İstanbul Barosu Başkanı Durakoğlu: AKP’li dostlarımla konuşuyorum, desteklemiyorlar

İstanbul Barosu Başkanı Durakoğlu: AKP’li dostlarımla konuşuyorum, desteklemiyorlar

İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu çoklu baro sistemine ilişkin konuştu. Ayşenur Arslan ile Medya Mahallesi’ne konuk olan Durakoğlu, “Biz müzakereye hazırız, yeter ki bu yasayı çekin” ifadelerini kullandı.

Durakoğlu, “Yargı açısından oluşabilecek o kadar büyük sorunlar var ki. AKP’li dostlarım ve arkadaşlarımla konuşuyorum. Destekleyen yok. ” dedi.

Durakoğlu’nun açıklamaları şöyle:

ÇAĞLAYAN’DA ‘SAVUNMA MİTİNGİ’

“Bizim bu mitingi düzenlerken iki amacımız vardı, birincisi kendimizi topluma anlatmaktı. Bizim özellikle de topluma yansıyan yüzümüzü pek göstermediğimiz bu kriz döneminde ortaya çıktı. Bizim toplumumuzun adalet talebi yok. Oysa adalet talep eden ülkelerde hukuk devleti yaratılması çok kolay oluyor. Üstelik hukuk devleti iddiası oralarda hak ediliyor. Siz istediğiniz olarak yargının sujeleri olarak mücadele edin, mücadeleniz topluma yansımadığı sürece sonuç alabilmeniz mümkün olmuyor. Bu vesileyle bizim bunu topluma yansıtabilmemiz gerekir diye düşündük.

Halk harekete geçerse, siyaset kurumu da bundan olağanüstü biçimde etkilenmiştir.

Bu etkileşimi ciddi anamda yarattık diye düşünüyorum. Toplumun çok geniş kesiminden ciddi bir ilgi var, yaptığımız işlerin bizi getirdiği noktada onlardan destek aldık.

“ADALET BAKANI YALAN SÖYLEYEBİLECEK BİR İNSAN DEĞİL”

Ben 35 yıldır bu meslekteyim. Darbeler gördüm. Darbeler kendi hukukunu yaratır. Şu an çok özel bir kriz dönemindeyiz. Bu ülkede yaşananlar, kapıların arkasında nelerin döndüğüne ilişkin değerlendirenler beni son derece kaygılandırıyor. O kadar ilginç bir durum ki bu teklifin verilmesinden iki gün önce Adalet Bakanı, böyle bir teklif yok dedi. Avukatlık Yasası değişiyor, Bakan’ın haberi yok. Adalet Bakanı insan olarak iyi bir insan. Yalan söyleyebilecek bir insan değil.

“YARGI ARKA ODALARDAN DİZAYN EDİLİYOR”

“Bu yargı dünyasının kendine özgü yapısını arka odalardan dizayn etmeye çalışan yapılar var. Kendini şeyhini mehdi zanneden tek cemaat FETÖ değildir, lütfen söylediklerimizden bir şeyler çıkarılmaya çalışılsın. Bu ülkede bağımsız yargı dışında bir şey istemiyoruz.

Teklif çıktı, İstanbul’da iki numaralı baro çıktı. İki nolu baro şu siyasal düşüncenin temsilcisi olursa ki açılacak. O vekaletnamenin o hakimle kuracağı ilişki beni ürkütüyor.

Yargı açısından oluşabilecek o kadar büyük sorunlar var ki. AKP’li dostlarım ve arkadaşlarımla konuşuyorum. Destekleyen yok.

Vekillerin akıl çizgisine gelmesini bekliyorum. Şikayetlerini giderebilecekleri başka teklifler var. Hepimiz farklı görüşlerde olan insanlarız. Bu bir inat yasası oldu.”

BU ISRARIN NEDENİ NE?

“Bu siyasal iktidarla barolar bir türlü barışamadı. Dün akşam eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül beni aradı. Kendi döneminde yapılmak istenen düzenlemenin içerisinde ‘çoklu baronun yer almadığını söyledi.

Politika yapmamızı istemiyorlar. Hangi demokratik ülkede politika yapmak suç sayılmış? Ayrıca ben kamunun bana verdiği görevi yerine getiriyorum. Tabii ki hukuk siyaseti yapacağım.

Bir iktidar yasa yapma gücünü bir gün silah olarak kullanmaya başlarsa bir süre sonra bumerang gibi onlara dönmeye başlar. Gerçeklikten uzak bir yasa ile karşı karşıyayız. Çok tehlikeli bir durumla karşı karşıyayız.

3 TEMMUZ’DA NE BEKLİYOR?

“Ankara’daki ‘Savunma Mitingi’ne Türkiye’deki bütün avukatlar çağrıldı. Miting şeklinde olacak.”

BU YASA NEDEN İNTİHARDIR?

“Yargı siyasallaşacak. Yargı partileşecektir. Siz bir vatandaş olarak yarın bir şiddete uğrasanız ben koşmaya devam edebilecek miyim bilmiyorum? Birileri bu kadın erkek eşit mi diyen bir baro çıkacak mesela. Çocuk istismarları olduğunda ben size koşabilecek miyim bilmiyorum? İçimden kopan 3 5 baro olduğunda hala güçlü olabilecek miyim? Karakolda işkence yapıldığında o baroya başvurulduğunda yanınızda kimse olmayacak. Bu teklifi yazanların bir gün bile baroculuktan haberleri olduğunu düşünmüyorum. Biz size karşı değiliz, bizim de sorunlarımız var, elimizi uzatıyoruz. Yeter ki şu yasayı çekin dedik. Ekranlardan söylüyorum beni çağıran öyle mumlu davetiye falan istemiyorum bana telefon eden gel buraya diyen bir tek AKP’li var mı? Yüzleşmek istiyorum. Sayın Bülent Turan tweet attı niye gelmedin diye. Beni bir tek AKP’li çağırmadı. Benim de anlatacaklarım var nasıl gitmem? Böyle bir şey olabilir mi?”

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir