mp3 indir bodrum escort bodrum escort bodrum escort bodrum escort

15 Ekim 2018 Pazartesi

Münir Özkul hayatını kaybetti

Türk sinemasının çınarı Münir Özkul, 93 yaşında İstanbul'daki evinde hayatını kaybetti.

05 Ocak 2018 Cuma 11:39
Münir Özkul hayatını kaybetti

 

Hababam Sınıfı'nın Mahmut Hocası ve Yeşilçam'ın ulu çamlarından biri olan Münir Özkul'un hayatını kaybetti. Münir Özkul uzun yıllardır KOAH ve DEMANS hastalığı ile mücadele ediyordu. Özkul'un kızı Güner Özkul, babasının cenazesinin pazar ya da en geç pazartesi günü kaldırılacağını söyledi.

Evinin önünde basın mensuplarının sorularını cevaplayan Güner Özkul, "Uzun bir süreçti. Defalarca asılsız haberlerle bugüne hazırlanmış olduk. Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan'a tedavi sürecinde bizi hiç yalnız bırakmadığı, yardımcı olduğu için çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.

Özkul ayrıca Kel Hasan Efendi'den İsmail Hakkı Dümbüllü'ye geçen kavuğun 1968'den Ferhan Şensoy'a devrettiği 1989 yılına kadar sahibiydi.

Demans nedir?

Demans, bir hastalık sürecinin sonucu olarak ortaya çıkar, kişinin hafıza, düşünme ve davranış bozukluklarını işaret eder. Kişi ayrıca kafa karışıklığı, kişilik değişiklikleri, davranış değişiklikleri, karar verme sorunları, kelimeleri bulmada zorluk çekme, düşüncelerini toparlayamama ya da yönleri takip edememe gibi sorunlar yaşar. Alzheimer hastalığı demansın en sık olan sebebidir.

Ediz Hun: Zaman gelince kayboluyoruz...
 
Özkul'un ölümüne ilişkin sanatçı dostu Ediz Hun, "Özel bir dostumuzu kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyorum. Olağanüstüydü, mükemmel, son derece sıcakkanlı, sempatik, son derece saygılı bir befendeydi. Çok üzücü tabii, son senelerde zor durumlar yaşadı. Eşine de saygılarımı sunuyorum. Çok büyük bir sanatçıyı kaybettik. Çok fazla filmde çalıştık, Adile Naşit ile oynamaktaydılar, eş şeklinde oldular pek çok filmde. Zarif, kibar, güleryüzlü. O derece doğal bir sanatçı. Özellikle şunu belirtiyorum, hislerini doğal bir şekilde aktarmayı başarmış nadir sanatçılardan birini kaybetmiş olduk. Zaman gelince kayboluyoruz, başka bir aleme geçiyoruz. Çaresi yok, ama anılardır mühim olan. O anılarda da Münir Özkul'un yeri başka gelir" diye konuştu.

Hülya Koçyiğit: Münir Özkul'un acısı yüreğimi yaktı, çok güzel anlar bıraktı ardında 

Hülya Koçyiğit de, Özkul'un ölüm haberiyle yüreğinin yandığını belirterek,  "Ona çok büyük özenle bakan eşine ve kızına tüm kalbimle başsağlığı diliyorum. Çok büyük bir değeri kaybettik. Gerçi uzun zamandır hastaydı. Kimseyle görüşmek istemiyordu. Ama şu anda yüreğimi yaktı acısı. Çok uzun yıllar, birçok filmde birlikteydik. Yeri doldurulamayacak, çok özel, çok büyük bir sanatçı. Hakikaten o kadar güzel anlar bıraktı ki ardında, hep bizimle yaşayacak" dedi.

Süleyman Turan: Hepimizin başı sağ olsun

Oyuncu ve sanatçı dostu Süleyman Turan da, Özkul'un ölümüne ilişkin "Koskocaman bir Münir Özkul yok artık, sözcük olarak yok tabii. Gerçekten çok üzgünüm. Daha fazla konuşamayacağım. Hepimizin başı sağ olsun" diye konuştu.

Zihni Göktay: O kadar alıştık ki sosyal medyada çıkan "Münir Özkul öldü" haberlerine, inanmak istemedim

Oyuncu Zihni Oktay da, Özkul'un ölümüne ilişkin "Maalesef Münir Abi'nin sosyal medyada çıkan haberleri kanıksamıştık. Başta inanmak istemedim. Sizlerden aldığımız haberle doğruluğuna inandım. 93 yaşında olmasına rağmen her ölüm erken ölümdür. Bizim anılarımızda feyz aldığımız bir sanatçı olarak kalacak.Biz şehir tiyatrosunda da birlikte olduk, ramazan programlarına dizilerde karşılaştık. Onunla oynamak keyifti. Son zamanlarda yatar durumdaydı. O halde görmek istemedim, zaten kendisi de ziyaretçi kabul etmiyordu. Çok iyi baktı eşi ona. Bu durumda söylenecek fazla bir laf yok. Bundan sonra onun hatırasını canlı tutacağız. Bizim kafamızda ölmedi, zaten bıraktığı filmlerle her zaman karşımızda olacak" ifadelerini kullandı.

Ayla Algan, Münir Özkul'u anlatırken gözyaşlarını tutamadı: Ne güzel oyuncuydu, yavrum benim...

"Yalan oyunculuğu hiç yoktu, tiyatroda da sinemada da. Hem tiyatrocu olmak hem sinema oyuncusu olmak çok zordur yavrum, ikisini de o kadar iyi yaptı ki... Biliyorsunuz kavuğu da verdiler ona. Böyle biri yok artık. Örnek olacak kişiydi o. Örnek olacak kişiydi yavrum. Ne kadar güzel oyuncuydu, yavrum benim... Çok güzel oyuncuydu..."

Atilla Dorsay: Münir Özkul'un kızına defalarca "Ne olur beni babana götür" dedim, istemedi...

"Efendim çok üzüldüm. Geç haberimiz oldu. Yakından tanıdığımız, son derece sevdiğimiz bir insandı. Onu önce tiyatroda tanıdım, Muhsin Ertuğrul'un kurduğu o küçük sahnede... Türkiye onu Yeşilçam'da keşfetti. Yaptığı birçok filmde o büyük ailenin değişmez fertlerinden biri oldu. Komedi oyuncuları vardır, drama oyuncuları vardı. Aynı anda ikisini de yapabilen ender oyuncularındandı. Erken bir hastalık onu yakaladı malum. O kadar kötü bir rahatsızlıktı ki bu, defalarca kızına "Ne olur al beni babana götür" dedim, kendisi istemedi. Çok sevdiğim bir dostumdu, işte böyle..." 

Hale Soygazi: Odun ateşinde sokakta sırasını bekleyen rolünü yapmayı bekleyen emekçiler

"Değerli bir aktördü. Ben onunla bir kaç filmde oynadım ama en bilineni 'Oh Olsun'du. Benim babamı oynuyordu, fabrika işçisiydi Münir Özkul. Tabi ki onun olduğu setlerde, espri mizah bol bol olduğundan unutulmayacak bir çalışma ortamı vardı. Tiyatrodan onu bilenler de bilir ne kadar önemli oyuncu olduğunu. Ve de şimdi artık filmleriyle yaşayacak. Onların sayesinde herkes her şeyi öğrendi. Onlar dizilerle gelmediler, dizilerde oynamadılar. Sinema ile doğrudan bu mesleklerini yaptılar. Onlar ilklerdi, ilklerin devamıydı diyelim. Çok da çilesini çektiler bu işin. Teknik olarak da konfor olarak da bugünkü koşullarda olmayan koşullarda çalışmalar... Hatırlıyorum Münir Özkul ile ben karda, buz keserek Levent sokaklarında ısınmaya çalıştığımızı odun ateşinde... Böyle şeyler yaşadık biz. Odun ateşinde sokakta sırasını bekleyen rolünü yapmayı bekleyen emekçiler onlar. Bu işin lüksünü yaşamadılar. Şimdi biz karavanda bekliyoruz ama onlar böyle şeyler görmediler. Ama onlar oyunculuklarıyla örnek oldular."

Müjdat Gezen: Münir Abi çok başka bir sanatçıydı...

"55 yıl önce onun tiyatrosunda, tiyatroya başlamıştım. Ben son 42 yıldır geleneksek Türk tiyatro hocalığı yapıyorsam Münir Abi sayesindedir. Kendisini çok sevdim, onunla çok oyun oynadık, birlikte güzel şeyler yaptık. Benim ilk büyük ustam diyebilirim. Münir Abi çok değerliydi. Biz çok eğlenir, çok gülerdik. Adile, Şener, Münir Abi çok eğlenirdik. Münir Abi çok başka bir sanatçıydı, onu sevenlere ulaşmış olduğu herkese baş sağlığı diyorum.  Söyleyecek çok fazla bir şey bulamıyorum."

Ali Poyrazoğlu: Keşke yine öyle insanlar çıksa... 

"Türk sinemasının başı sağ olsun. Paylaşacak bir şey yok. Rahatsızlığından sebep uzun süredir bir kenara çekilmişti. O çok usta, çok yaptığından emin, bilerek seçerek işini icra eden bir adamdı. Zor bir adam olduğu söylenirdi ama kaymak gibi bal gibi bir adamdı. Çok güzel işler yaptı. İmzasını bıraktı... Orta oyuncular ekibiyle yaptığı oyunlar yenileme denemesiydi. Keşke yine öyle insanlar çıksa... Yaptıkları incelenmeli. Oyunculuk stili üzerinde çalışmaya değer bir stildi. Tiyatroda bir çok yabancı klasiği dört dörtlük oynamış bir adamdı. Ertem Eğilmez, Arzu Film döneminde Ertem Bey ve yanındaki ekip onun kıymetini bildiler..."

MÜNİR ÖZKUL KİMDİR?

15 Ağustos 1925 tarihinde İstanbul Bakırköy'de doğan Münir Özkul küçük yaşlarda tiyatroya merak sardı. Özkul, İstanbul Erkek Lisesi'nden mezun oldu. Bir süre İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne ve Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü'nde eğitimine devam etti.

Eğitiminin tamamlayan Özkul, Bakırköy'de bulunan Halkevi'nde oyunculuğa adım attı. İlk amatör sahne deneyimlerini burada gerçekleştiren Özkul, İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda bir süre oynadıktan sonra Ankara Devlet Tiyatrosu'na geçti.

Ses Tiyatrosu'nda sergilenen oyunlarda rol almaya başladı. Ardından özel bir tiyatro olan Küçük Sahne'ye geçti. Burası Özkul'un yükselişinde bir dönüm noktası oldu.

Yeteneği Muhsin Ertuğrul'un gözünden kaçmayan Özkul, Küçük Sahne'de birçok başarılı oyunlarda da yer aldı.

Tiyatro sahnelerinden "tesadüfen" film setlerine geçişi 40'lı yılların sonuna denk düşen Özkul, askerliğini yaptığı dönemde, "Vatan ve Namık Kemal" adlı filmde yönetmen asistanlığı yapan arkadaşı Sırrı Gültekin'i ziyaret için Yeşilçam'a gittiği birgün ilk defa bir filmde figüran olarak rol aldı.

Üniformalı bir figüran arayışı içinde olan arkadaşının ricasını kırmayarak, biraz da komik bir anı olsun diye kamera karşısına geçti ve rol aldığı 400'ün üzerinde filmle, Türk sinemasına damgasını vuran önemli karakter oyuncuları arasına girmesini sağlayacak sinema serüveni böylece başlamış oldu.

ÖDÜLLERİ

1967-İlhan İskender Armağanı 
1972-9. Altın Portakal Film Festivali, En İyi Erkek Karakter Oyuncu Ödülü 
1991-Dümbüllü Ödülü 
1997-Altın Kelebek Ödülleri Onur Ödülü 
1999-Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü "Muhsin Ertuğrul Tiyatro Emek Ödülü" 
2004-37. Sinema Yazarları Derneği Ödülleri Onur Ödülü 
2006-Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali Onur Ödülü 
2014-18. Afife Tiyatro Ödülleri, Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü
2015-T.C. Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    
    www.altiokhaber.com Twitter

    www.altiokhaber.com

    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz: