23 Mayıs 2019 Perşembe

TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Özilhan: İstanbul seçimlerinin iptali ile siyasal gerilimin devam edeceği belli

TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı İstanbul’da düzenleniyor. TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Tuncay Özilhan açılış konuşmasında, "Parlamenter sistemden cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş henüz tamamlanmış gözükmüyor. Cumhurbaşkanlığı sisteminin kurumsal yapısı oturtulamadı. İstanbul seçimlerinin iptali ile siyasal gerilimin devam edeceği belli." dedi.

15 Mayıs 2019 Çarşamba 10:46
TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Özilhan: İstanbul seçimlerinin iptali ile siyasal gerilimin devam edeceği belli

 

Özilhan, yaklaşık 20 dakikalık konuşmasında sık sık demokrasi, yargının bağımsızlığı, hukukun üstünlüğü, yargının bağımsızlığı, ifade özgürlüğü ve bir arada yaşam vurgusu yaptı.  Türkiye'nin 2007'den bu yana 14 kez sanık başına gittiğini ve seçimlerin hiçbir zaman gündemden düşmediğinin altını çizen Özilhan, ülkenin ekonomi ve demokrasi anlamındaki yapısal sorunlarının çözümü için strateji geliştirmesi, adımlar atması gerektiğini belirtti.

Özilhan'ın açıklamalarından başlıklar şöyle: 

"Rezervler eriyor, halkın alım gücü azalıyor. Türk vatandaşları Türk lirasından kaçıyor. Türkiye küresel rekabette kan kaybediyor. Enflasyonda 121. sıradayız. Yargının bağımsızlığı 111., yargıda hak aramada 109., basın özgürlüğünde 129. sıradayız. Bu nedenle ekonominin düzelmesi için hukuk ve adalet sisteminin düzelmesi gerekiyor.

Girişimciyi girişim yapamaz hale getiren ayakb ağı oluşturmuş durumda. Demek ki demokrasi işler kılınırsa, eleştirel düşünmenin önünü açan bir eğitim reformu gerçekleştirilirse ekonomi performansı yükselecek. Türkiye muazzam bir potansiyele sahip. Biz bu nedenle ekonomi derken demokrasi, yargı bağımsızlığı, insan hakları demeye devam edeceğiz. Bu görevi, TÜSİAD'ın tüzüğünden alıyoruz. Tüzüğümüzün amaç maddesini bir kez daha hatırlatmak istiyorum. 'TÜSİAD, insan hakları evrensel bildirgesinin düşünce, inanç ve girişim özgürlüklerinin, laik hukuk devletinin, katılımcı demokrasi anlayışının, liberal ekonominin, rekabetçi piyasa ekonomisinin benimsendiği bir toplumsal düzenin oluşmasına ve gelişmesine katkı sağlamayı amaçlar.'

Ekonomik sıkıntıları aşmak için yönetim sistemimizdeki sıkıntıları aşmamız gerekir. Ekonomik performans düştükçe ardı ardına yapılan seçimlerde seçim ekonomisi uygulanıyor. Yapısal sorunların çözümü erteleniyor. 2007'en bu yana tam 14 kez sandığa gittik. İptal edilen İstanbul seçimlerini dahil edersek 15'e geliyor. Güçler ayrılığının mükemmel işlediği, yürütmenin çalıştığı, ifade ve medya özgürlüğünün güvence altına alındığı, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığından kimsenin şüphesinin olmadığı bir sistem kurmak için bu seçimleri yaptık. Peki kurabildik mi? Bugün geldiğimiz noktaya bakarsak evet diyemiyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti gibi büyük ve köklü bir devletin sisteminin depiştirilmesi ve uyumluluştırılması daha zaman alacak gibi. Cumhurbaşkanlığı sisteminin kurumsal yapısı da daha oluşturulamadı gibi. Bu sorunların üzerine etkin biçimde gidilmesini engelliyor. Bu sırada toplumsal kutuplaşma da derinleşiyor.

31 Mart seçim döneminde de böylesi bir propaganda dönemi yaşandı. Muhalefet liderinin saldırıya uğraması siyasal gerilimi daha da yükseltti. Seçimlerin yenilenmesiyle de gerilimin devam edeceği belli oldu. Buna rağmen vatandaşımız sakinliğini koruyor. Sandık sonuçları da siyasiler arasındaki kutuplaşmanın karşılık bulmadığını gösteriyor. Vatandaşımız hamaset değil, bir arada hareket edilmesini istedi ve bunu da sandıkta gösterdi.

Üçüncü sorun da dış politikada. Bize özgü sorunların dışında küresel problemler de var.

Uluslararası ilişkilerdeki gerilimler TL'nin değerinde sert düşüşlere neden oluyor. Bu sert düşüş maliyet artışıa sebep oluyor. Üretim ve yatırım kararlarını bozuyor. Mali olarak zedeliyor, iflaslara sebep oluyor. Unutmayalım, devletlerin gücü ekonomideki güçlerinden gelir. Ekonomik olarak zayıf olan, finansman sorunu çeken ülkeler ekonomileri güçlü ülkelere tabi olurlar.

Güçlü bir ekonominin temelinde ise güven vardır. Güveni inşa etmekse zordur, binbir zahmetle örülür ama bir anda da yıkılabilir. Biz ayrışırsak, birbirimize güvenmezsek dışarısı bize hiç güvenmez.

Sayın Cumhurbaşkanımızın seçimlerden sonra Türkiye İttifakı yapmasını ve geçen hafta kuşattığı bir anlayışa vurgu yaparak birlik çağrısı yapmasının önemli olduğunu düşünüyoruz. Nasıl ki hem ülkemizin kurtuluşunu ve cumhuriyetimizin kuruluşunu birbirimize kenetlenerek başardıysak, bugünlerden de böyle çıkarız.Hepimiz el birliği yaparak hem demokrasiyi hem de ekonomiyi güçlendireceğiz."

TÜSİAD Başkanı Simone Kaslowski: Sorumluluklarımızın bilincindeyiz

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı bugün İstanbul'da yapılıyor. Türkiye'nin son dört yılda seçim konuştuğunu söyleyen TÜSİAD Başkanı Simone Kaslowski, "Son iki senede 4 seçim reform ve makroekonomi gündemine odaklanılmasını zorlaştırdı" dedi. Kaslowski, "Sorumluluklarımızın bilincindeyiz" diye konuştu.

Kaslowski'nin konuşmasından satır başları şöyle:

"Sayın üyeler TÜSİAD  değerlerinden taviz vermeksizin bu günlere ulaştı. TÜSİAD bünyesinde 700’e yakın üyesiyle 4500 şirketi temsil ediyor. Çalışma gruplarımızda 3000 civarında uzman ve yönetici yer alıyor.  Bu çeşitlilik ve derinlik sayesinde ülkemizin menfaatine olan pek çok görüş karşılık buluyor. Sürdürülebilir kalkınma için dünya ile entegrasyon hukukun üstünlüğü yüksek demokratik standartlar geliyor.

Uzun bir süredir seçim atmosferi içinde hareket ediyoruz. 31 marttan sonra seçimsiz bir dönem olacağını ümit ediyorduk. Ancak yerel seçimler İstanbul’da yenilenecek ve seçim ortamı 3 ay daha uzayacak. Bu sene pozitif bir büyüme el etmek kolay olmayacak. Son iki senede 4 seçim reform ve makroekonomi gündemine odaklanılmasını zorlaştırdı.

Umarım güvenli bir seçim geçiririz ve 23 Haziran'dan sonra reform gündemine odaklanırız. Türkiye'de uzun bir süredir siyasi gelişmeleri ve ekonomiyi konuşuyoruz ancak küresel arka planda değişiklikle var. Bugün modern dünya düzenini oluşturan tüm düzenler sorgulanıyor. Ticaret savaşları, keyfi yaptırımlar gibi olumsuz tatsız gelişmeler yaşanıyor.

Tüm dünyada ve ülkemizde bu geçiş dönemini anlamak ve anlatmakta küresel, ulusal ve uluslararası örgütlere pek çok rol düşüyor. Değerli konuklar ülkemiz son yıllarda olağanüstü sorunlarla karşılaştı.  Bugün terörle mücadelede büyük başarılar kazanıldığını görüyoruz. Son derece karmaşık Suriye konusunda Türkiye'nin yaptıkları tüm dünyada ülkemize saygınlık kazandırıyor. 

Dış politikada zorlu süreçlerin eşiğindeyiz. S-400 hava savunma sistemindeki sorunlar, doğal gaz yataklarıyla ilgili sorunlar: AB ile ilgili ilişkimiz nasıl olacağı karşımızda duruyor. Bu sorunlar eninde sonunda diplomasiyle çözülecektir. Bunlar ekonomimize olumsuz bir şekilde yansıyor. 

Dünya bankası tarafından gümrük birliğinin güncellemesine yönelik yapılan çalışma açık bir şekilde göstermiştir ki güncelleme her iki tarafın da ekonomisini olumlu şekilde etkilemektedir.

Ülkenin pusulasını, AB üyeliğine ayarlamalı ve o yönde ilerlemeliyiz. Biz AB deyince demokrasi, hukuk ve refah anlıyoruz. En önemli ekonomik partnerimiz olan AB ile ilerlemeye ihtiyacımız var. Elbette her türlü işbirliğinde milli çıkarlarımız doğrultusunda çalışmak esastır.

Değerli üyeler güvenlik olgusu iç ve dış güvenliği sağlamakla sınırlı değil. Ekonomik güven de var. Ekonomimizi doğrudan veya dolaylı etkileyebilecek tüm kurumlarımızda şeffaflık ve liyakat sağlanmalıdır.

Belirsizlik yatırım ortamına zarar verir. Yatırım iştahını azaltır. Türkiye’nin ciddi bir dış borcu var. TL’nin ciddi değer kaybı, borcu daha da ağırlaştırdı. Güveni sağlamak için alınan önlemlerin süratle hayata geçirilmesine ihtiyaç vardır.

Bugün geldiğimiz noktaya baktığımızda dış borç hala yüksek enflasyon istenilen noktada değil. Rekabet gücümüzü artırmamız gerekiyor. Reformların hızla başlaması gerekli. Bu reformlar orta vadeli sonuçlar verse bile kısa vadede güven sağlamak için önemli."

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    
    www.altiokhaber.com Twitter

    www.altiokhaber.com

    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz: