Genelgeleri eleştiren ve ‘Muhtemelen işimi kaybedeceğim’ diyen savcı hakkında inceleme başlatıldı

Genelgeleri eleştiren ve ‘Muhtemelen işimi kaybedeceğim’ diyen savcı hakkında inceleme başlatıldı

Şanlıurfa Valiliği, koronavirüse karşı alınan tedbirlerle ilgili genelgeleri eleştiren savcı Eyüp Akbulut hakkında inceleme başlatıldığını açıkladı.

Şanlıurfa Valiliği, yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı alınan tedbirlerle ilgili genelgeleri eleştiren, “Muhtemelen işimi kaybedeceğim” diyen savcı Eyüp Akbulut hakkında idari ve adli inceleme başlatıldığını duyurdu.

Sabah gazetesinden Halit Turan’ın haberine göre Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Birinci Dairesi de Akbulut ile ilgili inceleme başlatıp, müfettiş görevlendirdi.

Ne olmuştu?

Viranşehir Savcısı Eyyüp Akbulut, ‘Esenlik Bildirisi’ başlığıyla yayınladığı videoda “Pandemi genelgeleri hukuki değil” derken “Bunları söylediğim için muhtemelen işimi kaybedeceğim” ifadesini kullandı.

Sokağa çıkma yasağı, maske takma zorunluluğu ve seyahat yasaklarının tamamının hukuka aykırı olduğunu ileri süren Akbulut mesleğini kaybetme pahasına videoyu yayınlama gereği duyduğunu belirtti.

Uygulanan yasaklar ve yargı ile ilgili kabul edilemeyecek sorunlar olduğunu söyleyen Akbulut, kanunda “Vali gereken tedbirleri alır” ifadesinin gerekçe gösterilerek yapılan uygulamaların hiçbir şey ifade etmediğini kaydetti.

Kabahatler kanunun 32. maddesinin istismar edildiğini söyleyen Akbulut, emrin yahut yasaklamanın kanunda açıkça düzenlenmesi gerektiğini fakat burada böyle bir unsur bulunmadığını dile getirdi.

Alınan önlemlerle alakalı olarak il idaresi yasasının zikredildiğini ve işlemlerin 11C ve 66. maddeler uyarınca yapıldığını ifade eden Akbulut, “Ancak bir yasada ‘Vali gereken önlemler alır’ denmesi bu kısıtlamalar için hiçbir şey ifade etmez. Yoksa vali bizlere aklımızın almayacağı şeyler de emredebilir. Temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasında dar yorum esastır. Kanunilik ilkesi caridir. Bunu bu yasaya istinaden yapamazsınız” dedi.

Aşı karşıtı olmadığını ancak aşılama yöntemlerinin de yasal olmadığını belirten Akbulut, şu ifadeleri kullandı:

“Aşı ikna timleri kurulup insanlar aşılanıyor ve onay belgesi isimi altında bir belge imzalatılıyor. Benim incelediklerimde biyotıp sözleşmesi, hasta hakları yönetmeliği gibi mevzuatın ön gördüğü koşulları sağlayan ibareler o metinlerde yer almıyor. Bu metinler hukuken çöp. Çünkü pek çok insanın tereddütleri varken ve bu tereddütler yetkililer tarafından giderilmezken, ortada soruşturma açılmasını gerektirir pek çok iddia varken aydınlatılmış rızanın varlığından bahsedilemez.

Aşının prospektüsünde yer verilen yan etkiler, ikazlar dahi o metinde yazmıyorken, ortada aydınlatılmış rıza var denemez. Ben aşı karşıtı birisi değilim, mesleğim icabı ismime aşı tanımlandığı için incelemeye başladım. Ve araştırırken de medyada bilimsel verilerle de desteklenen, tıp sahasında uzman kişilerin beyanlarını, raporlarını gördüm. Bunlar kan dondurucu ifadeler. Cumhuriyet savcısı bunları ihbar kabul edip soruşturma yapmak mecburiyetinde. Ancak bu dillendirildiği zaman insanlar cesaret edemiyor.

Ben işim gereği lüzumlu cesareti gösteriyorum. Çıkıp cesurca konuşmak gerek. Viranşehir uyuşturucu güzergahı… Burada esrar gibi maddeler kullanılıyor. Personelimiz yetersiz. İşim bitmesine rağmen gece aramalar yapıyorum. Fakat bu personel sokağa çıkma yasağına göre denetleniyor. Zaten personelimiz az. Ben personel bulamazken metropollerde polis maske mesafe denetimi yapıyor. Bu kabul edilir değil. Hiç kimse bizi kedi köpek gibi aşılayamaz.”

Akbulut sözlerini “Bu işin her türlü ceremesini çekmeye hazırım. Şu anda özgür olması gereken basın kendiliğinden bir sansür uyguluyor. İnsanları cesaretlendirin. Hukuk çerçevesinde gerekli mücadele verilsin” diye noktaladı.

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir