üçüncü girişimizi Ağustos ayında gündeme getirerek, Suriye konusunda uluslararası bir konferansın nasıl toplanacağını, kaç gün süreceğini, gündeminin ne olacağını belirleyen kapsamlı bir öneri metni hazırladık ve bu metni Sayın Başbakana bir mektup eşliğinde gönderdik. Suriye konusunun çok ciddi öneme sahip bir konu olduğunu vurguladım. Türkiye Suriye’deki çatışmalar konusunda seyirci kalmamalı ama eşit mesafede durmalı; sorunu çözmek için yapıcı ve barışçıl bir rol üstlenmelidir dedim. Sayın Başbakan bunu da dikkate almadı. Niye almadı? Çünkü AKP iktidarı, Türkiye’nin dış politikasını ulusal çıkarlara odaklı bir konu olarak görmüyor. AKP, Türk dış politikasını Dışişleri Bakanlığının yetişmiş kadrolarıyla değil, AKP’nin siyasi unsurlarının tercihlerine göre ve birikimli diplomatlarımızı dışlayarak yönetiyor. Dışişleri Bakanlığı’nın köklü gelenekleri, birikimi, değerli diplomatları ve değerleri yok sayılıyor.

Son yıllarda izlenen Ortadoğu politikası Türkiye’ye ve bölgeye ne kazandırdı? AKP hükümeti, Libya’da Türkiye’nin öncü rol üstleneceğini söyleyerek Libya’lı muhaliflere valizle para taşıdı. Şimdi Libya’da öncülüğü kim aldı? Fransa. Hükümet bu tablonun yanıtını halkımıza açıklamak zorundadır. Suriye’de de bölgesel lider olma hevesleriyle ortaya çıkan AKP Hükümeti bugün dünyada yalnızları oynuyor.


Türkiye gibi büyük ve gelenekleri olan bir devlet Ortadoğu politikasında, dışarıdan güdülen bir politika izliyor. Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nu Obama’nın, ardından Putin’in parmak işaretleriyle çağırdıkları görüntüler hafızalardan silinmedi. Obama’nın beyzbol sopası ile AKP’ye verdiği mesaj hafızalarda canlı. AKP, Türk dış politikasında başkalarının piyonluğuna soyundu. Şunun da altını özenle çizeyim: Türkiye Cumhuriyetinde hiçbir Başbakan, hiçbir Dışişleri Bakanı Ortadoğu’ya başkalarının diliyle seslenmemiştir. Biz Ortadoğu’ya ilk kez kendi çıkarlarımıza, kendi önceliklerimize göre değil, Washington ve Brüksel’in belirlediği hedef ve yöntemlere göre hareket ediyoruz. Bu doğru değildir. İş birliği başka, emir almak başkadır. Türk dış politikasında ciddi kırılmalar AKP’nin yönetim yetersizliği ve beceriksizliğinden kaynaklanmaktadır. Bunu tehlikeli ve sakıncalı buluyoruz.

 


ALTIOKHABER.COM: Bunca önerinize karşın son günlerde Başbakan Suriye konusunda Türkiye’nin ortak irade göstermesi gerektiğini söylüyor.

KEMAL KILIÇDAROĞLU: Sayın Başbakan CHP’yi savaş politikalarına alet etmek istiyor. Suriye’deki çatışmalarla ilgili olarak üzerine düşen sorumlulukları sonuna kadar yerine getiren ve bundan sonra da getirmeye devam edecek olan Cumhuriyet Halk Partisi, AKP’nin savaş politikalarının sessiz tanığı ve destekçisi olamaz. Çünkü biz ülkemizi, bölgemizi ve insanlarımızı seviyoruz. Kan dökülmesin istiyoruz. Halkımız, AKP’nin yanlışlarının bedelini ödemesin diyoruz. CHP’nin Suriye konusundaki önerilerini görmezden geldiler, ellerinin tersiyle ittiler ve hatta bizi suçlamaya kalkıştılar. Şimdi diyorlar ki ‘niye bize destek vermiyorsunuz’. Kendi iradesini milletin ortak iradesi sanan Sayın Başbakan belki farkında değil ama halkımızın ortak iradesi şunu söylüyor: Kardeş ve dost Suriye ile savaşa hayır! Biz de halkımızın bu sesini bütün dünyaya taşıyoruz.

 

ALTIOKHABER.COM: AKP ve Başbakan, CHP’nin Suriye’deki sorunun çözümüne ilişkin girişimlerine rağmen, sizi Baasçılıkla suçlayarak, Suriye’ye demokrasi getirmek gibi bir misyon üstlendiklerini iddia ediyorlar. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

KEMAL KILIÇDAROĞLU: CHP’nin Baasçılıkla suçlanması, olsa olsa iç politikaya dönük ucuz bir söylemden ibarettir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçkin tarihi bu suçlamaların ne kadar yersiz olduğunun en büyük kanıtıdır. Demokrasiyi, Türkiye’ye çok partili hayatı getiren biziz. İnandığımız demokratik ilkeler ve çağdaş değerler uğruna milletvekili seçilemeyen Recep Tayyip Erdoğan için gerekli yasal değişiklikleri yapıp ona milletvekilliği yolunu açan biziz. Demokrasilerde tutuklu milletvekili olmaz diyen biziz. Milletvekillerini tutuklayan onlar. Medya üzerinde baskı var, medya özgür olmalı diyen biziz. Medyayı susturan ve kendilerine yandaş kılan onlar. Üniversiteler sessiz, üniversiteler konuşamıyor, üniversitelerin üzerinde baskı var diyen biziz. Binlerce öğrenciyi sudan sebeplerle hapse tıkan onlar. Gazetecileri ya hapsederek, ya işlerinden ederek susturanlar onlar. Şimdi bana söyler misiniz Esad’la Erdoğan arasında ne fark var? İkisi de baskı ve zulüm liginde şampiyonluğa oynuyorlar. İkisi de halkın iradesini hiçe sayıyorlar. Gazeteciler, milletvekilleri, akademisyenler hapiste… AKP iktidar olduğunda 59 bin olan hapisteki yurttaş sayısı şimdi 130 bini aştı. 10 yılda ne oldu da hapiste insan sayısı yüzde 100’ün üstünde bir artış gösterdi. Parasız eğitim istiyorum diyen gençleri hapse atacaksınız, yazılmamış kitaba ceza verecekseniz, atılmayan yumurtaya ceza vereceksiniz, sonra da demokrasiden söz edip, Suriye’ye demokrasi götürmeyi kendinize misyon edineceksiniz. Hükümetin önce dönüp bir kendine bakması ve Türkiye’yi ne hale getirdiğini görmesi şarttır. Demokrasiyi içselleştiremeyen bir hükümet, başka ülkelere özgürlük dersi veremez. AKP ancak, son AB İlerleme Raporu’nu içindeki haklı eleştiriler nedeniyle canlı yayında çöpe atacak kadar demokrattır. AKP’nin demokrasi, insan hakları, adalet ve özgürlükler sicil notu, dış politikasında olduğu gibi maalesef sıfır bile değildir, eksidedir. Kaybeden ise Türkiye’dir.





ALTIOKHABER.COM: AKP’nin, Akçakale’ye top düşmesinden sonra Meclis’e getirdiği tezkereye neden hayır oyu verdiniz?

KEMAL KILIÇDAROĞLU: Daha önce anlattığım gibi CHP’nin başından beri Suriye konusunda izlediği çizgi ortada. Suriye tezkeresinin ülkemizin güvenlik ve istikrarına olumlu katkı yapacak hiç bir boyutu yok. Biz savaş istemiyoruz. Ankara’da keyfi yerinde olanların halkımızın evlatlarını nedensiz ve anlamsız bir savaşa sürmelerine “evet” diyemeyiz! Neyi paylaşamıyoruz Suriye halkıyla? Uluslararası sularda 9 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı şehit edildiğinde, Kuzey Irak’ta Türk askerlerinin başına çuval geçirildiğinde ne yaptınız? Bir buçuk milyon Iraklı Müslüman hayatını kaybetti, binlerce Müslüman kadına tecavüz edildi, ses yok, itiraz yok. Ne var? Sayın Başbakan’ın Irak’taki Amerikan askerlerine başarılar dilekleri var. Böyle tutarsız, ilkesiz davranan, güven vermeyen maceracı bir Hükümete, üstelik ortada yeterli bir gerekçe de yokken, savaş yetkisi verilir mi?

 

ALTIOKHABER.COM: Tezkereyi Türkiye daha güçlü olsun diye getirdiklerini iddia ettiler.

KEMAL KILIÇDAROĞLU: Tezkere olunca Türkiye güçlü olacakmış. Bakın Türkiye’yi güçlü kılan tezkere değil, Türkiye’yi güçlü kılan laik demokrasiye, çağdaş uygarlığa, bilime, kadın-erkek eşitliğine dönük yüzüdür. Türkiye’yi güçlü kılan, Sayın Başbakanın alay konusu yaptığı bu ülkenin akıl, akılcı gücüdür. Tezkere olunca savaşa hazır olacakmışız. Tezkere olmayınca bu ülke savaşa hazır değil mi? Türkiye’yi Ortadoğu’da güçlü kılan nedir biliyorlar mı? Türkiye’yi Ortadoğu’da güçlü kılanın, hayranlık uyandıran çoğulcu laik demokrasi anlayışı ve hukukun üstünlüğünü egemen kılan yapısıdır. AKP’nin yıkmaya çalıştığı ne kadar değer varsa Türkiye’nin gücü de o değerlerdir. Siz hiç bir demokraside bütün dünyaya savaş açabilme yetkisi veren bir tezkere gördünüz mü? Hem taşeronluk yapacaksın ondan sonra da döneceksin CHP’ye eleştiri getireceksin. Tezkereye ‘hayır’ demekle önemli bir karara imza attık. Ayrıca bilelim ki sınır olayları savaş sebebi değildir. Savaş, silahlı bir saldırı olduğundan gündeme gelir. AKP, hukuk ve diplomasi yollarını bilmediği için, savaş yolunu tercih etti. CHP ise, savaş değil, barış dedi.




ALTIOKHABER.COM: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriye’ye müdahale etmek için bu kadar ısrarcı olmasının altında sizce ne yatıyor?

KEMAL KILIÇDAROĞLU: Sayın Erdoğan’ın, Büyük Ortadoğu Projesinin eş başkanı olmasıdır. Bölgeyi, egemen devletlerin istekleri doğrultusunda şekillendirmek gibi bir misyonu var. Suriye’ye müdahale için bu kadar iştahlı olmasının sebebi bu küresel boyuttur.

 

ALTIOKHABER.COM: Türkiye Suriye’de hangi noktalarda sizce yanlış yaptı?

KEMAL KILIÇDAROĞLU: Hükümetin Suriye politikası başından beri yanlıştır. Hükümet, bir; Suriye’nin içişlerine doğrudan müdahale etti. İki; Esad karşıtlarını Türkiye’ye getirip destekleyerek açıkça taraf oldu. Üç; Özgür Suriye ordusunun ve birçok silahlı radikal örgütün Türkiye topraklarında konuşlanmalarına destek oldu. Türkiye’den Suriye’ye geçerek kardeşlerini öldürenlere destek olan Başbakan Erdoğan ve hükümetidir. Bu sadece tarihsel dış politikamıza değil, aynı zamanda geleneklerimize de aykırı bir durumdur. İki ülke arasında açılan derin fay hatlarını onarmak çok zaman alacak. Dış politikadaki hata, yanlışlık ve düşmanlıkları gidermek çok kolay değildir.

 

ALTIOKHABER.COM: Bu arada Mısır Cumhurbaşkanı ile görüştünüz. Bu görüşmede Suriye gündeme geldi?

KEMAL KILIÇDAROĞLU: Türkiye’ye gelen Mısır Cumhurbaşkanı benimle de görüşmek istedi. Yararlı, kapsamlı bir görüşme yaptık. Suriye konusu elbette gündeme geldi. Memnuniyetle gördüm ki Suriye konusunda Mısır Devlet Başkanının görüşleri ile CHP’nin görüşleri büyük ölçüde, özellikle dışarıdan müdahale olmaması noktasında örtüşüyor. Bu vesileyle Mısır Cumhurbaşkanının beni ülkesine davet ettiğini ve bu önemle davete en kısa zamanda icabet edeceğimi okurlarınızla paylaşmak isterim.

 
“ AKP’nin Cumhuriyet’e olan karşıtlığı pekişmiştir! ”

ALTIOKHABER.COM: Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının iptali ile ilgili neler söylemek istersiniz?

KEMAL KILIÇDAROĞLU: Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının yasaklanması, Cumhuriyet’e yapılan en büyük saygısızlıktır. Cumhuriyet ne zorluklarla kazanılmış bir rejimdir ve herkesin ortak paydasıdır. Bu nedenle yediden yetmişe herkes kutlamalıdır, kutlamalara katılabilmelidir. Kutlamaların yapılmasını, bildirilerin yayınlanmasını yasaklamak yerine gurur duymamız gerekmektedir. Sonuç olarak bu milli bayramın kutlanmasını yasaklamak ile AKP’nin Cumhuriyet’e olan karşıtlığı pekişmiş oluyor.



ALTIOKHABER.COM: ALTIOKHABER sitesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

KEMAL KILIÇDAROĞLU: Tüm yurtseverlerin takip ettiği bir site, sizleri tebrik ediyor, başarılarınızın devamını diliyorum.


YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 3 yorum mevcut

    • Murat Düzgün 6 yıl önce yorumlandı

      genel başkanla yapılan bu ropörtaj oldukca verimli ve zamanlı olmuş. çalışmalarınızda başarılar dilerim.

    • kılıçdaroğlu 6 yıl önce yorumlandı

      kılıçdaroğlu yurtsever filan demeye başlamış. hayret

    • tansu gunduz 6 yıl önce yorumlandı

      cumhuriyet hepimizin ortak paydasi ve sah damarimiz,bu onemli gunden once bu roportaj herkese bir cigligimiz olsun,akp de degerlerimizi yitirmemize neden olamayacak!tum emegi gecenlerin eline saglik,turkiye degelerie sahip cikiyor...

    
    www.altiokhaber.com Twitter

    www.altiokhaber.com

    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz: